GÖRDÜKLERİMİZİ GÖSTERMEK LAZIM…


Bu makale 2019-11-08 19:44:34 eklenmiş ve 37 kez görüntülenmiştir.
Aslı Kavcıoğlu

 

Aile büyüklerimizden neler gördüysek, bizimle beraber gidiyor son noktaya kadar. Bir şeyler yaparken bir anda kendimi anneme, babama veya anneanneme benziyor buluyorum. Tıpkı onların bir zamanlar yaptıklarının aynısını yapıyorum. Ya da gördüklerimden, öğrendiklerimden vazgeçemiyorum.

Çocukluk anılarımdan bahsettiğim yazılarımdan aklınızda kalmıştır belki. Okul çağıma gelmeden çok öncesinden itibaren, her yaz Anneannemlerle beraber, bağ evlerinde kalmaya giderdim. Neredeyse bütün yaz mevsiminin tamamını orada, beni bol bol şımartan insanlarla geçirirdim. Orada dokunulmazlığım vardı ve her istediğim yerine getiriliyordu çünkü. Her çocuğun isteyip de bulamadığı şey. Tabi ki dönmem evime. Paşalar gibi bir elim yağda, öbür elim balda keyfim gıcırında hayat bana güzel modunda geçiyordu günlerim.

Çocukluğumdan beri merakla aile bireylerimi izler dururum. Kim hangi işi nasıl yapıyor? Yapılan işin püf noktası nedir? Neden böyle yapmamız gerekiyor? Gibi her işe burnumu sokar, bitmek tükenmek bilmeyen sorularımla da etrafımdakileri bayardım. Hala daha püf noktaları öğrenme ilgim devam ediyor. E ne demişler, “huylu huyundan vazgeçmez”.

Dedemi izlerdim arkasında ki gölgesi gibi. Ne iş yaparsa, nasıl yaptığını görmek için. Şimdilerde bütün o gözlemlerin o kadar çok işime yarıyor ki anlatamam size. Çocukken hafızaya aldığım bütün notlar, teker teker ortaya çıkıyor gerek duyduğumda. Aynı dedem gibi bitki fidanı dikiyorum. Ağaçları sularken, dedemin anlattığı gibi suluyorum. Çok küçük olmama rağmen, merakla seyrederken tam anlamıyla öğrenmem adına bazı işleri yapmama izin veriyorlardı. Boyumun erişebildiklerini tabi. Onlar bana pratik oldu.

Anneannem çok güzel yemekler yapardı. İştahsız bir çocuk olmama rağmen, O’nun yaptığı yemekleri, yemelere doyamıyordum. Bir börekler yapardı ki, sormayın lezzetini. O kadar ağır işin gücün içinde, iki dakikada koca tepsi böreği yapıverirdi. Sabırsızlıkla beklerdim pişmesini şeytan fırınının başında. Tepsi sofraya konur, börekler kesilir ve ağzımız yana yana soğumasını beklemeden yarışır gibi mideye indirirdik. Aman ne keyifliydi.

Her börek yapışında Anneannemi hayranlıkla izlerdim. Yoğurduğu yumuşacık hamuru öyle bir açardı ki elleriyle, tül kadar ince olurdu yufkaların her biri. Pişince çıtır çıtır olan börek katlarından bir tanesini tuttuğunuzda, arkasını görebiliyordunuz. Mayamızda var ya, ben de börek yapmayı ve yemeği çok seviyorum. Hiç üşenmeden kalkıp börek açabiliyorum. Geçen günlerden birinde yine burnumda börek tütmeye başladı. Düşündüm, yaklaşık iki aydır yapmamışım. Hemen hazırlığımı yaptım ve başladım hamurumu yoğurmaya. Böreği yaparken bir an durdum ve düşündüm. Aynı anneannemin yaptıklarını yapıyordum. Onun gibi oklava kullanmadan, ellerimi yumruk yaparak havada açıyorum yufkamı. Demek ki insanoğlu aile alışkanlıklarını, ölesiye kadar taşıyor. Aileden gördüklerimizi bir sonraki kuşağımıza aktarmakla görevliyiz.

Bir yandan börek yapıyor, bir yandan da düşünmeye devam ediyordum. Benim kuşağım ve benden önceki kuşağın çok iyi bildiği şambalici Baki Amcayı. Her gün öğlen saat iki sularında, koskocam bir tepsi şambali tatlısıyla, köprü başı Camiinin önünde dururdu. Gelip geçen ama birer parça, ama eve götürmek üzere daha çok alırlardı. Çok tatlı seven biri olmasam da Baki amcanın yaptığı tatlının tadına doyum olmazdı. Hayatımda hiç bu kadar lezzetli şambali daha yemedim. Baki amca rahmetli olduktan sonra, ailesinden hiç kimse bu işi devam ettirmedi. Bir iki sorduğumuzda da tarifini dahi bilmediklerini öğrendim. Benim gibi meraklı mı değillerdi, yoksa Baki amca çok titiz bir insan olduğu için hep kendisi tek başına mı yaptı tatlısını bilemiyorum. Baki amca ile birlikte o leziz tatlıda ortadan kayboldu gitti. Nurlar içinde olsun.

Ben unutmak, unutturmak istemiyorum ailen gelen alışkanlıklarımızı. Yemek kültürümüz olsun, iş yapma tarzımız olsun, hangisi olursa olsun, sonraki neslime aktarmak isterim. Hala daha Anneannemin mutfağından, Babaannemin mutfağından kendi mutfağıma aktardığım birçok tarifi uyguluyorum. Ben bu bayrağı taşıyorum, umarım sonraki neslime emanet edebilirim.

Sağlıklı ve huzurlu haftalar dilerim.


Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Pencere Haberin Yeni Tasarımını Beğendiniz mi?
Hayır
Evet
 Pencere Haber | Gündeme Açılan Pencere
© Copyright 2014 Pencere Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site Toprak Yapım Web Hizmetler alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA