Güncel
Giriş Tarihi : 25-03-2021 18:08   Güncelleme : 05-04-2021 17:46

EFE ARI’NIN HEDEFİ DÜNYA LİDERLİĞİ

‘Ülkesel Arıcılık Projesi’ kapsamında Çeşme Eşek Adası’nda başlatılan arı ırkı saflaştırma projesi 10. yılında ‘Efe Arısı’ adıyla tescillenmesinin ardından, bal üretiminde dünya ikincisi olan Türkiye, bal verimi yüksek bu arı ırkıyla zirveyi hedefliyor...

EFE ARI’NIN HEDEFİ DÜNYA LİDERLİĞİ

Arıcılıkta dünyadaki ilkler İzmir ETAE’de  uygulanıyor

Arıcılıkta dünyadaki ilkler İzmir’de faaliyet gösteren Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nde uygulanıyor

Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü (ETAE) Arıcılık Ar-Ge İnovasyon Merkezi’nde oluşturulan Arı Davranışları Laboratuvarı ile dünyada ilk kez tasarlanan ve uygulamaya koyulan motorize kamera sistemiyle arıların davranışsal etogram çalışmaları 2020 yılından itibaren ülke arıcılığına hizmet veriyor…

‘Ülkesel Arıcılık Projesi’ ile 2008 yılında Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) tarafından başlatılan ve Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü (ETAE) Arıcılık Ar-Ge İnovasyon Merkezi’nde sürdürülen ıslah projesi kapsamında: 2019 yılında Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından Türkiye’nin ikinci arı ekotipi olarak ‘Efe Arısı’ adıyla tescillenen arı ırkı ıslah projesi 2020 yılından itibaren “Efe Arısı’nın Islahı, Damızlık Üretimi ve Korunması” olarak sürdürülüyor. Efe Arısı’nın bölge arılarına göre bal veriminin yüzde 25-35 oranında daha yüksek olması ve yavru veriminin de yükseltilmesi amaçlanan projede istenilen verimler alınmaya başlandı. Ancak küresel ısınmaya bağlı olarak doğal floranın yetersiz olması 2020 yılında çoğu kolonileri güçsüzleştirerek, ülke genelinde bal arılarının yeterli nektar toplayamamasına sebep oldu. İklim değişikliği sebebiyle florada yaşanan sıkıntılar, genetik tabanlı olmasının yanı sıra, çoğunlukla doğaya bağlı olarak yürütülen bal verimini de olumsuz etkiledi.

SAF ARI IRKI ÜRETİMİ ÇEŞME EŞEK ADASI’NDA BAŞLATILDI

Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü (ETAE) Arıcılık Ar-Ge İnovasyon ve Ticari Ana Arı Üretim Şubesi Şefi Zir. Yük. Müh. Neslihan Özsoy Taşkıran, ülkemiz arıcılığının gelişmesi ve arıcılığımızın dünya çapında önem kazanması açısından 2013 yılından bu yana arıcılık üzerine bilimsel çalışmalar sürdürdüğünü söyledi. Zir. Yük. Müh. Taşkıran, hedefinin tescilli Efe Arısı’nın çeşitli verim yönlerinde ıslah çalışmaları olduğunu belirterek, “Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) tarafından 2020 yılında kabul edilen ve Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü (ETAE) Arıcılık Ar-Ge İnovasyon Merkezi’nde başlayacak olan doktora tez konumu da bu amaca yönelik belirledik ve çalışmalara başladık. Arıcılığın önemli sorunlarından biri zengin floraya sahip ülkemizde bal arısı kolonilerinin birim üretkenliğinin düşük olması, farklı ırk ve ekotiplerin bölgelere uyum göstermesi yönünde ıslah çalışmalarının az olması. Biz de ETAE olarak Zir. Yük. Müh. Üzeyir Karaca önderliğinde 2008 yılından itibaren Ege ekotipinin ıslahı başlatıldı. Tüm şube personeli projenin içinde yer aldı ve İzmir ve çevresinde taşınmamış, içine başka arı girmemiş yerlerdeki kolonilerden seçimler yapılarak 201 koloni oluşturuldu. Bunların arasından en iyiler seçilerek ana arılar üretildi ve üretilmeye de devam ediliyor. Projenin damızlık ana arılarının çiftleştirilmesi tecritli bir koşul olan (diğer arıların karışmasını önleyecek şekilde) Eşek Adası’nda gerçekleştirildi.” diye konuştu.

TÜRKİYE’NİN EN UZUN SÜRE ISLAH EDİLEN VE KORUNAN ARI KOLONİSİ

Saf Arı Irkı Üretme Projesi kapsamında Arıcılık Ar-Ge İnovasyon Merkezi’nde görev yapan tüm teknik personel tarafından yıl içinde üç kez 21 günde bir yapılan periyodik kontrollerde; kolonilerin arılı ve yavrulu çerçeve sayıları, bal verimleri, kışlama yetenekleri ve davranış (hırçınlık) ölçümlerinin yapılarak, koloni indeks değerleri hesaplandığını ve ilk 50’ye giren kolonilerin damızlık olarak seçilerek bir sonraki jenerasyonun ebeveyn hatlarının oluşturulduğunu vurgulayan Zir. Yük. Müh. Neslihan Özsoy Taşkıran, sözlerine şöyle devam etti:

“10 yıl boyunca Çeşme, Uşak, Afyon, Kütahya, Menemen beşgeninde yürütülegelen proje, 2017’de “İzmir Yöresi Bal Arılarında Saf Hat Oluşturma Çalışmaları Projesi”, 2018’de de “Batı Ege Bal Arılarının Islahı ve Korunması” ismiyle sürdürüldü. 11 yıl süren ve yoğun emek verilen projenin hedeflediği bal arısı ekotipi olan Batı Ege Arısı ‘Efe Arısı’ ismiyle 2019 yılında tescillendi. Çama yatkın, yani kendisini çama hazırlayan, çam balı üretiminde diğer bölge arılarına göre çok üstün olan, diğer arılara göre çok hızlı gelişim sağlayan, yavru verimi yüksek ve yeterli flora olduğu sürece bal verimi de yüksek olan özelliklere sahip bir arı ekotipi üretilmiş oldu. TAGEM desteğiyle sürdürülen bu projeyle Türkiye’nin en uzun süre ıslah edilen ve korunan arı sürüsüne sahip olundu. Kasım 2020 tarihinden beri Damızlık Ana Arı Üretim Şubesi ve Ticari Ana Arı Üretim Şubesi olarak faaliyetlerine devam eden Arıcılık Ar-Ge İnovasyon Merkezi’nin Damızlık kolonileri (damızlık ana arı üretimi kolonileri) Bozcaada’da, F1 kolonileri (ana arı üretim kolonileri) ise ETAE Arılığı’nda bulunuyor.”

TAŞKIRAN: PANDEMİ DÖNEMİNDE ÇALIŞMALARIMIZI AKSATMADIK

Pandemi döneminde de en üstün nitelikli arı ve en verimli bal üretimi için ıslah çalışmalarına devam edildiğini, ana arı üretimlerini aksatmadıklarını, kolonileri flora takibine aldıklarını kaydeden Zir. Yük. Müh. Neslihan Özsoy Taşkıran, “Son yıllarda yaşanan küresel ısınmanın iklim değişikliklerine sebebiyet vermesi nedeniyle doğal flora etkilendi, bu durum bal arılarına da tesir etti. Doğal floranın yetersiz olması 2020 yılında çoğu kolonileri güçsüzleştirdi ve bal arıları yeterli nektar toplayamadı. Durum böyle olunca da bal verimi yeterli seviyede olmadı. Kolonilerimizin flora takibindeyiz. Pandemide de projelerimiz ve ıslah materyali ölçümlerimizi hiçbir şekilde aksatmadan devam ettiriyoruz. Sokağa çıkma yasağının olduğu bazı günlerde de özel izinle gelip çalışmalarımıza aksatmadan yine devam ediyoruz. Kovanlarımızı, her yıl olduğu gibi, yine aynı rotasyonda flora takibine aldık. Ekip arkadaşlarımla beraber çok güzel bir sinerji oluşturduk ve ülke arıcılığını aydınlatacak bilimsel araştırmalar ışığında çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bizler işimizi seviyoruz, değer veriyoruz ve bilime önem veriyoruz. Ayrıca şubemizde ana arı üretimlerimiz ile arı ürünleri (propolis-mum) üretimlerimizi sürdürüyoruz. Aynı zamanda, oluşturduğumuz “teknik destek hattı” ile arıcılık ile ilgili konularda üreticilerimize teknik konularda destek veriyoruz.” dedi.

ARI DAVRANIŞLARI, DÜNYADA İLK KEZ BİR TÜRK FİRMASI TARAFINDAN TASARLANIP UYGULANAN SİSTEM İLE İZLENİYOR

2020 yılından itibaren TAGEM bünyesinde Arıcılık Ar-Ge İnovasyon Merkezi’nin kurulmasıyla Türkiye’de ilk kez oluşturulan Arı Davranışları Laboratuvarı ve dünyada ilk kez uygulamaya koyulan motorize kamera sistemiyle arıların davranışsal etogramı yani bal arıları tarafından sergilenen davranış kalıplarının ve söz konusu davranışların ne amaçla gerçekleştirildiği, çevresel değişikliklere verdikleri davranışsal tepkilerin belirlenmesi üzerine çalışmalar yürüten Dr. Miray Dayıoğlu, yaptığı çalışmayla ilgili şu bilgileri verdi:

“Bal arılarının, kovana sadık, aşırı disiplinli-çalışkan, ölümüne savunmacı ve bir o kadar da gizemli dünyalarının aydınlatılması için özveri gerektiren bir alan olan Bal Arısı Davranışlarını laboratuvar ortamında yürütüyoruz. Motorize kamera sisteminin hayata geçirilmesinde BAB Sistemi ile Babacan Uğuz’un tüm bilgi birikimiyle destek sağladığı proje hayata geçirildi. Sistemin planlanıp, kurulması ve çalışır hale gelmesi iki yılı kapsayan bir süreçti. Son bir yıldır da gözlem kovanlarında sistemi oturtmaya ve kolonide ana arının kabulü, polen ve propolis taşıma, istifleme konularında ön denemeler yürütüyoruz.”

COVİD-19’ SÜRECİNDE BAĞIŞIKLIK SAĞLAYICI ÜRÜNLERE ARTAN TALEBİN KARŞILANMASINA KATKI SAĞLADIK

Son günlerde önem kazanan bağışıklı sağlayıcı ürünlerin başında gelen propolisin üretimi Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü Arıcılık Ar-Ge İnovasyon Merkezi’nde 2021 yılında gerçekleştirildiğini belirten Dr. Miray Dayıoğlu. “Son dört yıldır çalışmalarımız propolis üzerinde devam etmekteydi ancak, sağlıklı propolis üretimi, ekstrakte edilmesi, analizlerinin yapılıp son ürün olarak tüketime hazır hale gelmesi 2021 yılını buldu. TAGEM’in tüketime hazır, analizleri yapılmış ve son ürün haline getirilmiş ilk propolis’ini satışa sunduk. Propolisin çok sayıda faydalı biyolojik aktivitelere sahip olduğu bilimsel araştırmalar ile ortaya koyulmuştur ve bağışıklık sistemini destekleyici etkilerinden dolayı Covid-19 sürecinde artan talebin karşılanmasında fayda sağladığımız için gururluyuz. Bu yıl itibari ile düzenli olarak propolis üretimimiz devam edecek. Propolis üzerine yeni projelerimiz de gündemimizde. Arıcılarımız ile de düzenlediğimiz eğitimlerle dirsek temasımızı sürekli korumaktayız.”

 

ARI HASTALIKLARININ TEDAVİSİNDE ETKİLİ YÖNTEMLER

ETAE Arıcılık Ar-Ge İnovasyon Merkezi teknik personeli Veteriner Hekim Tuğçe Olgun da dünyadaki ve Türkiye’deki arı populasyonlarının kaybına neden olan arı hastalıklarının tedavi edilmesi ve kontrol altına alınabilmesi amacıyla çalışmalar yaptığını ifade ederek, TAGEM tarafından 2020 yılında kabul edilen “Efe Bal Arısında Islah Parametreleri ile Hijyenik Davranış ve Hastalıkların İlişkisi” projesini ekip arkadaşlarıyla birlikte yürüttüklerini, ayrıca arı hastalıkları üzerine yapmakta olduğu çalışmalarının genetik yönlü çalışmalarla da desteklenebilmesi amacıyla 2020 yılında doktora eğitimine başlayarak biyoteknolojik yöntemler ile Varroa mücadelesi üzerine çalışmalar yapmayı planladığını söylemiştir.

 

Fulya OMAÇ / İZMİR