Advert

Bir Milletin Uyanışı: Kurtuluş Savaşı’nın KronolojisiBir Milletin Uyanışı: Kurtuluş Savaşı’nın Kronolojisi

Mustafa Kemal Paşa’nın 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkışıyla başlayan Milli Mücadele, dört yıl süren siyasi ve askeri mücadelelerin ardından 9 Eylül 1922’de İzmir’in kurtuluşuyla zafere ulaştı.

GÜNCEL - 27-08-2026 15:35

Birinci Dünya Savaşı’nın ardından Osmanlı Devleti ağır şartlarla karşı karşıya kaldı. 30 Ekim 1918’de imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşması’nın ardından Anadolu’nun çeşitli bölgeleri işgal edilmeye başlanırken, Milli Mücadele’nin örgütlenmesi için tarihi bir süreç başladı.

1919: Milli Mücadele’nin başlangıcı

15 Mayıs 1919’da İzmir Yunanistan tarafından işgal edildi. İşgal, Anadolu’daki direniş hareketinin güçlenmesinde önemli bir dönüm noktası oldu.

19 Mayıs 1919’da Mustafa Kemal Paşa Samsun’a çıktı. İstanbul Hükümeti tarafından 9. Ordu Müfettişi olarak Anadolu’ya gönderilen Mustafa Kemal Paşa, kısa sürede görev alanını Milli Mücadele'nin örgütlenmesinin merkezine dönüştürdü.

22 Haziran 1919’da Amasya Tamimi yayımlandı. “Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır” anlayışıyla Milli Mücadele'nin temel hedefi ve yöntemi ortaya konuldu.

23 Temmuz 1919’da Erzurum Kongresi toplandı. Mustafa Kemal Paşa’nın başkanlığında gerçekleştirilen kongrede vatanın bütünlüğü ve milletin bağımsızlığının korunması kararlılığı ortaya konuldu.

4 Eylül 1919’da Sivas Kongresi başladı. Farklı bölgelerdeki milli direniş hareketleri tek çatı altında birleştirildi ve Milli Mücadele'nin ülke çapında örgütlenmesinin önü açıldı.

27 Aralık 1919’da Heyet-i Temsiliye Ankara’ya geldi. Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşları Ankara’yı Milli Mücadele'nin merkezi haline getirdi.

1920: İstanbul’un işgali ve TBMM’nin açılması

12 Ocak 1920’de Osmanlı Meclis-i Mebusanı son kez İstanbul’da toplandı. Milli Mücadele yanlısı milletvekillerinin de yer aldığı Meclis, Misak-ı Milli kararlarını kabul etti.

16 Mart 1920’de İstanbul resmen işgal edildi. İtilaf Devletleri İstanbul’daki stratejik noktaları kontrol altına aldı, bazı milletvekilleri tutuklandı ve Meclis-i Mebusan fiilen çalışamaz hale getirildi.

23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi Ankara’da açıldı. Milli iradenin merkezi Ankara olurken, mücadele yeni ve daha örgütlü bir siyasi yapıya kavuştu.

10 Ağustos 1920’de Sevr Antlaşması imzalandı. Osmanlı Devleti’ne Anadolu’nun büyük bölümünü paylaşmayı öngören ağır şartlar dayatıldı. Ancak Milli Mücadele yönetimi tarafından kabul edilmeyen antlaşma uygulanamadı.

1920 yılı aynı zamanda Doğu ve Güney cephelerinde önemli gelişmelerin yaşandığı dönem oldu. Maraş, Urfa ve Antep’te işgallere karşı direniş güçlenirken, Doğu Cephesi'nde Kazım Karabekir Paşa komutasındaki Türk birlikleri Ermeni kuvvetlerine karşı harekât yürüttü.

1921: Düzenli ordunun zaferleri

6 Ocak 1921’de Yunan ordusu taarruza geçti. Batı Cephesi'nde ilerleyen Yunan kuvvetleriyle Türk birlikleri arasında mücadele yoğunlaştı.

10 Ocak 1921’de Birinci İnönü Zaferi kazanıldı. İsmet İnönü komutasındaki düzenli ordu birliklerinin Yunan kuvvetlerine karşı kazandığı zafer, TBMM hükümetinin askeri ve siyasi gücünü artırdı.

20 Ocak 1921’de Teşkilat-ı Esasiye Kanunu kabul edildi. Egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu ilkesi anayasal bir temele kavuştu.

