Güncel
Giriş Tarihi : 18-12-2020 21:14   Güncelleme : 18-12-2020 21:14

GEÇMİŞE HOŞGELDİNİZ

3 bin yıllık Fenike gemisi 'Hippoi' Urla’da yeniden inşa edildi.

GEÇMİŞE HOŞGELDİNİZ

İzmir'in Urla ilçesinde, 360 Derece Tarih Araştırmaları Derneği'nce, 3 bin yıl önce Akdeniz ticaretinin önemli teknelerinden olan Hippoi birebir ölçülerde tekrar inşa edildi.

360 Derece Tarih Araştırmaları Derneği, 3 bin yıl önce Akdeniz ticaretinin önemli teknelerinden olan Hippoi’yi birebir yaparak dönemin kültür ve ticaretinin izlerini sürüyor. Kavela zıvana geçme yöntemiyle hiç çivi kullanılmadan yapılan 15 metre boyunda, 6 ton ağırlığındaki Hippoi’yi deneysel arkeoloji bilimi ışığında Urla’da 8 ayda inşa ettiklerini söyleyen Mualla Erkurt, önündeki at başının oyma olduğunu belirtti. Küresel salgın nedeniyle Doğu Akdeniz ve Karadeniz’e açılamayan Hippoi, İzmir Körfezi’ni mavi sularında yelken açtı.

Arkeolog ve sanat tarihçisi akademisyenlerin kurduğu İzmir'in Urla ilçesinde faaliyet gösteren 360 Derece Tarih Araştırmaları Derneği, 3 bin yıl önce Doğu Akdeniz'de Fenike, Kuzey Afrika'da Mısır ve Kartaca, Ege Denizi'nde Helen, Anadolu'da Hitit, Frig, Lidya ve İyon uygarlıkları arasında ticari ürünleri taşıyan Akdeniz ticaretinin önemli teknelerinden biri olan 'Hippoi'yi birebir ölçülerinde modern inşa tekniklerini kullanmadan yaptı.

Daha önce de deneysel arkeoloji bilimine İzmir kayıkları, Kybele, Kiklad ve Uluburun teknelerini kazandırdıklarını belirten Mualla Erkurt, “Dönemin inşa teknikleriyle yaptığımız Hippoi’yle antik rotasında Doğu Akdeniz’e açılmak istiyorduk. Hippoiler, dönemin ticaret gemileri olarak Akdeniz tarihine iz bırakmış deniz araçları. Karadeniz’e açılmak ve Norveç’ten gelecek Sada Farma Viking teknesini karşılamayı planladık. Fakat, koronavirüs nedeniyle gerçekleştiremedik. Urla’da ki merkezimizden İzmir Körfezi’ne uzanan kısa yolculuklar yaparak denizde denedik. 60 metrekare yelkeni ile 10 ton yükü taşıdığını düşünüyoruz. Dönemin yükleri arasında zeytinyağı, şarap, bakır, kalay, ev eşyaları, keresteler, süslemeler ve amforalar bulunuyordu. Tekne Anadolu’nun zengin tarihini ve çok kültürlülüğünün kanıtı olarak bilim tarihindeki yerini aldı” dedi.

Arkeolog Osman Erkurt ise, “Hippoi, Doğu Akdeniz’deki Fenikelilerin ticari ürünlerini Kuzey Afrika kıyılarındaki Kartaca, Mısır medeniyetlerine, Ege kıyılarındaki Yunan adalarında Minos’a, Anadolu’da Asur, Hitit, Kenan, Lidya, Likya’ya getiriyordu. Replika teknemiz, Fenikelilerin Hippoi türünün bir örneği. Virüs salgınının yavaşlamasıyla Karadeniz ve Akdeniz seyahatlerimizle ülkemizin tanıtımına katkıda bulunurken, deneysel arkeolojinin gelişimini de kanıtlamak istiyoruz. Tekneyi inşa ederken hiç metal kullanmadık, 3 bin yıl önceki tasarımına ve orijinal tekniklerine sadık kalarak yaptık” dedi.

GEMİLERİN MERAKLILARI ÇOK

Tarihe meraklı olanların, gemilere ilgi gösterdiğini söyleyen Dernek gönüllüsü Sidar Duman, "Bu gemilerin meraklıları çok. Pandemi öncesi özellikle burası çok kalabalık oluyordu. Daha önce yapılmamış olan bir şeyi yapmak, gemide yaşamın nasıl olduğuna dair deneyimlerin yapılması dünyada çok fazla olan bir şey değil. Bu yüzden çok fazla ilgi çekiyor. Ülkemizde böyle şeyleri yapıyor olmak bizi çok heyecanlandırıyor. Teknelerimizi yüzdürmenin, ülkemizin tanıtımı açısından önemli adımlar olduğunu düşünüyoruz" diye konuştu.

Yaklaşık bir ay sonra gemiyle yolculuk edeceklerini söyleyen Duman, şöyle konuştu: "Şu an gemimizin test yolculuklarını yapıyoruz. Çünkü eksikleri var. Yaklaşık bir ay sonra uzun seyre çıkmayı planlıyoruz. Dönemin koşullarına göre yapıldığı için seyir esnasında 10 yelkenci olması gerekiyor."