DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Advert
Hasan DEMİRASLAN
Hasan DEMİRASLAN
Giriş Tarihi : 01-04-2021 18:00

YA SONRA

Gerçekten sevdiğim bir şarkıdır. İlk kez 1978 yılında Ajda Pekkan tarafından seslendirildi. Sözleri Fikret Şeneş'e ait. Tabi Fikret Şeneş' i unutmamak lazım. 16 Şubat 2015'te, 94 yaşında hayata gözlerini yuman ünlü söz yazarı, Türk Pop Müziği’ne 290'a yakın eser bıraktı. Nurlar içinde uyusun...

Tabi konumuz bu değil ya da benim sevdiğim bir parça olması da değil. Konumuz “Ya Sonra”  ne olacak?

Gözünüz aydın arkadaşlar, İstanbul Sözleşmesi kaldırıldı. Her gün televizyonda bas bas bağırarak kaldırılmasını isteyenler, istediğiniz sonunda oldu. Peki, “YA SONRA” ne olacak? Hemen söyleyeyim. Birincisi bizim yazdıklarımız, söylediklerimiz, verilerimiz daha da artacak. Önüne geçilemeyen kadın cinayetleri, tacizleri her gün artarak devam edecek. Peki, şimdi soruyorum sizlere, madem kaldırılacaktı, neden zamanında öncülük edilerek imzalandı? Neden üzerinden defalarca siyaset yapıldı?

Malum bu sözleşmeyi ilk imzalayan biziz, biz öncülük ettik. Dönemin siyasetçileri bu konuda ne kadar kararlı olduklarını basın önünde defalarca söyledi. Mesela, sözleşmeden iki yıl sonra dönemin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı bir konuşmasında, kadına karşı şiddetin engellenmesi için devletin bazı adımlar atmasını sağlayan İstanbul Antlaşması'nın imzalanmasıyla başlayan süreçte, her türlü şiddeti lanetlediklerini, kadına şiddeti sıfır toleransla kınadıklarını dile getirdi. E şimdi ne değişti? Bu sözler söylendiği zamandan bu zamana geçen süre de ne oldu?

Kadın cinayetleri sıfıra mı indi?

Hayır

Çocuk tacizi bitti mi?

Hayır

Tecavüz olayları bitti mi?

Hayır

E ne değişti söylesenize. Peki, YA SONRA ne olacak, hiç düşündünüz mü?

Ben artık bu konuya inanın cevap bulamıyorum…

****

Neyse gelelim diğer bir ilginç meseleye.

5 Mart 2021 günü bir televizyon kanalında, programın birine, Osmanlı hanedan soyundan gelen bir şahıs konuk olarak katıldı ki, bu gayet normal. Burada anormal olan program sunucusunun, konuğuna “Şehzadem” diye, hitap ediyor olması.

Ne tesadüftür ki, 22 Mart günü aynı kanalın, gazetesinde, bir tarih ve ilahiyat profesörümüz şöyle bir demeç veriyor; "Meclis isterse hilafeti ihya edebilir, TBMM’de çoğunluk birini halife seçtik kararını verirse bunda hiç bir sıkıntı olmaz, Meclis 15 dakika sürecek bir kararla bunu bitirebilir."

Şimdi ben bu hocamıza sorarım. 3 Mart 1924'te çıkarılan 431 sayılı kanunun 1.maddesi ne der?

"Halife görevinden alınmıştır. Halifelik Hükümet ve Cumhuriyet’in anlam ve kavramı içinde esasen mevcut bulunduğundan Halifelik makamı kaldırılmıştır."

E hocam bu hala neyin özlemidir. Ve sorarım bu arkadaşlara bu ne saltanat aşkıdır. Ya Allah aşkına biz Mısır’da ki rabiayı gördük, Suriye’den gelenlere kucak açtık ta, özümüz olan Uygur Türk’ü kardeşlerimizi duyamadık. Orada ki zulme dur demedik.

Aslında bununla ilgili çok güzel bir hikâye var ama o da başka zamana. Neyse kalın sağlıcakla.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
İnternet sitemizin yeni tasarımını beğendiniz mi?
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA