Kendi Tarihleri Katliamlarla Dolu


Bu makale 2019-11-08 19:44:58 eklenmiş ve 352 kez görüntülenmiştir.
Aliye BOZKURT

 

ABD temsilciler meclisinde oy çokluğu ile kabul edilen soykırım yalanı yine kasıtlı olarak gündeme getirildi. Oysa kendi ülkelerinin hem günümüzde hem de tarihte katliamlarla dolu bir geçmişi vardır.

Temcit pilâvı gibi dönüp dolaşıp hep bunu gündeme getiriyorlar ama katliamların daniskası, her türlüsü kendilerindedir. Önce kendi yaptıklarına, işgal ettikleri ülkelere, döktükleri kanlara, soykırımlara baksınlar.

Bir başlarsak anlatmaya bitmek bilmez, Kızılderililere yaptıklarınızı anlatın meselâ, oradan başlayıp, diğer bütün ülkelerdeki yediğiniz naneleri, soykırımları anlatın, bilinmiyor sanmayın hepsini tekrar hatırlatmak sizleri azıcık utandırır mı, yaptıklarınızın tarihte de günümüzde de yenilir yutulur tarafı yokken bu kadar arsızca ülkemizi suçlayabilmenize ve olayları saptırmanıza pes doğrusu, soykırım ancak sizin gibi hainlerle kol kola olan Emperyalist vampirlerin işidir, hep birlik olup kan dökmeye dönük, çocuk bebek demeden katliamlar yapmak sizlerin uzmanlık alanıdır. Kan-Su-Petrol üçgeninde Bermuda şeytan üçgeni misali olan uyguladığınız bütün kirli hain oyunlarınızı oylamalısınız önce meclisinizde.

Sadece geçmiş tarihte değil günümüzde bile bazı ülkelerde devam eden yaptıklarınız soykırımlar, kan döktükleriniz yerler var, işgaller ve sömürüleriniz dünyanın dört bir yanında devam ediyor, bari utanıp arsızca ülkemizi olmayan bir şey üzerinden suçlamasınlar.

Tarihi bilmediklerinden değil ki, bu haince maksatlı kasıtlı saptırmaları bıktırdı ”Açalım bütün tarihin arşivlerini karşılıklı” denince tıs çıkaramayanların aslında amaçları çok farklı da ondan yapıyorlar.

27 Mayıs 1915 de yapılan Ermeni Tehciri'nin tarihi ile, Osmanlı devletinin savaşa girdiği 1 kasım 1914 tarihi arasında 6 aylık bir zaman farkı var,soykırım yapmayı düşünse neden savaş zamanında yapmaz da beklerdi, savaş sırasında yapardı, o dönemlerde, Hınçak ve Taşnak örgütlerinin halka yaptığı zalimliklerden zulümlerden, kadın çocuk demedikleri kıyımlardan, masum insanlara yaptıkları toplu ölümlerden, toplu mezarlara gömülenlerden, oradaki insanlarımıza yapılanlardan hiç bahsedilmezken, olayları maksatlı olarak saptırarak, tarihi kayıtları, arşivleri hiçe sayarak haince velvele etmeleri çok manidar değimlidir?..

ABD başkanı Wilson 1919 yılında genel kurmay başkanı olan James Harbord ile heyetini gönderip oradaki incelemelerini yaptırmış ve gelen heyetin de “burada çatışmalar olmuş ama katliam ve soykırım denecek bir şey yapılmamıştır” diye tuttuğu raporları vardır yani orada soykırım yapılmadığının tarihi belgesidir.

Aslında bu olayları kaşımalarının altında,1940'lı yılların ikinci yarısından itibaren dillendirilmeye başlayan Jenosid (soykırım) tanımının günümüzde haince siyasi sebeplerle ülkeler arasındaki bazı şekillendirmelerin yeniden yapılabilmesi amaçlıdır, toprak talebi etmek için, hain emellere dönük kullanılışıdır diyebiliriz, asıl amaçları budur ,zaten Ermenistan bayrağına dikkatlice bakarsanız (onların deyişiyle Ararat),bizim ülkemiz dağı olan Arafat dağı vardır, böyle bir durumdayken haince amaçlarının olmadığını kim söyleyebilir ki.. Emperyalist ülkelerin şuuraltında yatan işgalci zihniyetin günümüzdeki hortlamalarını görüyoruz, bunun gibi meselelerin de kasıtlı olarak vahşi kapitalizmin elindeki kırbaç haline döndürülüşü de derin anlamlı ve hain maksatlı değil midir?..

Emperyalist zihniyetteki ülkelerin birçoğu işgalci bir yol izleyip, gözlerine kestirdikleri bir çok ülkeyi işgal ederek kan dökmüşlerdir, yani aslında " soykırımın sunturlusunu" yapmışlardır, halen de yapmaktadırlar.

Geçmişteki yaptıklarına, sömürdükleri ülkeleri nasıl birer birer yutup sindirdiklerini, kölelerin ticaretinden tutun da yer altı ve yer üstü kaynaklarına kadar nasıl yağmaladıklarını çok iyi biliyoruz. Günümüzde de ayni değiller mi, yine işgal ettikleri ülkelerin üzerine çöküp insanları öldürerek yağmalamıyorlar mı?...

ABD, İngiltere, Fransa ve diğerleri bütün bu kendi yaptıklarını unutmuşçasına, kendi zalim kıyımlarına bakmadan gelişigüzel taraflı hain emellerine dayalı böylesi kararlar alabiliyorlar. Önce dönüp de kendi geçmişlerinde neler yaptıklarına ve günümüzde neler yaptıklarına, hangi ülkeleri işgal edip, kan gölüne çevirdiklerine, katliamları nasıl yaptıklarına bakmalıdırlar.

Kurtuluş savaşı öncesi yurdumuza gelen işgal güçlerinin vatanımızda ne işleri vardı?.. Yedi düvel bir olup ülkemizi paylaşmamışlar mıydı?

Bizler yurt savunması yapmak onları atabilmek için ulusça ne acılar çekip, mücadeleler verdik. Yıllarca savaş vererek zorla kovaladığımız bu asalak güçlerin o günkü hevesleri kursaklarında kalmış olmalı arada yeniden hain emelleri depreşip, olayları kendi amaçlarına dönük saptırmak işlerine geliyor...

Yedikleri okkalı tokadın kuyruk acısını unutamamış olacaklar ki halâ akılları ve gözleri buralarda, ülkemizde kalmış...

Soykırım, mezalim, işgal nedir merak ediyorlarsa önce kendilerine bakmalıdırlar, Haçlı orduları kurarak yaptıkları savaşları, vahşetleri, insan kıyımlarını unutmasınlar tarih kitaplarını, tarihçilerin bütün yazdığı anlatımlarını, tarihi arşivleri ve diğer bütün belgeleri iyi okumalılar ama işlerine gelmediği için anlamak istemezler.

Balkan savaşlarındaki yapılan soykırımlardan, sürgünlerden başlayıp, günümüze gelene kadar bütün yaptıklarını hatta Kızılderililere yıllarca yapılanların unutulmadan, soylarını tüketmelerinden tutun da vahşi katliamlarla topraklarından etmelerine kadar bütün hepsini hatırlayın, Almanya’daki yapılan cadı avlarını, Fransa’nın Cezayir'de yıllarca yaptığı katliamları ve bütün olayları da hatırlayın, Balkanlardaki 2 milyon Müslümana yapılan soykırımları ve onların sürülmelerini hatırlayın! Bosna’da katledilen masum insanları, dağılan hayatların acı öykülerini de!.. Daha birçok ülkede sizlerin neler yaptığınızı bizler çok iyi biliyoruz, hepsi de acılarla, dramlarla o toplumlara yaptıklarınızdır...İyi tanıyın kendinizi soykırım denen şey kendinizsiniz, yönünüz, hayatınız, bu günkü debdebeli haliniz bile soykırımlarla oluşmuştur.

Afganistan, Pakistan, Irak, Türkmenlere yapılanlar, Suriye ve daha birçok ülkedeki yedikleri naneleri çok yakından izlemiyor muyuz, hangi birini anlatalım bitmek bilmez, bütün bu yapılanların hepsi katliamın ve soykırımın daniskası değil midir?...

Tarihteki Haçlı orduları ile yaptıklarını şimdiki zamanda Ortadoğu bölgesinde, Koalisyon Güçleri adı altında yapmıyorlar mı, söz konusu işgal ve talan olunca ağız birliği, güç birliği yapmıyorlar mı?

Kendi kirli geçmişlerine, günümüzdeki yaptıkları haince uygulamalarına bakmalıdırlar, eğer verilecek bir hesap varsa da önce kendi yaptıklarının hesabını vermelidirler.

Dünya tarihçisi Arnold Toynbee ifadesinde;"Batılılar 200 yıldır Osmanlı İmparatorluğunun mirasını paylaşmak için Türklerin üstüne üstüne gittiler, Viyana’da başlayan bozgundan sonra, Sakarya ırmağında doğrudan Türk'ün kendisiyle karşılaştılar ve korkunç bir ateş duvarına çarparak geriye döndüler, kazanılan bu zaferle dünya tarihindeki dönüm noktasını yaşadı" diyor...Açıkça hınçları o zamanlardan beri vardır ve batılıların 200 yıldır Türkleri parçalamak, yok etmek için her dönemde uyguladıkları yeni sistemlerle, hain metotlarla üzerimizde çeşitli stratejiler denediğini bir anlamda itiraf etmiş oluyor...

Böyle bir suçu işleyecek belki de dünya yüzündeki en son ülke bizim ülkemizdir, dünyada sadece, ”Yurtta sulh, Cihanda sulh” diyebilen tek bir ülkeyiz ve milletiz.

Hainlikleri, haince amaçları bir türlü bitmedi, bitecek gibi de görünmüyor, Demokles’in kılıcı gibi yıllardır bunu işlerine geldiği zamanlarda daima sallamaktan vazgeçemediler.

Sözde bunlar kendilerine dalga geçercesine birde medeniyetmiş, uygarlıkmış vs diyorlar ya pes yani...


Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Pencere Haberin Yeni Tasarımını Beğendiniz mi?
Hayır
Evet
 Pencere Haber | Gündeme Açılan Pencere
© Copyright 2014 Pencere Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site Toprak Yapım Web Hizmetler alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA