Avrupa Birliği finansmanıyla yürütülecek ve 1 milyon avro bütçeye sahip “Dijital Dünyada İklim Değişikliği İçin Kentsel Yeraltısuyu Sürdürülebilirliği” projesi kapsamında, özellikle kıyı ilçelerdeki akiferlerde deniz suyu girişimi (tuzlanma) riski anlık olarak takip edilecek, erken uyarı mekanizması oluşturulacak.
Projenin başlangıç toplantısı, Tarihi Havagazı Fabrikası’nda gerçekleştirildi. Toplantıya, İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Levent Yıldır, İYTE Rektörü Prof. Dr. Yusuf Baran, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı temsilcileri, ilçe belediye başkanları, akademisyenler ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri katıldı.
“Türkiye su stresi yaşayan ülkelere yaklaşıyor”
Toplantıda konuşan Yıldır, iklim değişikliği, nüfus artışı ve kentleşmenin su kaynakları üzerindeki baskıyı artırdığını belirtti.
Türkiye’nin yıllık kullanılabilir su potansiyelinin yaklaşık 112 milyar metreküp olduğunu ifade eden Yıldır, kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarının 2000’li yılların başında 1600 metreküp seviyesindeyken 2024 itibarıyla yaklaşık 1300 metreküpe gerilediğini söyledi.
Mevcut eğilimin sürmesi halinde 2050’de bu miktarın 1200 metreküp civarına düşmesinin beklendiğini aktaran Yıldır, “Bu tablo, Türkiye’nin giderek su stresi yaşayan ülkeler kategorisine yaklaştığını gösteriyor.” dedi.
Su yönetiminde bilimsel veriye dayalı, bütüncül ve sürdürülebilir politikaların önemine işaret eden Yıldır, risklerin önceden öngörülerek önleyici adımlar atılması gerektiğini kaydetti.
“Krizi akılla ve bilimle yönetmek mümkün”
İYTE Rektörü Baran da küresel iklim krizinin belirginleştiğini, bu sürecin bilimsel yaklaşımla yönetilebileceğini dile getirdi.
Dünyadaki tatlı su kaynaklarının yaklaşık yüzde 30’unun yeraltı sularından oluştuğunu hatırlatan Baran, sürdürülebilir su yönetiminin önemine dikkati çekti.
Baran, projenin dijital dönüşüm, yeşil dönüşüm ve toplumsal dönüşümü bir araya getirdiğini belirterek, elde edilecek verilerin hem yönetsel karar alma süreçlerine hem de toplumsal farkındalığa katkı sağlayacağını ifade etti.
Toplam su tüketiminin yaklaşık yüzde 69’unun tarımda, yüzde 19’unun sanayide, yüzde 10’unun ise konutlarda gerçekleştiğini aktaran Baran, su yönetiminin ulusal politika düzeyinde ele alınması gerektiğini söyledi.
Küresel sıcaklık artışı 1,5 dereceye ulaştı
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliğine Uyum ve Yerel Politikalar Dairesi Başkanlığı Meteoroloji Mühendisi Furkan Keskin ise küresel ortalama sıcaklık artışının sanayi devrimi öncesine kıyasla yaklaşık 1,5 dereceye ulaştığını belirtti.
Keskin, 2025 yılında Türkiye genelinde ortalama yağışın 449,6 milimetre olarak gerçekleştiğini, bunun 1991-2020 ortalamasına göre yüzde 27,6 azalma anlamına geldiğini kaydetti.
İklim değişikliğinin özellikle Akdeniz havzasındaki kıyı kentlerinde daha belirgin hissedildiğini vurgulayan Keskin, yerel ölçekte yürütülen projelerin iklim değişikliğine uyum sürecinde kritik rol oynadığını ifade etti.
1600 kuyunun 318’i kıyı ilçelerde
İzmir’e içme suyu sağlayan yaklaşık 1600 kuyunun 318’inin kıyı ilçelerde bulunduğu bildirildi.
Kıyı bölgelerindeki akiferlerde deniz suyunun yeraltı suyu rezervlerine karışması nedeniyle tuzlanma riskinin arttığına dikkat çekilen toplantıda, yeni proje kapsamında dijital sensörler ve çevrim içi izleme sistemleriyle su kalitesinin anlık takip edileceği, risklerin erken aşamada tespit edilerek müdahale edilebileceği belirtildi.
Kuraklığa karşı teknik ve idari önlemler
İZSU’nun son yıllarda kuraklık ve düşük yağışlara karşı kademeli su tarifesi, kayıp-kaçakla mücadele, yeni su kaynaklarının sisteme dahil edilmesi gibi uygulamaları devreye aldığı kaydedildi.
Bu kapsamda Güzelhisar Barajı’nda uzun süredir kullanılmayan isale hattının onarıldığı, Gördes Barajı’nın ölü hacminden yüzer pompalarla su temin edildiği, Halkapınar, Menemen, Sarıkız ve Göksu kuyularının yenilendiği, ayrıca Halkapınar’da 7 bin metreküplük depo ve terfi merkezinin inşa edildiği bildirildi.
Avrupa Birliği ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından desteklenen Türkiye İklim Değişikliği Hibe Programı kapsamında yürütülecek projeyle, Bergama’dan Selçuk’a uzanan kıyı şeridindeki akiferlerin çevrim içi izlenmesi, dijital altyapının güçlendirilmesi ve iklim değişikliğine uyum politikalarının geliştirilmesi hedefleniyor.

