Güncel
Giriş Tarihi : 30-08-2020 12:10   Güncelleme : 30-08-2020 12:10

BÜYÜK ZAFER’İN 98. YILI URLA’DA KUTLANDI

30 Ağustos Zafer Bayramı İzmir’in Urla ilçesinde sosyal mesafe kuralları kapsamında düzenlenen çelenk töreni ile kutlandı.

BÜYÜK ZAFER’İN 98. YILI URLA’DA KUTLANDI

Tarihi şanlı zaferlerle dolu olan Türk Milleti’nin varoluş mücadelesi olan 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 98’inci yıl dönümü kutlamaları Urla Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleşti. Tören, Atatürk Anıtı’na çelenk sunumu, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.

Törene, Urla Kaymakamı ve Urla Belediye Başkan vekili Önder Can, Urla Cumhuriyet Başsavcısı vekili İsmail Can Akay, Garnizon Komutanı Albay Mehmet Kocaoğlu, Urla Jandarma Komutanı Teğmen Adem Aydoğdu, Urla Emniyet Müdürü Zeynep Erdoğan Derse, Belediye Meclis Üyeleri, Siyasi Parti ve Sivil Toplum Kuruluşları temsilcileri ile Urla halkı katıldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın okunan 30 Ağustos Zafer Bayramı mesajında “Bugün, milletçe ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki kardeşlerimizle birlikte Büyük Zafer’in 98. Yıl dönümüne kavuşmanın heyecanı içindeyiz.

 1919 yılında Samsun’da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülüğünde başlatılan kurtuluş mücadelesi, 30 Ağustos Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile kesin ve kalıcı bir zafere ulaşmıştır.

30 Ağustos zaferiyle bu toprakların ezeli ve ebedi vatanımız olduğu tüm dünyaya bir kez daha ilan edilmiştir.

Bu zafer, tarihe gömülmek istenen bir milletin küllerinden doğuşunun, şahlanışının, tarih sahnesine yeniden çıkışının ilanıdır.

Türkiye'nin istiklal ve istikbal mücadelesi bugün de devam etmektedir. Doğu Akdeniz'den ülkemizi dışlamaya çalışanlarla, bir asır önce vatanımızı işgale yeltenenlerin aynı müstevliler olması elbette tesadüf değildir

Milletimiz nasıl yokluk ve imkânsızlığa rağmen kurtuluş mücadelesini zafere taşımışsa, bugün de Mavi Vatan'daki Sevr heveslerini ve hamlelerini boşa çıkarmakta asla tereddüt göstermeyecektir.

Bu husustaki irademizden ve zafere olan sarsılmaz inancımızdan kimsenin şüphesi olmamalıdır.

Bu düşüncelerle Cumhuriyetimizin banisi, Büyük Taarruz un Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını minnetle yâd ediyorum.

Bin yıldır bu vatanı korumak için hayatlarını feda etmiş tüm şehitlerimize Allah'tan rahmet, gazilerimize sağlıklı, huzurlu ömürler diliyorum.

30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun” ifadelerine yer verildi.

Cumhurbaşkanı’nın mesajının okunması sırasında bazı katılımcıların tören düzenini bozarak arka tarafta şamata yapmasına vatandaşlar tepki gösterdi.

Yüzbaşı Murat Gerinlik günün anlam ve önemini belirten konuşmasında “Bugün Türkiye Cumhuriyeti’nin, kurulmasına temel teşkil eden 30 Ağustos 1922'de kazandığımız büyük zaferin 98’inci yılını ulusça kutlamanın haklı gurur ve heyecanını yaşıyoruz.

Asil Türk milleti, ordusuyla birlikte, varlığına ve vatanına kastedenlere karşı, 98 yıl önce bugün, kahramanlık ve şeref dolu tarihinden aldığı kudretiyle eşsiz bir zafer kazanmıştır. Bu zafer, tarihe gömülmek istenen bir milletin küllerinden doğuşunun, şahlanışının, tarih sahnesine yeniden çıkışının ilanıdır.

1900’lü yılların başlarında büyük devletler arasındaki çıkar çatışmaları sonucu Birinci Dünya Savaşı meydana gelmiş ve savaş sonunda Mondros Mütarekesi imzalanmıştır. İmzalanan anlaşma ile bin yıldır üzerinde kan dökerek. Can vererek yurt edindiğimiz Anadolu toprakları, o dönemin büyük devletleri tarafından işgal edilmiş, ayrıca tarihimize kara leke olarak geçen Sevr Anlaşması da ulusumuza dayatılmıştır.

İşgal güçleri girdikleri her yerde adeta tarihi kinlerini kusarcasına kadınımıza, yaşlımıza ve çocuklarımıza işkence ve zulümlerde bulunmuşlardır. İşte böylesine umutsuz görünen, üzerimizde kara bulutların dolaştığı bir ortamda, Mustafa Kemal Paşa ve silah arkadaşları, bağımsızlık meşalesini yakarak “ya istiklal ya ölüm!" parolasıyla aydınlığa giden yolu aralamışlardır.

Özellikle Sakarya Meydan Muharebesi de milletimizin, istiklali uğruna kanının son damlasına kadar mücadeleye devam edeceğini ispatlamıştır.

Artık dünyanın en kahraman, en savaşçı milletine düşen görev düşmana son darbeyi vurmak olmuştur. Mustafa Kemal Paşa’nın başkomutanlığı altında, Türk kuvvetleri, düşmana beklemediği bir yerden taarruza geçerek stratejik sahada, düşmanı aldatmayı başarmıştır. Avrupalıların 5-6 ayda geçilmez dediği Afyon mevzilerini 3 günde geçerek, 30 Ağustos’a gelindiğinde düşman kuvvetlerinin önemli bir bölümünü imha etmiştir. Bu büyük zafer ile düşmana son darbe vurulmuş, ardından icra edilen takip harekatıyla da 9 Eylül’de İzmir’de, 12 Eylül’de Urla’da düşman denize dökülmüştür.

Dünya tarihçilerine göre “Türkler, yine parlak bir meydan muharebesi kazanmışlardı.” Bu muharebelerde ordumuz, çok kısa sürede, kendisinden üstün düşman kuvvetlerinin büyük kısmını imha ve esir etmiştir ayrıca o günün şartlarında 10 günde 500 km’lik mesafeyi yaya ve savaşarak kat etmiştir.

30 Ağustos’un önemini, büyük zaferin ikinci yıl dönümünde Dumlupınar’ın Çal Tepesi’nde yapılan törende Başkomutan Mustafa Kemal Paşa şu şekilde ifade etmiştir. “Hiç şüphe etmemelidir ki, yeni Türk devletinin, genç Türk cumhuriyetinin temeli burada taçlandırıldı. Bu sahada akan Türk kanları bu semada uçan şehit ruhları, devlet ve cumhuriyetimizin ebedi muhafızlarıdır.”

İşte kazanılan zaferi muhteşem kılan unsur, harbin, kadın, yaşlı, çocuk demeden milletçe, topyekûn bir savaş olarak icra edilmiş olmasıdır. Türk ulusu, bu meydandan da ulu önderinin liderliğinde alnının akıyla çıkmayı başarmıştır. Bu zaferle, Türk ulusunun son neferine kadar yok edilmedikçe, Türk’ün istiklalinin elinden alınamayacağı, Türklerin yalnız askerleriyle değil, milletiyle topyekûn olarak savaştıkları bir kere daha ispatlanmıştır.

30 Ağustos zaferi, Türk Ordusu’na “silahlı kuvvetler günü” olarak armağan edilmiştir. Türk Silahlı Kuvvetleri, ülkemizin, huzur ve bekasını sağlamak, bölgemizde ve dünyada sürekli barışın tesisine katkıda bulunmak için tarihinden ve milletinden aldığı güçle, modern harp silah ve teçhizatıyla, ulaştığı yüksek eğitim seviyesiyle, azimli ve kararlı personeliyle, dostlarının ve ülkemizin güvencesi, düşmanlarımızın korkulu rüyası olmaya devam edecektir. Dünyanın sayılı askeri güçlerinden biri olan Türk Silahlı Kuvvetleri her zaman, her yerde ve her şartta verilecek görevleri ifaya hazırdır.

Milli egemenlik, milli şuur ve tam bağımsızlık esasına dayanan Atatürk ilkeleri, bugüne kadar olduğu gibi gelecekte de Türk Silahlı Kuvvetlerimize rehber olmaya devam edecektir.

Bu kutsal ve tarihi gün vesilesiyle başta ulu önder Atatürk olmak üzere, silah arkadaşları ve aziz şehitlerimizi rahmetle anıyor, hatıraları önünde saygıyla eğiliyor, tüm şehit ve gazilerimize şükranlarımızı sunuyoruz. Ruhları şad olsun” dedi.

Tören Urlalı vatandaşların Atatürk anıtına karanfil bırakması ile sona erdi.

Törene FETÖ’ne üye olduğu iddiasıyla görevden uzaklaştırılarak yargılanan ve 6 yıl 3 ay hapis cezasına mahkûm edilen CHP’li eski Urla Belediye Başkanı Burak Oğuz’un da katılması bazı vatandaşların tepkilerine neden oldu.