Turizm sektörü küresel ekonomideki yüzde 10’luk payı ve yaklaşık 320 milyonluk istihdamıyla dünyada önemli bir konuma sahip. Uygarlıkların beşiği kabul edilen, çok varlıklı bir kültürel ve tarihi mirasa sahip olan Türkiye, eşi benzeri olmayan doğal güzellikleriyle turizm potansiyeli bakımından dünyanın en önemli ülkelerinden biri durumunda. 1980'li yıllarda başlattığı turizm atılımını 2000'li yıllarda taçlandıran Türkiye, günümüzde dünya turizmine yön veren ilk 10 ülke arasında. Son yıllarda dünya turizminin önemli bir aktörü olan ülkemiz her mevsim ziyaret edilebilen, turizm çeşitliliği açısından cazip seçenekler sunan dünyadaki önemli turizm destinasyonlarının ilk sıralarında yer alıyor.

Toplam 51,3 milyon ziyaretçi ile 2022 yılında en çok turist ağırlayan 5’inci ülke olan ve turizm gelirlerinin GSYİH’ye katkısı son üç yılda yüzde 2,1’den yüzde 5,1’e yükselen Türkiye’de 2023 Ocak-Eylül döneminde turizm gelirleri 42 milyar dolara ulaştı. Bu dönemde ağırladığı 50,2 milyon kişiyi aşkın ziyaretçiyle turist sayısında rekor artış yaşayan Türkiye’nin 2028'deki turizm geliri hedefi 100 milyar dolar.

 

TÜRKİYE'NİN KÜLTÜREL MİRASI, GELECEKTEKİ TURİZM BAŞARISINA AÇILAN BİR KAPI

Turizm sektörünün kıdemli isimlerinden olan ve Dünya Kardeş Kentler Turizm Birliği Genel Sekreteri Hüseyin Baraner, Türkiye’nin 100 milyar Dolar turizm gelirine nasıl ulaşacağı konusunu değerlendirdi. Baraner, Türkiye'de turizm sektörünün sadece geleneksel yöntemlerle başarılı olabilme dönemini geride bıraktığını, 100 milyar dolar turizm geliri hedefine ulaşmak için radikal bir dönüşümün gerektiğini söyledi.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın aldığı stratejik karar ile turistlerin gözlerini kamaştıracak özgün bir marka yaratma yolculuğunun startının verildiğini belirten Dünya Kardeş Kentler Turizm Birliği Genel Sekreteri Hüseyin Baraner yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Türkiye'nin turizmde sıradışı bir yolculuğa çıkma vakti zaten çoktan gelmişti. Şimdi yenilikçi stratejiler, eşsiz deneyimler ve sürprizlerle turistleri etkileyerek turizmde çığır açacak, unutulmaz anılar ve keşif dolu bir macera için Türkiye'yi seçmelerini sağlayacak, yerli ve yabancı turistlerin gönlünde taht kuracak bir yolculuk başlıyor. Türkiye'nin kültürel mirası ise gelecekteki turizm başarısına açılan bir kapı.”

 

ÜLKELER ARASI SERTLEŞEN REKABET İYİCE ARTIYOR

“Son derece rekabetçi olan küresel turizm pazarında Türkiye, kendisini olağanüstü hizmet kalitesiyle tanınan en iyi destinasyonlardan biri olarak başarıyla konumlandırmayı başarmış olsa da otellerimiz her yıl karlı satışlar ve yüksek doluluk oranları elde etmek için her yıl artan ciddi bir baskıyla karşı karşıya kalmakta. Otel satış ve pazarlama birimlerinin yükü ve sorumluluğu her yıl artıyor. Ayrıca, Suudi Arabistan'ın geleneksel turizm yatırmalarına karşı bir devrim niteliğindeki göz kamaştıran devasa turizm projeleri, diğer  Körfez ülkelerindeki bitmek bilmeyen yatırım çılgınlığı ve Mısır gibi ülkelerin Türk turizm uzmanlarını kendi ülkelerine çekerek otelcilikte Türk standartlarını yakalama çabaları, Komşu Yunanistan’ın tur operatörlerinin baskısı ve AB desteği ile otellerini yenilemesi ve dönüştürmesi küresel turizm sektöründeki zaten iyice sertleşen rekabeti Doğu Akdeniz çanağında ve Ege’de iyice artıracak.”

 

YENİLİKÇİ, DİNAMİK VE VİZYONER STRATEJİLER BAŞLATILIYOR

“Bu beklentiler karşısında Türkiye, turist sayısını arttırmak ve mutlaka ziyaret edilmesi gereken bir destinasyon olarak konumunu korumak için yenilikçi, dinamik ve vizyoner stratejileri başlatıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yaptığı çalışmalara göre her yıl yüzde 5-10 büyüme ile 2028 yılında 80 milyon turist sayısına ulaşılacak ve turist başı gecelik ortalaması bugünkü 100 dolardan 130 dolara çıkarılacak. Türk turizmi küresel krizleri, konjüktürel sıkıntıları, doğal afetleri aşarak bugünlere geldi. Yukarıdaki hesap- küresel beklentiler ve tahminler pek iç açıcı olmasa da - çok gerçekçi. Unutmayalım beş yıl önce rakam sadece 65 dolardı şimdi 100 dolar ve 2028 yılında 130 doları aşacak. Bu hesap ile Türkiye 2028 yılından itibaren 100 milyar dolar turizm gelirini yakalayacaktır.”

 

KÜRESEL TURİZMİ GELECEK YILLARDA MEGA BÜYÜK SIKINTILAR BEKLİYOR

“Önümüzdeki 10 yıl içinde Avrupa da dahil olmak üzere Türkiye’ye turist gönderen ülkelerde gelir dağılımındaki makasın büyümesi, kronik işsizlik tatilci ve gezgin sayısında sadece yüzde 15'lik bir artış göstereceği tahmin edilirken, küresel çapta kentsel dönüşüm ve bölgesel dönüşüm ile kalkınma projeleri ışığında yatak kapasitesinin farklı konsept konaklama trendleri enflasyonunda pik yaparak yüzde 30 oranında artması bekleniyor. Bu dengesizlik zaten artmakta olan aşırı turizm noktalarının sayısını artıracak ve halkların turizme karşı genelde olumlu bakışını negatif olarak etkileyecektir. Ayrıca, iklim değişikliğinin müşteri tercihleri ve destinasyon seçimleri üzerindeki etkisi de belirsizliğini koruyor. Bununla beraber Glamping gibi yeni ortaya çıkan trendlerin yaratabileceği kapasite henüz tam olarak anlaşılmamış olsa da özellikle küçük ahşap evlere (Tiny House) yapılan yatırımlarda gözle görülür ciddi bir artış gözlemleniyor. Buna paralel olarak dünyada genel tüketim yüzde 12 azalırken, lüks ürünler yüzde 7 artış görülüyor.”

 

ANTİK KENTLERDEKİ KAZI ÇALIŞMALARINI YIL BOYUNCA UZATMA ÇALIŞMALARI

“Kültür ve Turizm Bakanlığı'mız tam zamanında en doğru bir karar alarak Hierapolis, Efes, Bergama, Afrodisias, Sardis, Sagalassos, Labraunda, Milet, Myra ve Notion gibi sayısız antik kentlerdeki kazı çalışmalarını yıl boyunca uzatmak için çalışmaları başlattı. Bu karar Türk turizminin gerçek ikinci kalkınma hamlesi. Ben ülkemizin geleceği için alınan doğru kararları her zaman destekledim. Bu tam yerinde ve zamanında alınan stratejik karar turizm sektörümüzü gelecek yıllarda çok daha verimli, bereketli, halklar arası dostluğu destekleyen, eğitici, katılımcı ve paylaşımcı sürdürebilir bir yeni çerçeve kazandıracaktır. Bu girişim, Anadolu'da yer altında yatan eşsiz tarihi hazineleri ortaya çıkarmayı, restorasyonlar ve kazılar yoluyla daha görünür ve erişilebilir hale getirmeyi amaçlamakta. Bu çalışmalar kültürel mirasımızı daha da zenginleştirecek ve Türk turizmcinin uluslararası pazarlarda satış ve fiyatlandırma konusunda elini güçlendirecektir.”

 

HER ANTİK TAŞ, HER TARİHİ DEĞER MİLYONLARCA YENİ ZİYARETÇİYİ TÜRKİYE'YE ÇEKECEK

“Türk turizmi ürünlerinin başka hiçbir yerde taklit edilemeyecek farklı, benzersiz ve özgün hale dönüştürmek en önemli yeni hedefimiz olarak tüm turizmciler tarafından desteklenmelidir. Turizm sektörümüzün sürdürülebilirliği artık yalnızca kaliteli konaklama tesislerinin sayısına değil, sahip olduğumuz eşsiz antik, kültürel varlıkların ve özgün geleneklerimizin yaşatılmasında saklı. Parası olan herkes otellerimizi taklit edebilir ancak Efes, Sagalassos ve Truva gibi sayısız antik kentler sadece bizim topraklarımızda. 5 yıldızlı oteller cenneti bir ülke olduğumuzu zaten dünya piyasalarına kanıtlamıştık. Şimdi sıra dünya gezginlerine Anadolu'nun gerçek bir yaşayan ve yaşatan 5 yıldızlı açık hava müzesi olduğunu göstermeye geldi. Her antik taş, her tarihi değer milyonlarca yeni ziyaretçiyi Türkiye'ye çekecektir.”

 

TURİSTİK POTANSİYELLERİMİZ İÇİN TÜM TURİZM PAYDAŞLARI KENETLENMELİ

Misafirperverliğimizin samimiyetini tarihi kentlerimizin büyüsünü ve hayranlık uyandıran yüksek kaliteli hizmet anlayışımızı birleştirerek, eşsiz, özgün, kopyalanamaz ve kolay ulaşılınabilinir, erişebilinir, engelsiz güvenli etik bir destinasyon yaratmak için turizmciler ve tüm paydaşlar kenetlenmeliyiz. Ağaçla, bitkiyle, çiçekle barışmalıyız. Yeşil’e hamilik yapıp, doğayı sımsıkı kucaklamalıyız. Örneğin; Belek’i ağaçlandırılmış yürüyüş ve bisiklet yolu ile Aspendos’a - Lara’yı Palmiye ağaçları ile süslenmiş yürüyüş yolu ile Perge’ye bağlamalıyız. Daha yüzlerce örnek verebilirim. Her bir kilometrelik ağaçlandırılmış, çiçeklendirilmiş yürüyüş yolu 100 kat daha fazla turist getirecektir.”

 

YERALTI ZENGİNLİKLERİMİZ VE KÜLTÜRÜMÜZÜN ÖZGÜN RENKLERİ

“Antik Rotada Gurmet Hattı projelerini yaygınlaştırarak Anadolu'nun doğal güzelliklerinin içinde özgün lezzetler ile unutulmaz deneyimler sunarak yerel tarihi alanlarımızı, buluşturan, kavuşturan, barıştıran, eğiten ve dinlendiren doğal platformlara dönüştürebiliriz. Bu öyle bir sinerji yaratacaktır ki ülkemizi rakipsiz ve vazgeçilmez bir (must see) küresel destinasyonların ilk sırasına yerleştirecektir. Sözün kısası; 2028 hedefimiz olan yıllık 100 milyar dolar gelire ulaşmanın anahtarı yeraltı zenginliklerinde ve kültürümüzün özgün renklerinde yatmaktadır.”

 

Fulya OMAÇ / İZMİR