DONALD TRUMP'ın TEHDİDİNE SERT TEPKİYMİŞ, BEKLE GÖR..!


Bu makale 2019-11-14 17:16:35 eklenmiş ve 68 kez görüntülenmiştir.
ATİLA GÖRDÜK

 

Sayın Yurttaşlar,

Anadolu insanının ilginç bir tepkisi vardır,''du bakalııı, n'olcek şinci'' diye. Bundan 4-4,5 yıl öncesinde Amerika'da başkanlık seçimleri yapıldı. Bizde ki gibi çok partili düzenleri yok. (İleride ki yazılarımda bu konuyu gündeme alacağım.) Cumhuriyetçiler ve Demokratlar olarak iki parti seçimlere katılırlar. Cumhuriyetçi Parti'nin başkan adayı Donald Trump idi. Demokratların adayı ise bir önce ki başkanın eşi, eski dış işleri bakanı Hilary Clinton'dı. Seçim öncesi yarışta seçmenlere vaatlerini sıralıyorlardı. Trump seçmenlerine şöyle sesleniyordu: bana oy verip seçerseniz İsrail'in başkentini Kudüs yapacağım. Hillary Clinton ise :38 milyar dolar İsrail'e yardım yapacağım diyerek sesleniyordu.

O günlerde Demokrat Urla Gazetesinde ki Gördükçe köşemde her iki başkan adayının da farklı olmadığını, öncelikli amaçlarının İsrail'in güvenliğinin sağlanarak varlığına devam etmek olduğunu yazmıştım. Olayların devamında Mavi Marmara faciası yaşanmış, on yurttaşımız İsrail askerlerince kurşunlanarak öldürülmüşlerdir. Bu durum karşısında da hükümetimiz sert yanıt vereceği yerde susarak ''du bakalii, n'olcek'' demişti

İlerleyen tarihte ise ne oldu?

Trump seçimleri kazandı ve sözünü tuttu, İsrail’in başkenti Kudüs olmasını sağladı. Tüm bu olup bitenler karşısında dünyadan birkaç cılız tepki dışında kimseden ses seda çıkmadı.

Koskoca Arap alemi kuyruğu kıstırıp olan biteni yuttular. Oysa ki baş düşmanlarının dostu ABD, onların da en büyük dostuydu. Üstelik milyarlarca dolarlık ticari ilişkileri ve samimi ilişkileri vardı. İslam Konferansı Örgütü'nden tık ses yok, Arap Birliği Örgütü'nden tık ses yok. Nerede bu Müslümanlar, nerede bu Araplar? İsrail’e ve ABD'ye hiç ses çıkaramayan Arap ve Müslüman alemi söz konusu Türkiye olunca ortalığı ayağa kaldırarak, Türkiye’nin can düşmanları ile ittifak kurmakta hiçbir beis görmemektedirler.

Kıbrıs konusunda, PKK-PYD yapılanmalarında, sınırlarımızın güvence altına alınması için yapılan harekatlarda takındıkları tavırlarla gerçek yüzlerini belli etmişlerdir hep.

Ortadoğu'da gerçekleştirdiği insanlık dışı saldırıları hoşgörü ile karşılanan İsrail'in kuruluşuna en büyük tepkiyi büyük önder Atatürk vermiştir. Antakya'nın anavatana kazandırılması mücadelesi aynı dönemlere denk gelen İsrail'in kuruluş çalışmalarının haberini alan ulu önder Atatürk ''biz şimdi daha güçlüyüz, o kutsal Filistin topraklarında İsrail Devleti'nin kurulmasına asla izin vermeyiz'' diyerek İsrail'in kurulmasını engelliyor.10 Kasım 1938'de yaşamını yitirmesinden kısa süre sonra başlayan II. Dünya Savaşı sonrası değişen koşulların ve liderlerin anlaşması sonucunda Filistin'de temeli atılan İsrail'in kuruluşu 1948'de gerçekleştirildi. İşte size liderlik nedir, en güzel örneği..!

Atatürk'ün gösterdiği tepki ile bugün ki siyasilerin belirsizlik dolu söylem ve tavırlarını karşılaştıralım. Oyun kurucu iddiasında ki bugünün siyasilerin sahada ve masada yaptıklarının karşı tarafı ne kadar etkilediğini sizler varın düşünün..! Ülkemizin geleceğini doğrudan etkileyecek olan hiçbir girişimi tam anlamıyla başaramıyoruz. Çünkü tam bağımsızlık ilkesinden çok uzak bir ülkeyiz. Şantajlara boyun eğerek, bir önce ki konumumuzu yitirmemeye çalışıyoruz. Onu yitirdiğimizden bu yana ülkeyi yönetenlerin gidip sığındıkları ülkeler bizim geleceğimizi karartan ülkelerdir. Ekonomik, siyasi ve kültürel olarak egemenliğimizi yitirdiğimiz için kaostan çıkamıyoruz.

Bugünün dış siyasetini belirleyenler ABD'ye alternatif olarak Rusya-Çin ikilisinin üzerine oynayarak ABD baskısından kurtulma oyunlarını denemektedirler. Çarlık Rusya'sı idealisti Rusya'ya yamanarak ABD'den kurtulunmaz. Ya nasıl kurtulunur? Kendi bağımsızlığına sahip çıkılarak kurtulunur. Tam bağımsızlığın tadını bilmeyenlere bunu anlatmanın olanağı yoktur. Uşak ruhlulara değil, ulusumuzun genç bireylerine geçmişimizden anımsatmalar yapmak gerekli.1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'nın sonucunda Kars, Erzurum, Erzincan, Elâzığ tam 40 yıl Çarlık Rusya'sının işgalinde kaldı. Rusya'da 1917'de Sovyet Devrimi ile Çarlık rejimi sona erdi. Lenin tarafından SSCB kuruldu. Genç Türkiye'nin ilk anlaşmalarından birisi olan Batum anlaşması ile Doğu Anadolu'nun tekrar Türkiye'ye verilmesi ile sonuçlandı. Liderlik işte budur. Hakkın olanı almak için sonuna kadar savaşmaktır liderlik. Yoksa elindekini de şantajlara boyun eğerek düşmanına teslim etmek değildir.

Sağlıcakla kalın

Atila GÖRDÜK

iletişim :0,546,678 86 78  


Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Pencere Haberin Yeni Tasarımını Beğendiniz mi?
Hayır
Evet
 Pencere Haber | Gündeme Açılan Pencere
© Copyright 2014 Pencere Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site Toprak Yapım Web Hizmetler alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA