DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Advert
Hasan DEMİRASLAN
Hasan DEMİRASLAN
Giriş Tarihi : 22-10-2020 18:49

29 Ekim ve Türk Toplumunda Kadının Yeri

Yeniden merhaba, yine buluştuk, yine geldik bir araya...

Geçen hafta sitem ettik, kızdık, bağırdık, yetti mi? Yetmedi. Bu hafta olayı başka bir boyuta taşıma zamanı, Özümüze dönmenin zamanı, bizim toplumumuzda ki esas olan kadının yerini öğrenme zamanı. Dedim ya illa birilerinin gözüne bir şeyleri sokmak lazım diye, tam da bunu yapmanın zamanı. Hem de ne güzel bir tarih öncesi 29 Ekim, Cumhuriyetin ilanı, demokrasinin en güçlü göstergesi, eşitliğin savunucusu Cumhuriyet.

Ama 29 Ekim’e gelmeden daha da öncesine gidelim. Orta Asya’ya Özümüze, ilk Türk devletlerine.

Biliyorsunuz kültürümüzde aile her şeyden önemlidir ve Ailenin temeli de kadındır. Bu M. Ö 220yılında yaşamış olan Hun imparatorluğunda da böyleydi, Göktürklerde de Uygurlarda da hiç değişmedi. Her neyse, öyle ki eski kaynaklarda geçen bilgiler, Türk kadınını iyi kılıç kullanan, ata binen, ailelerinde söz sahibi olan, hatta ve hatta hükümdarlıklarda, ailelerinde söz sahibi oldukları kadar ülkenin ekonomik ve siyasi yapısında da söz hakkına sahip olduklarını gösteriyor. Avrupa’da, Afrika’da Arabistan’da kadınlar köle iken, bizde her zaman, erkekle eşit haklara sahip, hür ve özgürdüler.

Orhun kitabelerini hepiniz biliyorsunuzdur, araştırın bakın neler yazıyor orada. Mesela orada geçenler şöyle "Kağan ve Hatun buyuruyorlar ki". Yani Kağanın tek başına bir hükmü yok, asker Kağan kadar Hatuna bağlı ve bu simge silsile yoluyla devletteki tüm ailelerde böyle.

Evet, hangi yıldan bahsettik M. Ö 220 senesi, şimdi hangi zamandayız 21. Yüz yıl. Ne değişti Atilla’yla kavimler göçünü yaşayıp biraz bir şey öğrenen, Rönesans ve Reform ile medeniyetle tanışan Avrupa, cinsiyet ayrımının olmadığını, eşitliğin olduğunu öğrendi, eşitlik mirasına sahip çıkamayan biz, kadına şiddette, Avrupa tarafından kınanır olduk. Ne değişti, Her başarılı erkeğin arkasında bir kadının olduğunu gösteren tarihimize inat, kadın ne bilir ki dedik.

Şimdi hepiniz soruyorsunuzdur ya başlıkta Türk toplumunda kadının yeri dedin anladık ta, 29 Ekim ne alaka diye... Bir de cumhuriyet döneminden örnekler verelim ki iyice pekişsin, iyice açılsın algılar. Arkadaş dedim ya bağıra çağıra anlatacağız, anlamayana tekrar anlatacağız. Esasında anlatmak zorunda da değilim, size anlatmam gereken kadına saygı değil, insanlığın tanımı. Sen zaten kadına saygısızlık yapamazsın, buna hakkın yok. Geçen yazımı okuduklarında son cümleyi ağır bulanlar olmuştur. Yine diyorum Erkeklik bir cinsiyettir adamlık meziyet ister. Bu kadar yani. Her neyse konuyu dağıtmadan gelelim güzel bir anıya, Atamızın Cumhuriyet dönemi kadına gösterdiği değerin en güzel örneklerinden biri. Olayı anlatan Cumhuriyet döneminin ilk kadın avukatı Süreyya Ağaoğlu'dur. Olay tam da şöyle. Süreyya Hanım avukatlığı döneminde bir gün babası Ahmet Ağaoğlu’ndan izin alarak lokantada yemek yemek ister. Ahmet Bey bunda bir sakınca görmez ve izin verir. Süreyya Hanım ile bir arkadaşı yemek yediklerinde bunun dedikodusu yapılır ve olay o dönemin Başbakanı Rauf Beye kadar uzanır. Olayı duyan Ahmet Bey kızını uyarır ve bir daha yemekte yanına gelmesini rica eder. Bir akşam Ahmet Beylerde misafir olan Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk olayı öğrenir ve Süreyya Hanıma “babanızda, Rauf beyde haklı der” Süreyya Hanım bu olay üzerine çok üzülür ama bir gün sonrasında Mustafa Kemal Atatürk, Süreyya Hanımı alarak kendilerine öğle yemeğine götürürken İstanbul Lokantasına uğrar ve şöyle buyurur ”bugün Süreyya Hanım benim misafirim, ama yarın ve ondan sonraki günler yemeğe buradalar “ der. Olaya şaşıran Süreyya Hanım durumu Latife Hanıma sorar. Latife Hanım da "Paşa, dün akşam bu lokanta olayına çok kızdı, ama babanı senin yanında ezmek istemediği için kızgınlığını belli etmedi. Eve gelir gelmez, birkaç milletvekilini arayarak, yarın mutlaka eşleriyle birlikte lokantaya öğle yemeğine gitmelerini söyledi." deyince durumu anlar. Ve böylelikle Atatürk ve Türkiye'nin ilk kadın avukatı Süreyya Ağaoğlu, kadınların, tıpkı erkekler gibi, bir lokantada yemek yiyebilmelerine öncülük eder

İşte buyurun lafla olmuyor, Mustafa Kemal Atatürk'ün askeri olmak... Bizim Atamız en çok annesine değer verirdi, onun duasını almadan gitmezdi. Ve Zübeyde Hanımın, o büyük annenin yetiştirdiği evlat bir ülkenin bir milletin kaderini değiştirdi. Atamız bu ülkeyi kurtarırken Mehmedinin yanında; Nene Hatun vardı, Erzurumlu Kara Fatma vardı, Halide Onbaşı vardı, Halime Çavuş vardı, Gördesli Makbule Hanım vardı, Şerife Bacı, Nezahat Onbaşı, Kılavuz Hatice, Binbaşı Ayşe daha ismini sayamadığımız niceleri vardı. Anlayacağınız Mehmedi, Mehmetçik yapan bu analar bacılar vardı. Bugün bunları okuyunca herkes 10 dakika düşünsün. Cumhuriyeti ve öncesini düşünsün, Atatürk’ün yaptığı devrimleri ve Kadınlarımıza verdiği hakları düşünsün, toplumumuzda kutsal olan anneleri ve şanlı tarihimizdeki kadın kahramanlarımızı düşünsün… Neyse bugünlük bu kadar. Bitti mi? Bitmedi, düzelmeden de bu konu bitmeyecek…

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Alanyaspor923
  • 2Galatasaray1020
  • 3Fenerbahçe1020
  • 4Beşiktaş916
  • 5Kasımpaşa1015
  • 6Gaziantep FK1015
  • 7Başakşehir FK1014
  • 8Fatih Karagümrük913
  • 9Konyaspor912
  • 10Çaykur Rizespor912
  • 11Yeni Malatyaspor912
  • 12Hatayspor712
  • 13Trabzonspor1012
  • 14Göztepe811
  • 15Antalyaspor1010
  • 16Sivasspor89
  • 17BB Erzurumspor99
  • 18Kayserispor87
  • 19Denizlispor96
  • 20Gençlerbirliği95
  • 21MKE Ankaragücü82
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
İnternet sitemizin yeni tasarımını beğendiniz mi?
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA