DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Advert
Sacit BAŞBUĞ
Sacit BAŞBUĞ
Giriş Tarihi : 15-04-2021 19:03

YORGUN SAVAŞÇI

Son beş, hatta on kuşak üst üste çok zor şartlarda yaşadık, endişe etmekten sıkıldık, kafamızı yastığa rahat koyamamaktan bunaldık, kısır tartışmalardan yorulduk, her yıl daha da bozulan ekonomiden usandık, yetmedi pandemi cehenneminde yandık, bu günlerdeyse III. Dünya savaşı çıkartma çabalarıyla karşı karşıya kaldık. (Einstein’in dediği gibi IV. Dünya savaşı baltalarla olacak )

Benim gençliğimin tarihini 12 Eylül 1980 öncesi, boşu boşuna birbirimizi vurarak, kanlarımızla yazdık, hiç boş durmadık, hep hayatla savaştık, kazanırız sandık, aslında bu günkü gençlerin rol alacağı, yeni senaryolara hazırlandık.

Herkes aynı şeyi ister, unutma! İki lokma, bir hırka ve çocuklarını huzur içinde uyutma! Eyy… paşalar, beyler, aranızda bir türlü paylaşamadığınız şeyler, kim bilir daha kaç milyon masumun başını yerler….

                                                      HAYAT

     Şeker çocuklarıydık, her şeye hemen kandık

     Dönme dolabı bıraktık, dönenleri anladık

     Çok gençtik, zambaklar kadar beyazdık

     Vuruştukça kanadık, köpük köpük çağladık

     Ilık yağmur denizinde yüzdüğün ıssız adaların

     Yalnız, sokak köpeklerinin uluduğu, sessiz gecelerin,

      İhtirasını umursamam

     Ömrün boyunca, kaç kez seviştiğini sormam

     Kaç defa sıkıca tuttun o sıcak elleri?

     Gözlerini kapatıp, kaç defa öptün?

     Sevdin sarıldın

     Ateşlere yandın

     Doğmadan tanrın, sonra kendi seçtiğin

     Kanadı kırık bir kuş gibi

     Düşe kalka, içinden geçtin

     Ahhh! Gözü kör olsun, yıldızdan çabuk kayan hayatın

     Bu ovada ki mağrur, tek ağaç sensin

     Ölüm beklenenden yakın, göstermiyorsun ama, yaşından ihtiyarsın

   

 

                                                           KAĞIT TOPLAYICI

     Şehrin arısıdır o

     Biri çiçekten alır

     Diğeri, çöp dağına tırmanır

     İkisi de işini nasıl yapacağını bilir

     Ne yaptıklarını bilmezler

     Haydi, sor onlara

    ‘Nasıl gidiyor işler’

     Biri vızıldar, öbürü ise şükreder

                      Eeeeee!!! Enginar zamanı da geldi…..

                                                         ENGİNAR

     Kabuğu soyda bir bak

     Hiç böyle bir şey gördün mü?

     Sonsuz katmanlı  yürek misali

     Yaprak içinde yaprak

     Bitirse de acemiler şipşak

     Gurmeler zamandan uzak

     Sende yavaş  yavaş ye!

     Evrenin gizemini çözer gibi

     Ağzına akan o tılsımlı öz su

     Sanki ölümsüzlük iksiri

     Hah! Şimdi,

     Hissettin mi lezzeti, kapat gözlerini

     Yaşamak için bu diyar

     Sevmek için o yar

     Ahh! Sen yok musun sen

     Kim bilir, daha nelere kadirsin

    ENGİNAR…

    

 

 

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
İnternet sitemizin yeni tasarımını beğendiniz mi?
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA