Advert

KIBRIS’IN DOĞAL ZENGİNLİĞİNDEN ANTİK DÜNYANIN İHTİŞAMINA HEPSİ BU MÜZEDE

Tarihi ve kültürel birikimini turizmle buluşturan Türkiye’nin dört bir yanındaki müze ve ören yerlerinden Kıbrıs’ın antik kentlerine kadar tüm tarihi duraklar 18 Mayıs Uluslararası Müzeler Günü kapsamında bugün ziyaretçilerini ücretsiz ağırlıyor… KKTC Eski Eserler ve Müzeler Dairesi Müdürü Emine Ziba, Güzelyurt Arkeoloji ve Doğa Müzesi’nin Kıbrıs’ın doğal ve tarihsel mirasını aynı çatı altında buluşturan önemli kültür duraklarından biri olduğunu belirterek, ziyaretçileri Kuzey Kıbrıs’ın zengin tarihi ve kültürel mirasını keşfetmeye davet etti.

KÜLTÜR - SANAT - 14-05-2026 16:18

Yazılı tabletlerden antik sütunlara, paha biçilemez mozaiklerden gizemli yer altı şehirlerine kadar her köşesinde geçmiş medeniyetlerin izini taşıyan ve adeta dev bir açık hava müzesi konumundaki Türkiye, müzecilikte altın çağını yaşıyor. 2025 yılında 33 milyonu aşan ziyaretçi sayısıyla tüm zamanların rekorunu kıran Türk müzeleri, 18-24 Mayıs Müzeler Haftası’na büyük bir gururla giriyor.

 

Kültür ve Turizm Bakanlığı verilerine göre, yıl boyunca toplam 33 milyon 129 bin 106 kişinin ziyaret ettiği müze ve ören yerleri arasında, UNESCO Dünya Mirası listesindeki gururlarımız zirveye yerleşti. Kültürel turizmin 'amiral gemisi' sayılan İzmir’deki Efes Antik Kenti; dünyada eşi benzeri bulunmayan bembeyaz travertenleri ve şifalı sularıyla ünlü Denizli’deki Hierapolis (Pamukkale); peribacaları, kayalara oyulmuş büyüleyici kiliseleri ve mistik bir labirenti andıran kaya oyma yapılarıyla dünyanın en önemli inanç ve doğa merkezlerinden biri olan Kapadokya’daki Göreme Açık Hava Müzesi, ziyaretçi sayılarıyla listenin en başında yer aldı.

 

18 MAYIS’TA TÜM MÜZELER VE ÖREN YERLERİ ÜCRETSİZ

Arkeoloji müzeleri, açık hava alanları ve tematik müzeler ziyaretçi akışından aslan payını alırken, Müzekart uygulamasıyla birlikte yerli ziyaretçi sayısında da rekor artış yaşandı. 350’den fazla noktada geçerli olan uygun fiyatlı Müzekart stratejisi, dijital mecralardaki etkin tanıtım ve antik kentleri 24 saat yaşayan merkezlere dönüştüren Gece Müzeciliği projesi, Türkiye ekonomisine 33 milyonluk büyük bir ziyaretçi katma değeri sağladı. Müze ve ören yerlerinden 2020-2024 döneminde toplam 9,4 milyar lira gelir elde eden Türkiye, yakaladığı bu ekonomik ve kültürel ivmeyi 2026 yılında daha da ileri taşımayı hedefliyor. Bugün başlayan 18-24 Mayıs Müzeler Haftası’nın ilk gününde Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı tüm müze ve ören yerleri bu ekonomik başarının mimarı olan ziyaretçilerini her yıl olduğu gibi bu yıl da ücretsiz ağırlıyor.

 

ZİBA: KIBRIS’IN KÜLTÜREL DURAKLARINA İLGİ ARTIYOR

Anavatan’daki kültürel rüzgâr Yavru Vatan’da da esiyor. Müzeler Haftası kapsamında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) de ziyaretçiler müze ve ören yerlerini ücretsiz gezebiliyor. Türkiye turizminde 2025 yılında yaşanan büyüme KKTC’de de benzer bir tablo çiziyor. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Eski Eserler ve Müzeler Dairesi Müdürü Emine Ziba, Müzeler Haftası kapsamında verdiği özel demeçte adadaki müze ve ören yerlerine ilginin her geçen yıl arttığını söyledi. Ziba, “Bu kapsamda Girne’nin sembolü olan Girne Kalesi ve bünyesindeki dünyaca ünlü Batık Gemi Müzesi, Lefkoşa’nın tarihi dokusunu yansıtan Barbarlık Müzesi, Mevlevi Tekke Müzesi, Derviş Paşa Konağı, Taş Eserler Müzesi ve Milli Mücadele Müzesi ile Nisan 2025’te kapılarını açan yeni Kıbrıs Kapıları ve Sandıkları Müzesi, Gazimağusa bölgesinin arkeolojik zenginliği olan St. Barnabas Arkeoloji ve İkon Müzesi, Canbulat Türbe ve Müzesi, Namık Kemal Zindanı ve İskele Arkeoloji Müzesi, Güzelyurt’taki Arkeoloji ve Doğa Müzesi ile St. Mamas İkon Müzesi ve Girne bölgesindeki Halk Sanatları Müzesi ile Archangelos Mihail İkon Müzesi’ne kadar uzanan bu geniş yelpaze, adanın zengin tarihsel mirasını yerli ve yabancı turistlerle buluşturmaya devam ediyor” diye konuştu.

ANTİK KENTLER VE ÖREN YERLERİ TARİH MERAKLILARINI BEKLİYOR

Müzelerdeki bu hareketliliğe, adanın dört bir yanına yayılmış olan görkemli antik kentler ve ören yerlerinin de eşlik ettiğini ifade eden Ziba, sözlerine şöyle devam etti:

“Gazimağusa’nın simgesi haline gelen ve Roma döneminin ihtişamını yansıtan devasa tiyatrosuyla Salamis Antik Kenti, ziyaretçilerin tarih yolculuğundaki en önemli duraklarından biri olmayı sürdürüyor. Lefke bölgesinde yer alan ve eşsiz "Kuğu Mozaiği" ile tanınan Soli Antik Kenti (Bazilika) ile stratejik konumuyla büyüleyen Vuni Sarayı ise arkeoloji meraklıları için vazgeçilmez rotalar arasında yer alıyor. Beşparmak Dağları’nın zirvelerinde adeta birer muhafız gibi yükselen St. Hilarion, Buffavento ve Kantara kaleleri de bu zengin kültürel dokuyu tamamlayarak Kuzey Kıbrıs’ın tarihi derinliğini açık hava müzesi atmosferinde sunuyor.”

 

GÜZELYURT’TA TARİH VE DOĞA AYNI ÇATI ALTINDA

Bu zengin kültürel yelpaze içinde Güzelyurt Arkeoloji ve Doğa Müzesi’nin, hem doğal hem de tarihi mirası aynı çatı altında birleştiren özgün yapısıyla ayrı bir yere sahip olduğunu vurgulayan Ziba, “Aziz Mamas Manastırı ve İkon Müzesi ile aynı yerleşkede bulunan bina, geçmişte Metropolitlik /Piskoposluk binası olarak kullanılıyordu. 1974 sonrasında müze ihtiyacının ortaya çıkmasıyla birlikte restore edilerek, 1979 yılında müze olarak hizmet vermeye başladı. Yıllardır hem mimari dokusunu koruyor hem de Kıbrıs’ın kültürel belleğini yaşatıyor. İki ana bölümden oluşan müzenin, giriş katında adanın doğal yaşamına dair koleksiyon yer alırken, üst katında ise bölgedeki arkeolojik kazılarından çıkarılan tarihi eserler sergileniyor. Kronolojik olarak düzenlenen sergi alanıyla, ziyaretçilerin farklı dönemleri bir bütün içinde değerlendirmesi sağlanıyor” dedi.

 

TAHNİT KOLEKSİYONU VE JEOLOJİK İZLER

Müzenin alt katında bulunan Doğa Tarihi Bölümü’nün, Kıbrıs’ın ekosistemi ve jeolojik yapısını yansıtan önemli bir koleksiyona sahip olduğunu aktaran Ziba, şu bilgileri paylaştı:

“Kurutulmuş ve doldurulmuş hayvan koleksiyonundan oluşan bu bölümde, Kıbrıs’ta görülen yerli ve göçmen kuş çeşitleri, yılanlar, böcekler, Akdeniz’de yaşayan balık türleri, caretta caretta kaplumbağalar, deniz canlıları, tilki, kuzu gibi hayvanlar eğitici amaçlar için teşhir ediliyor. Flamingo, pelikan ve bölgeye özgü yırtıcı kuşların yer aldığı koleksiyonun örnekleri de bu alanda sergileniyor.”

 

KAZILARDAN ÇIKAN TARİH ÜST KATTA

Müzenin üst katındaki Arkeoloji Bölümü’nün ise Güzelyurt bölgesinin yanı sıra Kıbrıs’ın farklı noktalarından getirilen eserlerin sergilendiğini belirten Ziba, “Soli Antik Kenti kazılarından çıkarılan eserler koleksiyonun önemli bir bölümünü oluşturuyor. Neolitik Çağ’dan başlayarak Tunç Çağı, Geometrik, Arkaik, Klasik, Hellenistik, Roma ve Bizans dönemlerine uzanan eserler kronolojik sırayla sergileniyor. Bronz Çağı’nın önemli yerleşimlerinden Tumba Tou Skuru yerleşiminden elde edilen buluntular da özel bölümlerde ziyaretçilere sunuluyor. Serginin en nadide parçaları arasında ise Soli Antik Kenti kazılarında gün ışığına çıkarılan ve zarafetiyle büyüleyen "Soli’nin Altın Yaprakları", Salamis yakınlarında bulunan Roma dönemine ait mermer Efes Artemis Heykeli ve MS. II. yüzyılla tarihlenen iki geyik heykeli yer alıyor. Avlusunda farklı dönemlere ait eserlerin teşhir edildiği müzenin odalarında da ağırlıklı olarak seramik kaplar, mutfak eşyaları, toprak heykelcikler ve günlük kullanım eşyaları sergileniyor. Farklı dönemlerin zanaat anlayışını gözler önüne seren bu eserlerin yanı sıra bölgedeki antik mezarlardan çıkarılan takılar, süs eşyaları ve pişmiş toprak figürinler de o dönemin ölü gömme gelenekleri ve sosyal hiyerarşisi hakkında bilgi veriyor” ifadelerini kullandı.

 

KÜLTÜREL VERİLERİN KORUNMASI

Müzenin yalnızca sergi alanı olarak hizmet vermediğine dikkat çeken Ziba sözlerini şöyle noktaladı: “Güzelyurt Arkeoloji ve Doğa Müzesi bilimsel araştırmalar açısından da önemli bir kaynak oluşturuyor. Eski Eserler ve Müzeler Dairesi bünyesinde faaliyetlerini sürdüren müzemiz, bölgenin turizm hareketliliğine katkı sağlarken aynı zamanda adanın tarihsel birikimini ve doğal zenginliğini koruma altındaki koleksiyonlarla gelecek kuşaklara aktarmayı sürdürüyor. Aziz Mamas Kilisesi ile birlikte bu yerleşke, Güzelyurt’un kültür turizmindeki en önemli duraklarından biri olarak ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor. Müzemizin zengin koleksiyonuyla birlikte Kuzey Kıbrıs’ın kültürel mirasını keşfetmek isteyen herkesi adamıza davet ediyoruz.”

 

Fulya OMAÇ / Güzelyurt - KKTC

Günün Diğer Haberleri