DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Advert
Hasan DEMİRASLAN
Hasan DEMİRASLAN
Giriş Tarihi : 07-01-2021 17:48

EĞİTİM ŞART (Tabii Kime?)

Merhaba dostlar yeni bir yılda, yeni umutlarla yine bir aradayız. 2021, geride kalan yıla bakınca biraz daha umut veriyor bizlere. “Daha kötüsü olamaz” diye düşünüyor insan.

Düşünsenize pandemi ve sokağa çıkma yasaklarıyla bilim kurgu filmlerine döndü hayatımız. Bazen birbirimize tahammül edemezken, şimdiler de sıcak bir dost selamını, samimi bir tokalaşmayı, candan bir sarılışı özledik. Sosyal hayatlar zaten sıfıra indi. Ama bu yılbaşı evde olmak biraz keyifliydi, aileyle zaman geçirmek, anne, baba, kardeşler. Özlemişiz bir arada olmayı. Bu pandemi bize yanımızda olanların, ailemizin, dostlarımızın kıymetini bilmeyi öğretti. Tabi bir de evdeki zamanın dezavantajları. Çocuklar gibi. Malum pandemi süreci başladığı günden, bu güne kadar bu çocuklar ne sağlıklı bir eğitim aldı, ne de sağlıklı bir sınava girebildi. Veliler isyanda, özellikle kırsal bölgelerde hala çocuklar eğitimden uzak, önceden kar, kış derken şimdi EBA engel oldu. Çoğu evde hala bir bilgisayar veya tablet yok, olan evde internet yok, hepsi olsa sistem yetersiz. Ve bu çocuklar bizim gelecek nesillerimiz.

Hadi bunu geçtik, yeni yılın ilk günlerinde bomba bir haberle gündem çalkalandı. Malum Boğaziçi Üniversitesi’ne yeni rektör atama mevzusu. Şimdi benim bildiğim bir üniversiteye rektör olabilmek için önce o üniversitede öğretim üyesi olmak lazım, sonra rektörlük için başvurmak lazım, daha sonra okulda yapılan, hocalarımızın oy kullandığı seçimde ilk 3'e girmek lazım. Daha sonra ise Cumhurbaşkanımızın seçimi ve atamanın yapılması. Ben böyle biliyorum. Şimdi ne oldu, yeni yılın hemen ilk günlerinde yeni bir rektör atandı. Hem de nereye, bizim ülkemizin göz bebeklerinden Boğaziçi Üniversitesi’ne. Şimdi Boğaziçi Üniversitesi biraz farklıdır, her gencin hayalini süsler. Tabi kazananda bunun farkındadır. Durum böyle olunca da, okudukları okulun değerini bilen, ağırlığını bilen öğrenci kardeşlerimiz, nerede demokrasi diye haliyle fikirlerini dile getirirler. Tabi sonuç Türkiye’de genelde aynıdır, gözaltı. E şimdi nerede kaldı demokrasi, nerede kaldı özgürlük. Bu gençler birine hakaret etmedi, birine söz söylemedi, polise taş atmadı, sadece “kayyum bir rektör istemiyoruz” dedi. Hadi onu geçtik, Atanan REKTÖR’ümüze soruluyor; “eleştiriliyorsunuz, istifa edecek misiniz?” diye. Cevap; “ne münasebet, başvurdum atandım” diyor. Eee Hocam hak mıdır, Haktan revamıdır? Yukarıda yazanların hangisini yerine getirdin, ATANMAK dışında. Hadi geçtik, Sayın REKTÖR'ümüz bir de açıklamasında aynen şunları söyler; "Hocalar oy verecek rektör seçilecek diye bir şey yok, her yerde atanıyor. Bir kurumu yönetecek kişinin seçimle gelmesi pek kullanılan yöntem değil, demokrasi çok doğru bir yöntem ama herkese bir oy vererek rektör seçemezsiniz". Şimdi bu açıklamadan ne anladık. Demokrasi tamam önemli ama şart değil diyor. Ya Hocam üniversiteler aydınlık geleceğin ışıkları ve demokrasinin bekçisi gençleri yetiştirir, siz şimdi bu açıklamayla bu öğrencilere ne vereceksiniz? Siz rektör olarak bunu derseniz, arkanızdan gelen, yetiştirdiğiniz gençler neler diyecek?

Konu uzun anlatılacak çok şey var ama kısacası ben konuyu şöyle özetleyeyim. Tolstoy'un derlemelerinden bir hikâye de şöyle bir kesit geçer: Adam gün batarken yorgunluğa kalbi yenik düşer ve kabile reisi "ah insanoğlu kocaman toprakla gözün doymadı ama bir avuç toprağa gömüleceksin" diye. Gerçekten öyle bizler Alparslan’la girdiğimiz bu topraklarda, Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ten emanet Cumhuriyetin bekçileriyiz. Amacımız Ata mirası toprakları korumak ve Cumhuriyete, Demokrasiye sahip çıkmak. Onun dışında hepsi yalan hepsi fani.

Geldik yine sona kalın sağlıcakla…

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
İnternet sitemizin yeni tasarımını beğendiniz mi?
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA