Advert
Mutlu TUNCER
Mutlu TUNCER
Giriş Tarihi : 13-02-2020 17:46

İSRAFI MI TERCİH EDERSİNİZ?

Urla Belediyesi borç batağında…

Bırakın binleri, on binleri, bir liranın hesabını yapmak durumunda. Duyumlarıma göre borç miktarı 170 milyon mertebesinde. Borcun yine duyumlarıma göre 130 milyonluk bölümü geçmiş dönemden devir…

Böyle bir belediye, azami tasarruf etmek durumundadır ki; bu bile düze çıkmaya yetmez.

İki – üç gündür belediyenin fotoğraf sanat evini kapatması kararı acımasız bir düşünce tarzı ile eleştiriliyor. Elde edilen veriler gösteriyor ki; Urla halkının cebinden yılda 200 bin lira para bu sanat evine harcanıyor. Elektrik, su, personel, ikram, vb. masrafları ortaya koyuyor ki; atılan taş kuştan çok uzakta.

Ayda ortalama 50- 60 kişinin ziyaret ettiği, geri kalan günlerde birilerinin vakit geçirme yeri olarak kullandığı binaya belediye Urla halkının parasını niye döksün?

Sanat elbette değerli bir kavram. Ancak başkalarına zarar açarak yapılan sanat, sanat değil israftır. Elbette her girişimde olduğu gibi sanatsal faaliyetlerden de gerek maddi gerek kültürel, sosyal getiriler beklenir. Fotoğraf evinin getirisi neydi?

Burada fotoğraf sergileri açılıyor. Ticari bir amaç var, çünkü eserler satılıyor. Sergiyi açan elini taşın altına koyuyor mu, masraflara katılıyor mu? Hayır.

Tüm külfeti bir kurumun üzerine yükleyip, sergi açmak gibi bir eylem dünyanın hiçbir yerinde yok.

Kapatma kararını eleştirirken “sanata darbe” gibi söylemlere başvuranlar bence büyük haksızlık ediyorlar. Urla’nın salonu çok. Kültür merkezi, tamirhane binası tahmin ediyorum ki sanatçılara açıktır. Kendine güvenen… Sanatına güvenen… Elini taşın altına koymayı bilen… Masrafını karşılayıp sergi açabilir. Bu hem kaliteyi arttırır, sanatçıyı daha elit eserler vermeye zorlar hem de serginin değerini arttırır.  

Bir önerim var. Sanıyorum belediye bu binayı ihale ile kiraya verecek. Fotoğraf sanatçıları burayı kiralasın, işletsin, güzel sergiler açsın. Fotoğraflarını satsın, ayakta kalmayı başarsın.

*-*-*

“FETÖ’NÜN Siyasi Ayağı” tartışmaları

Türkiye FETÖ’nün siyasi ayağı tartışmaları ile gündem dolduruyor.  Ne yazık ki Türkiye’de Fethullah Gülen ile ilişkisi olmayan siyasi iktidar yok. Bülent Ecevit’ten, Süleyman Demirel’den, Necmettin Erbakan’dan, Tansu Çiller’den tutun da 1980 cuntasına kadar bu tarikata herkes destek vermiştir.  Tabii AK Parti de aleni olarak bu geleneği abartarak sürdürmüştür. Burada önemli olan bu kanlı örgütün Türkiye Cumhuriyeti için ne kötü niyetler beslediğini anlayabilmektir. Evet, AK Parti Fethullah Gülen ile bağlantılıydı ama kendilerine göre koydukları bir milat ile bu birliktelikten vazgeçtiler. Olaya bu açıdan bakarsanız Türkiye’nin Fethullah Gülen’i düşman ilan eden tek iktidarının da AK Parti olduğunu görürsünüz. Her siyasi partiye virüs gibi yayılan FETÖ örgütüyle mücadelede büyük sıkıntılar yaşandığı ortada. Yani sızmalar o kadar büyümüş ki; bu örgütten Türkiye Cumhuriyeti’nin kurtulması çok kolay olmayacak. Demem o ki; muhalefetin de FETÖ ile mücadele konusunda popülist söylemler yerine iktidarla beraber aklı başında bir mücadele sürdürmesi gerekir.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
İnternet sitemizin yeni tasarımını beğendiniz mi?
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA