DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Advert
Hasan DEMİRASLAN
Hasan DEMİRASLAN
Giriş Tarihi : 21-04-2021 20:03

URLA ALAÇATI OLMASIN DERKEN İSTANBUL OLDU

Bu şirin ilçeyle ilk tanışmam Ekim 2017'ydi. Hiç unutmam o günü, geldim, gördüm, âşık oldum bu ilçeye. O kadar çok sevdim ki, 2019 yılında yerleştim, kendimi buralı saydım, özümde kabul ettim Urla'yı.

Urlalı hep şunu söylerdi: “asla Alaçatı gibi olmayacağız.” Ama son günlerde bakıyorum da Urla’da gayrimenkul fiyatları aldı başını gidiyor. Dışardan rağbet arttıkça mülk fiyatları, kiralar gün geçtikçe astronomik bir hal alıyor. Tamam da Urla’da yaşayan bir yerli halk var, kendi esnafı var, buraya tayin olan askeri, polisi, öğretmeni var, İYTE’de okuyan gençlerimiz var. Hayat şartları bu kadar zorken, bir de bu kiralar, bu insanları ne hale koyacak hiç düşündük mü?

Urla’nın nüfusu belli, 2020 kayıtlarına göre en son 70 bin. Tabi bir de ikametgâhını almayanlara bakılırsa, bu sayı daha yukarı çıkar. Peki, bu nüfusun hepsi, refah düzeyi yüksek olan kişiler mi?

Şimdi yazıyı okuyup bana kızanlar vardır. “ya sana ne, seni ne ilgilendirir?” diyenler veya “tek pahalı olan kiralar mı?” diye soranlar. Ama bu köşe Urla’nın Sesi ve Urla’mızda çok insan bu konudan mustarip.

Düşünsenize, bugün iki gencimiz asgari ücretle çalışırken, evlenecek olsa yandılar. Birinin maaşı kira, elektrik, su derken bitti. E bu gençler bizim Urla’mızın genci. Bu pahalılıkla nasıl tutacağız onları? Nasıl kolaylaştıracağız hayatlarını?

Hadi onu geçtim, son yıllar da hiç Urla’da gayrimenkul ticareti dışında, aktif bir ticaret akışı var mı?

Cevap çok basit: YOK

Tamam, zaten ülkede tarım yapmak zorlaştı, ama arkadaşlar tarım arazilerini nakde çevirmek daha mı kolay oldu?

Siz satıyorsunuz, bir müteahhit alıyor, sonra oraya beton yığınını dikiyor, mal ettiğinin iki katına satıyor ve sen elindeki paranla kendi sattığın arazinden mal sahibi bile olamıyorsun.  Peki ya sonuç?

Malum hazıra dağ dayanmıyor, sıfıra sıfır elde var sıfır oluyor.

Tabi bunun devamı var. Astronomik fiyatlara mülk alan kişi, haliyle kiraya verirken, verdiği paranın da karşılığını almak istiyor ve kiralar alıp başını gidiyor.

Konutta durum bu, peki ya iş yerlerinde? O daha da içler acısı, neden mi? Bir dükkân boşalıyor, delinin biri bir kuyuya taş atarcasına olmadık bir rakam söylüyor, yan tarafta ki dükkân sahibi başlıyor tabi “e, o dükkân böyleyken, benim dükkânın günahı ne” diye. E, arkadaşım senin bir günahın yok ama düne kadar sen mutluydun bu rakamdan, kiracın evine ekmek götürüyordu o tezgâhtan. Dün ile bugün arasında ne oynadı? Hani bura Alaçatı olmasın diyorduk. Urla güzellikleriyle yaşasın diyorduk. Ama duruma bakınca Urla Meydan, Taksim Meydanı oldu. Zafer Caddesi de İstiklal Caddesi. Şimdi “abartma yok artık” dediğinizi duyar gibiyim ama öyle. Yalnız şunu bir ayırt edin İstiklal’den geçer günde milyon insan, Zafer Caddesi’nden sen, ben, bizim oğlan.

Bugün bana kızdığınızı duyar gibiyim, ama kimse alınmasın. Hep konuştuğumuz gibi Urla, Alaçatı olmasın. Urla her zaman olduğu gibi Urlalının olsun.

Yine geldik sona, kalın sağlıcakla….

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
İnternet sitemizin yeni tasarımını beğendiniz mi?
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA