Advert
Mutlu TUNCER
Mutlu TUNCER
Giriş Tarihi : 20-02-2020 20:51

BURAK OĞUZ YALANA SARILDI!

Evet… Bir belediye başkanının, FETÖ gibi kanlı bir terör örgütü ile ilişkide olduğu gerekçesi ile tutuklanması acı bir şey. Burak Oğuz’un yaşadığı sıkıntıyı anlamak mümkün…  Ama bütün bunlar; ortaya çıkanlar, çıkmayanlar, konuşulanlar, konuşulmayanlar Burak Oğuz’dan başkasının sorumluluğunda olamaz.

Burak Oğuz; savcılıkta verdiği ifadede, benim alacağım nedeniyle kendisini sıkıştırdığımı söyledi. Mahkemede ise, neredeyse “Bana şantaj yaptı” demeye varacak ifadeler kullandı. Benim URİT Müdürlüğünü istediğim yalanını ortaya attı…  Oysa seçimlerin ardından benimle çalışmak istediğini ve beni baş danışmanı yaptığını deklare etmişti. Basının, Urla’nın hemen hepsi şahit… Yani URİT Müdürlüğü’nü niye isteyeyim?

Tutun ki; istemiş olayım… “Ben sana inanılmaz katkılar verdim. Ben URİT Müdürü olmalıyım” dedim…  Eeee? URİT Müdürü yapılmadım diye, Burak Oğuz’a kumpas mı kurdum? FETÖ ile ilişkilerini ortaya koyan sahte belgeler mi yaptım? Şikâyet mi ettim?

Unutulan şey; benim bir gazeteci olmam…

1989 yılından bu yana FETÖ örgütü ile amansız bir mücadeleye imza atmış olmam.  Ben Burak Oğuz’un FETÖ ile bağlantısını bulabilseydim, direkt olarak savcılığa giderdim.

Ben belgelerle konuşan, her belgeye itibar etmeyen, ancak doğruluğundan emin olduğum belgeleri ortaya koyan bir gazeteciyim. Yeni Asır ve Sabah Gazetesi’nin arşivlerinde, gazete içinde yaptığımız haberlerin sayfaları duruyor!  Önümüze çuvalla konan paraları nasıl reddettiğimizin hikayeleri o sayfalarda var!

Belediye’de Mayıs ayının ilk haftasına kadar Danışman sıfatı ile “Bedava” çalıştırıldığımı bilmeyen var mı?  Hak ettiğim parayı, seçim dönemi verdiğim hizmetlerin bedelini ödemediğini bilmeyen var mı?

Kendisini “Salak” yerine koydurmak, bir gazetecinin yapacağı iş değildir!

Burak Oğuz ile yollarımı kendisini benim FETÖ ilişkilerini yazdığım adamların ziyaretinden sonra bitirdim.  Bu adamlardan birisi Mesut Sancak isimli yap-satçının danışmanıydı.

Sosyal medyadan “Dostlarım ziyaretime gelmiş” diye yayınlaması benim için Burak Oğuz’un bitmesi noktasıydı…

Oğuz, bu kişilerin sadece beni kötülediklerini söylemişti…

Birçok hukuk skandallarının FETÖ tarzı kumpaslar ile beni yok etmeye çalışanlarla dost olması benimle dostluğuna engeldi.  

Burak Oğuz, kendisini tehdit ettiğimi söylüyor! Nasıl ve niçin?

Paramı vermeyip beni aldattığı için savcılığa Mayıs ayında suç duyurusunda bulunmuşum… Savcılık, takipsizlik kararı vererek “Bu hukuk davası yolu ile aşılmalı” demiş.  Alacak davası açmışım.

Ben aldatıldığımı, yaşadıklarımı kamuoyu ile paylaşmışım.  “Şehr-i Emin denilen bir kişinin bu işleri yapmaması gerektiğini” yazıp çizmişim… Mayıs ayından sonra da kendisi ile hiçbir bağlantım, görüşmem olmamış. Sadece bazı insanlar araya girip, “Haksızlık yapıyorsun, parasını öde” demiş…

Şimdi mahkemede benim kendisine şantaj yaptığımı iddia ediyor. Bu konuda savcılığa şikâyette bulundum. 

Ancak görülen mahkemenin konusu bunlar değil! Burak Oğuz, birileri tarafından yönlendirilmiş. O kişilerin kim olduğunu iyi biliyorum. Gerekli şikayetleri onlar hakkında da yaptım.

17. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen dava, benim bir haberimle açıldı. Bu haber, Mayıs ayından beri hiç görüşmediğim Burak Oğuz’a aslında bir iyilikti… Kendisine şantaj yapıldığı algısı yaratan bir söylenti vardı. Neydi o söylenti?

Kendisinde Burak Oğuz’un FETÖcü olduğunu ispatlayan belgeler olduğunu söyleyen bir şahıs, belediyeden büyük bir organizasyonu istiyordu. Yani başkana şantaj yapılıyor algısı vardı. Ben bunu yazdım, başkana şantaj yapılıyorsa, bu baskıdan kurtarılması gerektiğini anlattım. Haberde ayrıca, eğer bu şahısta belge ve bilgi gerçekten varsa, yetkili makamlara bunların ulaşması gerektiğinin altını çiziyordum.

Hepsi bu!

Savcılar harekete geçti… Soruşturma başlattılar. Beni tanık olarak çağırdılar. İfademde “Ben Burak Oğuz’un FETÖ ile bağlantısı olup olmadığını bilmiyorum. Bir video elden ele dolaşıyor. Bir arkadaş bu videoları seyrettiriyor. O şahıs başkandan büyük bir organizasyonu alacağını söylüyor” açıklamasını yaptım.

Bu soruşturma açıldıktan sonra, Urla’nın sevilen şahsiyetlerinden Gıyasettin Dündar, araya girip, Burak Oğuz’un benim seçim dönemi ve sonrasında belediyede verdiğim hizmetler karşılığında ödeme yapmak istediğini söyleyip, alacak davasından vazgeçmemi istedi. Aralık ayının sonuna doğru bana listelediğim alacağımın küçük bir bölümünü ödedi. Davadan vazgeçtim. Kendisinden de yazı aldım. "Bu para seçim çalışmalarının masrafları ve emekleri için verilmiştir” diye yazıp hem şahitlere hem de kendisine imzalattım.

Bunların Burak Oğuz’un FETÖ ilişkileri ile ne ilgisi var?

Yeni Asır, Ege’de Sonsöz başta olmak üzere bazıları FETÖ Davasını, şantaj davasına dönüştürmeye çalışıp sulandırıyorlar. Dediğim gibi, bu da FETÖ tarzı bir suç uydurma girişimidir.

Peki, kendisine şantaj yapılan bir belediye başkanının ne yapması gerekirdi?

Bana ne konuda olursa olsun şantaj yapmaya kalkışanı, anında yakalatırım. Polisle iş birliği yaparım, paraları hazırlarım. Numaralarını alırım. Buluşurum, parayı verir ve adamı yakalatırım.

Burak Oğuz neden böyle bir girişim yapmamış? Neden beni şikâyet etmemiş?

Neyse, bunları yazıyorum ki; millet bilsin…

Bu dava FETÖ ilişkileri davasıdır.

Sorumlusu da bizzat kendisidir!

Birileri(!)nin talimatıyla karalama yoluna gitmekten çok, kendisini savunması bence Burak Oğuz’un seçeceği en doğru yoldur!

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Trabzonspor2653
  • 2Başakşehir FK2653
  • 3Galatasaray2650
  • 4Sivasspor2649
  • 5Beşiktaş2644
  • 6Alanyaspor2643
  • 7Fenerbahçe2640
  • 8Göztepe2637
  • 9Gaziantep FK2632
  • 10Denizlispor2631
  • 11Antalyaspor2630
  • 12Gençlerbirliği2628
  • 13Kasımpaşa2626
  • 14Konyaspor2626
  • 15Yeni Malatyaspor2625
  • 16Çaykur Rizespor2625
  • 17MKE Ankaragücü2623
  • 18Kayserispor2622
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
İnternet sitemizin yeni tasarımını beğendiniz mi?
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA