Bir damla reçinenin bin yıllık hikâyesi ve iki kıyının ortak geleceği”

Ege Denizi’nin karşılıklı iki kıyısı; kuzeyinde Urla, güneyinde Chios (Sakız Adası). Birbirine sadece 10 deniz mili uzaklıkta olan bu iki bölge, ortak bir coğrafya ve iklimin parçası olsalar da, tarımsal üretimden ekonomik modele, turizmden kültüre kadar farklı hikâyeler yazıyorlar. Bu araştırmada, Chios’un dünyaca ünlü sakız üretimini ve Urla’nın yeni başlayan sakız ormanı projesini karşılaştırıyor; iki bölgenin tarımsal ve ekonomik dinamiklerini inceliyoruz.

Chios, yalnızca Yunanistan’ın değil, dünyanın sakız (mastiha) üretim merkezidir. Adanın güneyindeki Mastichochoria köyleri (ör. Pyrgi, Mesta, Olympoi), sakız ağaçlarının (Pistacia lentiscus var. chia) yetişebildiği tek ekosistemdir. Burada yılda yaklaşık 200 ton sakız üretiliyor ve dünya pazarında yüksek fiyatlardan alıcı buluyor (kilosu 90–115 Euro).

 

Sakızın Tarihi

•           Antik Çağ: Hipokrat sakızı sindirim ve ağız sağlığı için önermiştir.

•           Bizans Dönemi: İmparatorluk tekeline alınmıştır.

•           Osmanlı Dönemi: Sakız üretimi korunmuş, hırsızlığı ölümle cezalandırılmıştır.

•           Modern Dönem: Chios Gum Mastic Growers Association (CGMGA) çatısı altında 4.500 üretici örgütlenmiştir.

 

Kullanım Alanları

Gastronomiden (tatlılar, likörler) tıbba (mide ülserleri, ağız sağlığı), kozmetikten (cilt bakım ürünleri) sanayiye kadar geniş bir yelpazede kullanılır.

Urla’da sakız ağacı geçmişte de yetişmiş ancak 20. yüzyılın ortalarında üretim durmuştu. İzmir Orman Bölge Müdürlüğü’nün 2013’te başlattığı proje ile Demircili’de 6 dönümlük alana 306 sakız fidanı dikildi. 10 yıl süren bakımların ardından ilk hasat 2023’te yapıldı; her ağaçtan ortalama 300–350 gram reçine elde edildi.

İklim ve toprak koşulları sakız üretimine uygun.

Üretimin henüz küçük ölçekli olması, kooperatif örgütlenmesinin eksikliği, genç nüfusun kırsalda kalmaması.

Urla, Chios modeli incelenerek sakızı hem ekonomik hem de kültürel bir değere dönüştürebilir.

Chios’un başarısının ardında kooperatif örgütlenmesi ve küresel marka değeri yatıyor. Urla’da ise bireysel üreticilik hakim. Sakız ormanı projesi, kooperatifleşme ile desteklenirse hem bölge ekonomisine katkı sağlayabilir hem de agro-turizmi güçlendirebilir.

Chios, sakız köyleri ve geleneksel mimarisiyle daha çok sakin bir ada turizmine sahiptir. Urla ise bağ evleri, gurme restoranlar, enginar festivali ve sanat sokakları ile butik bir turizm merkezi olarak yükseliyor.

Her iki bölge de iklim değişikliği, su kaynaklarının azalması ve kırsal nüfusun yaşlanması sorunlarıyla karşı karşıya. Çözüm, sürdürülebilir tarım ve gençleri köylerde tutacak ekonomik modeller üretmekten geçiyor.

Chios, sakızı bir dünya markasına dönüştürürken; Urla, enginar ve zeytinle örülü çeşitliliğiyle güçlü bir konumda. Urla’nın sakız ormanları, doğru politikalar ve örgütlenme ile Chios’taki gibi bir marka değerine dönüşebilir. İki bölge, ortak bir Ege mirasını paylaşırken birbirlerinden öğrenecek çok şeye sahip.