İzmir'de bağcılık kültürünü yaşatarak gelecek nesillere aktarmak amacıyla Urla Belediyesi tarafından düzenlenen Urla Bağbozumu Şenliği bu yıl da renkli görüntülerle başladı. Üretimin, bereketin ve kültürün simgesi olan şenliğin Cumhuriyet Meydanı'ndaki açılış törenine Urla Kaymakamı Mustafa Gözlet, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, Bayraklı Belediye Başkanı İrfan Önal, Urla Ziraat Odası Başkanı Muharrem Uslucan, siyasi parti temsilcileri, oda ve sivil toplum kuruluşlarının başkanları, meclis üyeleri, muhtarlar, çiftçiler ile çok sayıda yurttaş katıldı.

Program çiftçilerin at ve traktörlerle oluşturduğu kortej geçişiyle başladı. Halk oyunları ekibinin gösterisinin ardından konuşmalar yapıldı.

 

Urla'nın üretim potansiyeline dikkat çekti

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Urla'nın ürün deseni açısından önemli bir bölge olduğunu söyledi. Tugay, “İzmir'in 30 ilçesinin her biri ile ilgili pek çok hayalimiz, plan ve projemiz var. Hepsini aşama aşama hayata geçiriyoruz. Bir taraftan bu yıl yaşanan kuraklık, aşırı sıcak hava, yangınlar... Tüm bunlar bize bir şeylerin yolunda gitmediğini gösteriyor. Her biriniz bir şeyleri daha iyi yönetmeniz gerektiğinin farkındasınız. Biz de bunu düşünüyoruz ve önlemler alıyoruz” dedi.

 

“Toprağın kalitesi ürünün verimini belirliyor”

Urla'nın zeytini, zeytinyağı, üzümü ve üzümden elde edilen ürünlerinin çok önemli bir değer olduğunu vurgulayan Başkan Dr. Cemil Tugay, şunları söyledi: “Çiftçilerimiz, ziraatçılarımız, herkes biliyor. Güzel ürün, güzel toprakta yetişiyor. Toprak verimli, kaliteli ise o topraktan güzel ürünler elde ediyorsunuz. Toplumlarda da insanların yetişmesini sağlayan şey kültürdür. Kültür; biraz önce zeybek oynayan arkadaşların yaptığı gibi, geçmişte sahip olduğumuz değerleri geleceğe taşıma işidir. Ama eğer aldığımızı aynı şekilde geleceğe taşıyorsak, biz bir şeyleri eksik yapmışız demektir. Üzerine bir şeyler koymak zorundayız. Çocuklara nasıl bir kültür zemini sunarsak, onlara bilgi olarak ne verirsek gelecekte onlar bunun üzerine bir şeyler yapacaklar.”

 

“Yanlış yapanın karşısında durmalıyız”

Başkan Tugay, öğrendiklerimizi sadece kendimize saklayamayacağımızı belirterek “Onları yaşadığımız toplum ile paylaşmalı ve geleceğe taşımalıyız. Bu güzel ülkenin insanlarının her birinin üzerine görev düşüyor. Doğru ve iyi olanı yapmak, yanlış yapanın karşısında durmak ve sahip olduğumuz zenginlikleri, kültürel özellikleri önce sahiplenmek, sonra da onları geliştirerek geleceğe taşımak. Bu hepimizin görevi. Bizler Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün mirasçılarıyız. Bu ülkeyi emanet eden insanlara ödememiz gereken bir vefa borcumuz olduğunu düşünüyorum” dedi.

 

“Bu ülkeye ve millete sahip çıkalım”

Çocuklara da borçlu olduklarını söyleyen Tugay, “Böyle güzel bir ülkede, kuraklığa, susuzluğa, çölleşmeye, yangınlara, kötü ekonomik düzene mi maruz kalacaklar? Yoksa binlerce yıldır tarım yapılan, güzel müzikler dinlenen, şiirler okunan, dünyanın en güzel hikayelerinin yazıldığı bu toprakları onlara daha iyi bir şekilde mi bırakacağız? Onun için bunlar sadece bir belediye başkanı, bir siyasi parti, kamu yöneticileri ile olacak iş değil. Milletin ayağa kalkması lazım. Bu milletin her bir mahallede, köyde, şehirde ayağa kalkması gerektiğini düşünüyorum. Bu ülkeye ve millete sahip çıkalım. Ben çocuklarımızın boynunun bükük olmasına razı değilim. Çiftçilerimizin emeğinin karşılığını almamasına razı değilim. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Türkiye’si ile gurur duyuyorum. Bu ülkenin çok büyük bir ülke olması için hepinizi çalışmaya, emeğini ortaya koymaya davet ediyorum” diye konuştu.

 

“YEREL YÖNETİMLERİN GÖREVİ BÖLGENİN KALKINMASINI SAĞLAMAK”

Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan da Urla'nın tarih boyunca bereketli topraklara, eşsiz mutfak kültürüne ve sürdürülebilir tarım anlayışına sahip olduğunu belirterek, “Bu şenlikte sadece üzümü değil; emeği, dayanışmayı ve umudu topluyoruz. Hep birlikte bu mirası, çocuklarımızın ve torunlarımızın yarınlarına taşımaya söz veriyoruz. Bizler bugün, geçmişin bereketini geleceğe taşıyor, bu toprakların mirasını üreticimizle omuz omuza koruyoruz” dedi.

Balkan konuşmasına şöyle devam etti;

“Urla, tarih boyunca bereketli toprakları, eşsiz mutfak kültürü ve sürdürülebilir tarım anlayışıyla öne çıkmış, pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış bir merkezdir. Dünyanın en eski liman kentlerinden biri olan ilçemiz, yüzyıllar boyunca farklı kültürlerin buluşma noktası olmuş ve bu zenginlik mutfak kültürüne de yansımıştır. Bizler de bu zenginliğimizi hem üretimi hem de esnafımızı güçlendirmek adına Gastrofarm Urla çatısı altında geleceğe taşıyoruz. Bu yıl ilk kez hayata geçirdiğimiz hasat şenlikleri ile Geleneksel Mart Dokuzu Urla Ot Bayramı, Enginar Festivali, Bağbozumu Şenlikleri, Hasat Şenlikleri ve Zeytin ve Sanat Festivali gibi beş büyük etkinliğe ev sahipliği yapıyoruz.”

 

BAŞKAN BALKAN: “HER ZAMAN ÜRETİCİMİZİN YANINDAYIZ”

Yerel yönetimlerin en önemli görevlerinden biri, bölgenin ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmasına katkı sunmaktır diyen Balkan; “Bu doğrultuda, gastronomi turizmini geliştirirken üreticimizin yanında olmaya devam ediyoruz. Urla Belediyesi olarak, bu bereketin devamı için yalnızca bugünü değil, geleceğimizi de düşünüyoruz. Tarımın ilçemizde güçlenmesi, üreticimizin emeğinin karşılığını alabilmesi için Tarımsal Hizmetler Müdürlüğümüz aracılığıyla birçok proje ve destek programını hayata geçirdik. Nohutalan Mahallesi’nde üreticilerimize 150 kilogram nohut tohumu desteği verdik. 15 dekarlık alanda ekilen bu tohumlardan yaklaşık 1,5 ton nohut hasadı yapıldı. 20 mahallede toplam 15 bin zeytin fidanını toprakla buluşturduk. Börülce yetiştiriciliği yapmak isteyen 15 üreticimize hem tohum hem taban gübre desteği sağladık. Karpuz üretimi için 50 üreticimize 20 dekarlık alanda ekilecek şekilde tohum desteği verdik, bu ekimden 400 ton rekolte bekliyoruz. Çeşme merkezli yangında zarar gören Zeytineli Mahallemiz’deki hayvancılık yapan üreticilerimize 19 ton saman desteği sağladık. Kırsal mahallelerde 7 farklı çeşitte toplam 50 bin kışlık sebze fidesini hibe ettik. Ürünlerin doğrudan tüketiciye ulaşabilmesi için Uzunkuyu Üretici pazarını açtık. “Köylünün malı köylüde kalacak” anlayışıyla, 6360 sayılı yasa ile belediyemize devrolan tarımsal alanları kooperatiflerle iş birliği içinde yeniden üreticimize kazandırdık. Çiftçilerimize yönelik zeytin ve nergis hastalıkları, tıbbi bitkiler ve toprak analizi konularında köy köy eğitimler verdik. Tüm bu çalışmalar, üreticimizin emeğinin karşılığını alması, üretimin sürdürülebilir olması ve tarımın Urla’da güçlenmesi içindir. Çünkü biz biliyoruz ki; tarımı desteklemek, geleceğimizi desteklemektir” ifadelerini kullandı.

“Sabrın, emeğin ve doğaya saygının bayramıdır”

Binlerce yıllık bağcılık geleneğinin simgesi olan Urla Bağbozumu Şenliği için toplandıklarını anımsatan Urla Ziraat Odası Başkanı Muharrem Uslucan da şunları söyledi: “Bizler bu kadim mirasın bugünkü temsilcileri ve emanetçileriyiz. Bağlarımız sadece ekonomik değer taşımaz. Kültürümüzün, soframızın ve misafirperverliğimizin de bir parçasıdır. Urla'da yetişen üzümler lezzeti ve aroması ile fark yaratıyor. Burada kutladığımız bağbozumu aslında sabrın, emeğin ve doğaya saygının bayramıdır. Bir salkım üzüm, bir yıllık emek demek. İlk filizinden son hasada kadar geçen süreç, çiftçimizin toprağa olan sevgisinin en somut göstergesidir.”

Açılış töreninin ardından Başkan Tugay, Başkan Balkan ve Kaymakam Gözlet, Urla Bağbozumu Şenlikleri kapsamında düzenlenen ürün yarışmasında sebze, meyve, çiçek ve hayvancılık kategorisinde dereceye giren çiftçilere ödüllerini takdim etti. Ödül töreninin ardından Geleneksel Üzüm Sıkımı etkinliği düzenlendi. Şenlik, söyleşi ve konserlerle devam edecek.