30 Mart 1921’de İkinci İnönü Muharebesi başladı ve 1 Nisan’da Türk ordusunun zaferiyle sonuçlandı. Düzenli ordunun Batı Cephesi'ndeki başarısı Milli Mücadele'nin geleceği açısından önemli bir dönüm noktası oldu.

10 Ağustos 1921’de Sevr Antlaşması'nın şartlarının uygulanmasını öngören süreç devam ederken, Anadolu'daki askeri mücadele belirleyici aşamaya ulaştı.

23 Ağustos 1921’de Sakarya Meydan Muharebesi başladı. Yunan ordusunun Ankara yönündeki ilerleyişi karşısında Türk ordusu Sakarya Nehri'nin doğusunda savunmaya geçti.

13 Eylül 1921’de Sakarya Zaferi kazanıldı. Yunan ordusu geri çekilmeye başladı. Zaferin ardından Mustafa Kemal Paşa’ya Mareşal rütbesi ve Gazi unvanı verildi.

1921'in sonlarına doğru Milli Mücadele'nin diplomatik kazanımları da arttı. 3 Aralık 1920’de imzalanan Gümrü Antlaşması, TBMM hükümetinin uluslararası alandaki ilk siyasi başarısı olarak öne çıkarken; 13 Ekim 1921’de Kars Antlaşması ile doğu sınırı büyük ölçüde kesinleşti.

20 Ekim 1921’de Ankara Antlaşması imzalandı. Fransa ile yapılan anlaşmayla Güney Cephesi'ndeki savaş sona erdi ve Fransa Anadolu'dan çekilmeye başladı.

1922: Büyük Taarruz ve zafer

1922 yılına gelindiğinde Türk ordusu büyük bir taarruz için hazırlanmaya başladı.

20 Temmuz 1922’de Mustafa Kemal Paşa, Büyük Taarruz hazırlıkları kapsamında Başkomutanlık yetkilerinin uzatılmasının ardından Akşehir’de komutanlarla taarruz planını görüştü. Taarruz hazırlıkları büyük bir gizlilik içerisinde yürütüldü.

25 Ağustos 1922’de Mustafa Kemal Paşa Kocatepe yakınındaki karargâha geçti.

26 Ağustos 1922 sabahı Büyük Taarruz başladı. Türk topçusunun ateşiyle başlayan harekât, Yunan savunma hatlarının kısa sürede yarılmasıyla genişledi.

30 Ağustos 1922’de Başkomutanlık Meydan Muharebesi kazanıldı. Yunan birlikleri büyük ölçüde imha edilirken, Yunan Başkomutanı Trikopis ve çok sayıda asker esir alındı. Türk ordusunun zaferi, Milli Mücadele'nin askeri sonucunu belirledi.

Türk ordusu hızla batıya ilerledi.

9 Eylül 1922’de Türk ordusu İzmir’e girdi ve İzmir kurtarıldı. Böylece 15 Mayıs 1919’da başlayan İzmir işgali sona erdi ve Anadolu’daki Yunan işgali fiilen son buldu.

11 Ekim 1922’de Mudanya Ateşkes Antlaşması imzalandı. Ateşkes, silahlı mücadele dönemini sona erdirirken Doğu Trakya'nın savaşılmadan Türkiye'ye bırakılmasının yolunu açtı.

Dört yıl süren mücadelenin sonucu

19 Mayıs 1919’da Samsun’da başlayan Milli Mücadele; Amasya, Erzurum ve Sivas kongreleriyle örgütlendi, 23 Nisan 1920’de TBMM’nin açılmasıyla milli iradeye dayalı bir yönetime kavuştu.

Birinci ve İkinci İnönü zaferleri, Sakarya Meydan Muharebesi ve nihayet 26 Ağustos’ta başlayan Büyük Taarruz ile 30 Ağustos Başkomutanlık Meydan Muharebesi, askeri zaferin temel aşamalarını oluşturdu.

9 Eylül 1922’de İzmir’in kurtuluşuyla Milli Mücadele'nin askeri safhası büyük ölçüde tamamlandı.

Kurtuluş Savaşı'nın sonunda Türkiye, bağımsızlığını kendi iradesiyle yeniden tesis eden yeni bir devlet düzenine doğru ilerledi. Bu süreç, 29 Ekim 1923’te Türkiye Cumhuriyeti’nin ilanıyla yeni bir döneme dönüştü.

 

Günün Diğer Haberleri