Kalorisi düşük, su oranı yüksek bu sebze; diyet lifi, A, C, K, B6 ve B vitaminleri, potasyum, magnezyum, manganez, lutein, folik asit ve antioksidanlar bakımından zengindir. Kalp sağlığını destekler, sindirimi kolaylaştırır, bağırsakları çalıştırır, ödemin atılmasına yardımcı olur. Cildi besler, kan dolaşımını ve yeni hücre oluşumunu destekler. Vücuttan toksinlerin atılmasına, selülit oluşumunun önlenmesine katkı sağlar. Göz sağlığını korur, bağışıklığı güçlendirir, kemikleri, sinir sistemini ve beyin fonksiyonlarını destekler. Kötü kolesterolü düşürür, kan basıncının dengelenmesine yardımcı olur.
GÜÇLÜ BİR ANTİOKSİDAN
Bitkisel bileşenler açısından da zengin olan kabak; polifenol ve karotenoidler sayesinde iltihap giderici özellik taşır. Vücudu serbest radikallere karşı koruyan güçlü bir antioksidandır. 100 gramında yalnızca 17 kalori bulunan bu sebze, su ve lif içeriğiyle tokluk hissi verir. Hem hafif hem doyurucu yapısıyla yaz aylarında sağlıklı beslenmeyi tercih edenlerin vazgeçilmezidir. Üstelik orta boy bir kabak, günlük C vitamini ihtiyacının yüzde 50’sini karşılayabilir.
EGE MUTFAĞINDA LEZZET KAYNAĞINA DÖNÜŞÜR
Ege mutfağı bu mucize sebzeyi ustalıkla işler. Özellikle Urla’da, zeytinyağının bereketi, bahçeden taze koparılmış yeşillikler ve el emeğiyle birleştiğinde kabak, yalnızca sağlık değil, aynı zamanda lezzet kaynağına dönüşür. Farklı tariflerde yer bulan kabak, bazen zeytinyağlı bir yemek, bazen yoğurtla sunulan bir meze, bazen de altın sarısı rengiyle kızarmış, çıtır dışı ve yumuşacık içiyle mücver olarak sofralara gelir.
SOFRALARDA BAŞ KÖŞEYE YERLEŞİR
Urla usulü mücver; taptaze yeşillikler, dağ kekiği, zeytinyağı ve kıyıdan gelen o ferahlatıcı esintiyle birleşerek sofralarda baş köşeye yerleşir. Yaz akşamlarında çayın yanına, gün batımına karşı kurulmuş balkon masalarına, ya da kalabalık akşam sofralarının tamamlayıcısı olarak sıkça tercih edilir. İster sıcak, ister ılık, ister yoğurt eşliğinde sunulsun her haliyle gönülleri fetheder. Günün her öğününe yakışan bir lezzet olarak sofralardaki yerini alan mücver, yaz sofralarının gizli yıldızı, küçük tabaklarda gelen büyük mutluluktur.
ANNEANNE MUTFAĞINDAN YADİGâR
Urla usulü mücver tarifimizde, kabağın tazeliğine eşlik eden soğan, dereotu, maydanoz ve dağ kekiği, Ege’nin sade ama karakterli lezzetini yansıtır. Ne çok kalabalık, ne de yavan... Her malzemesiyle doğanın ritmine kulak veren bu tarif, anneanne mutfağından yadigar, ölçüsüyle, kokusuyla, dokusuyla tam kıvamında bir lezzettir.
URLA USULÜ KABAK MÜCVERİ TARİFİ:
Malzemeler:
2 adet kabak, 1 tane soğan, 1 tatlı kaşığı dağ kekiği, 6-7 dal dereotu, 4-5 dal maydanoz, 1 yumurta, 1 su bardağı un,1 çay kaşığı karabiber, 1 çay kaşığı tepeleme kabartma tozu, 2 çay kaşığı tuz, kızartmak için zeytinyağı.
Hazırlanışı:
Kabakların kabuklarını soyup rendeleyin. Soğanı da rendeledikten sonra mücverin acılaşmaması için suyunu sıkın. Derin bir kapta rendelenmiş kabak ve soğanı karıştırın. İnce doğranmış yeşillikleri, dağ kekiğini ve yumurtayı ekleyin. Un, karabiber, kabartma tozu ve tuzu da ilave ederek homojen bir harç elde edin. Harç çok suluysa biraz daha un ekleyebilirsiniz. Genişçe bir tavada zeytinyağını kızdırın. Hazırladığınız harçtan kaşıkla alarak tavaya bırakın. Her iki yüzü de altın sarısı renk alana dek kızartın. Kızaran mücverleri kağıt havluya alarak fazla yağını süzdürün. Sarımsaklı yoğurt, taze limon dilimi, domates, zeytin, çay ya da ayran eşliğinde servis edebilirsiniz. Afiyet olsun!
Fulya OMAÇ - Urla / İZMİR

