Gastronomi
Giriş Tarihi : 06-01-2022 19:49   Güncelleme : 06-01-2022 19:49

Yarımada Lezzetleri

Türkiye’nin her bölgesi kendine has iklimi ve bitki örtüsü sayesinde birbirinden lezzetli yemeklere ev sahipliği yapar. Osmanlı kültürünün mirasçısı olan Türk mutfağı hem Balkan, Orta Doğu ve Akdeniz mutfaklarını etkilemiş hem de bu mutfaklardan etkilenmiştir.

Yarımada Lezzetleri

Ege Mutfağı, Karadeniz Mutfağı, Güneydoğu Anadolu Mutfağı, Orta Anadolu Mutfağı gibi birçok yöreler kendilerine ait zengin bir yemek haznesine sahiptirler. Ege mutfağı ise taptaze otları, mis gibi zeytinyağlıları ve deniz kokulu lezzetleriyle Türk Mutfağı’nda özel bir yere sahiptir. Urla yöresi mutfağında da yıllarca iç içe yaşadığı Yunan mutfağı ile eski zamanlarda yaşamış olan uygarlıkların etkisi büyüktür. Ege – İzmir - Urla mutfağı dendiği zaman akla ilk gelen zeytinyağlı yemeklerdir. Bu sayımızdan itibaren zaman zaman Ege -İzmir – Yarımada ve Urla yemek tariflerini siz değerli okurlarımızla buluşturacağız.

İlk tarifimiz ise Türk mutfağının vazgeçilmezlerinden enginarlı taze bakla. Enginar, Urla’da festivali de yapılan ve bu sayede binlerce yerli ve yabacı turistin ilçeye gelmesini sağlayan sağlık deposu bir sebze.

 

Karaciğeri güçlendirir, kan şekerini dengeler

Tam bir sağlık deposu olan Enginar, karaciğeri güçlendiren, kötü kolesterolü düşüren, kan şekerini dengeleyen çok faydalı bir sebzedir. Yapılan araştırmalara göre enginar; fosfor, kalsiyum, demir, sodyum, potasyum, magnezyum, çinko, A, B1, B2, B6 ve C vitaminlerinden oldukça zengindir. Ayrıca lif yönünden zengin olması, sindirim sistemine yardımcıdır. İçeriğinde bulunan quersetin ve antioksidanlar sayesinde kansere karşı vücudumuzu korur. Vücuttaki sodyum-potasyum dengesini düzenleyerek tansiyonu dengeler.

 

Enginar hakkında ilginç bilgiler

*Enginarın afrodizyak etkisi nedeniyle 16. yüzyılda kadınların tüketmesi yasaklanmış, enginarı yalnızca erkekler yiyebiliyormuş.

*Marilyn Monroe 1948 yılında “1. Enginar Kraliçesi” seçilmiş.

*M.Ö 371-287 yılları arasında yaşayan Yunan filozofu Theophrastus’un, enginarın İtalya ve Sicilya’da yetiştirildiğinden bahsettiği yazılarından, enginarın tarihinin milattan önceye dayandığı anlaşılıyor.

*Mitolojiye göre Zeus, Cynara isimli bir kadına âşık olmuş ve onu tanrıça olarak ilan etmiş. Birlikte yaşamaları için evine götürmüş. Zeus’un evini beğenmeyen Cynara, kendi evine geri dönmek istemiş. Buna çok öfkelenen Zeus, kadını bir enginara çevirmiş. Botanikte Cynara olarak bilinen enginara Cynara denmesi de bu sebepten imiş.

 

Bakla birçok vitamin ve mineral içerir

Baklagiller familyasına adını veren Bakla, çinko, manganez, magnezyum, fosfor, bakır, demir, potasyum, selenyum, kalsiyum mineralleri, tiamin (B1 vitamini), folat (B9 vitamini) ve hemen hemen tüm B vitaminlerini içerir. 100 gram pişmiş iç bakla; yaklaşık 8 gram protein, 5 gram lif içerir ve 110 kaloridir. Ayrıca bakla tanelerinde bol miktarda azot ve nişasta bulunur. Bakla bağışıklık sisteminizin güçlenmesine yardımcı olur. Kötü kolesterol düzeyini düşürür, kan şekerini düzene sokar. Göğüs hastalıkları ve öksürüğe iyi gelir, lumbago, romatizma, siyatik ve dolama şikâyetlerini giderir, lif içerikleriyle metabolizmayı hızlandırmaya ve kilo kaybına yardımcı olur.

 

ENGİNARLI BAKLA

 

Malzemeler: Yarım kilo bakla, 2 adet enginar, 1 adet soğan, yarım demet dereotu, 3 yemek kaşığı un, 1,5 limon, 1 çay bardağı zeytinyağı, 1 tatlı kaşığı tuz

 

Yapılışı: İlk olarak temizlenen bakla ve enginarın kararmaması için derin bir kabın içine su konulur, 1 adet limon sıkılır ve 2 kaşık un eklenir. Baklalar önce yıkanır ardından temizlenir ve 3-4 cm uzunluğunda doğranarak unlu limonlu su karışımının içine konulur. Ardından enginarlar da yıkamanın ardından temizlenir dörde bölünerek aynı karışımın içine bırakılır. Enginarların sapları da ayıklanarak unlu limonlu suya konur. Orta boy bir tencereye önce zeytinyağı ardından sırasıyla küp halinde doğranan soğan, unlu ve limonlu sudan durulamadan aldığımız bakla ve enginarlar konulur. Kararmamaları için üzerlerine hemen limon sıkılır. Suyunu çekene kadar kavrulur. Yemeğe konulacak su yine unlu, limonlu hazırlanarak malzemenin üzerine dökülür. Tuz eklenerek kısık ateşte pişmeye bırakılır. Ocaktan almadan birkaç dakika önce üzerine dereotu doğranır. Pişme süresi yaklaşık yarım saattir.