Asayiş
Giriş Tarihi : 28-06-2021 20:39   Güncelleme : 28-06-2021 20:39

İSTİNAF MAHKEMESİ BURAK OĞUZ’UN HAPİS KARARINI ONADI

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi, “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma” suçundan görevden alınarak 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılan Eski Urla Belediye Başkanı CHP'li İbrahim Burak Oğuz’un istinaf başvurusunu esastan reddetti.

İSTİNAF MAHKEMESİ BURAK OĞUZ’UN HAPİS KARARINI ONADI

31 Mart 2019 yerel seçimlerinde CHP'den Urla Belediye Başkanı seçilen İbrahim Burak Oğuz, 16.12.2019 günü İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'na hakkındaki FETÖ üyeliği iddiasıyla ilgili ifadeye çağrılmıştı. Burak Oğuz'un FETÖ'nün mahrem imamlarıyla telefon görüşmesi yaptığı ve teknik takibe takıldığı belirlenmişti. Savcılıktaki ifadesinin ardından CHP'li başkan tutuklanarak cezaevine gönderilerek Urla belediye başkanlığı görevinden de uzaklaştırılmıştı.

İzmir 17. Ağır Ceza Mahkemesi, tutuklu olarak yargılanan sanık Oğuz'u "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırarak, adli kontrol ve yurt dışına çıkma yasağı şartı ile tahliye edilmişti.

OĞUZ, KARARA İTİRAZ ETMİŞTİ                                                       

7 ay cezaevinde tutuklu kalan Burak Oğuz, İzmir 17. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldıktan sonra yurt dışı yasağı konularak serbest kalmasının ardından Oğuz'un avukatı Umut Köroğlu, süresi içinde yerel mahkemenin kararına itiraz ederek İstinaf Mahkemesi'ne başvurmuştu.

“EKSİK CEZA TAYİN EDİLMİŞ”

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi 23.06.2021 tarihli kararında yerel mahkemece asgari hadden verilen ceza hakkında aleyhte istinaf başvurusu olmadığına dikkat çekerek kararında “Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; İzmir İli Urla İlçesinde Belediye Başkanlığı yapan sanığın mahkûmiyetine karar verilen terör örgütü üyeliği suçu nedeni ile temel ceza belirlenir iken, Anayasanın 138/1. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle, aynı kanunun 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, sanığın eylem yoğunluğunun fazla olması, örgüt asker mahrem imamları ile irtibatları, örgüt iltisaklı dernek üyeliği, kamu görevini örgütün amacına ulaşması için vasıta olarak kullanması, örgüt içerisindeki konumu ve ağırlığı ile suç kastının yoğunluğunun fazla olması göz önünde bulundurularak; temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hukuka, vicdana, dosya kapsamına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken, asgari hadden cezalandırılarak eksik ceza tayin edilmiş ise de, aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından, bu hususun eleştiri konusu yapılması gerekmiştir” görüşüne yer verdi.

İSTİNAF BAŞVURUSU REDDEDİLDİ

“Belirtilen husus dışında mahkemenin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE” hükmünü oybirliği ile 23 Haziran 2021 günü veren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi, Yargıtay temyiz yolunu açık bıraktı.