PERDE VE AYNA


Bu makale 2019-11-08 19:44:12 eklenmiş ve 179 kez görüntülenmiştir.
Doç. Dr. Levent Tuğrul

 

İyi ki evlerimiz var da perdenin ne olduğunu anlayabiliyoruz. Aksi halde, “görmeyi olanaksızlaştıran bir tür engel” deyip geçecektik tanımlarken, neyi engellediğini ve nedenlerini düşünmeden. Evler çoğumuz için hala özel yaşam alanımız olduğundan, görülmemek için olduğu kadar, bazen de görmemek için perdeleri kapattığımızı çok iyi biliyoruz; tıpkı gözlerimizi de kapattığımız gibi. Çünkü bazı şeyleri görebilmek, ışığın ötesinde cesaret, yiğitlik gerektirir. Görmemeyi seçmek, görüp de bir şeyler yapmak zorunda kalmaktan daha keyiflidir.

Keyfimizi kaçırmamak için kişisel, ya da toplumsal ilişkilerimizde, “dış dünya” ile aramıza gerdiğimiz “camdan perdeler” de aynı işlevdedir. Kendileri belli belirsizdir, ama arkasındaki her şeyi gizler. Sosyoloji ve siyasette iyi bilinen bir deyimdir “cam perde”. Doğu batı, kuzey güney, Avrupa Asya, Avrupa Afrika ve ABD ile tüm dünya arasında yıllardır, asırlardır vardır bu cam perdeler. Üç maymunu oynamanın uzaktaki ilk adımıdır. Gerçeklerin görünmek, bilinmek gibi kötü bir huyları vardır. Onlar üstümüze doğru yaklaştıkça çaresizce kapatırız bazen ellerimizle gözlerimizi, kulaklarımızı. Tıpkı raylarda durmuş, üstümüze doğru gelen treni yok saymaya çalışmak gibi bir şey. Oysa ki onu ne denli yok saymaya çalışırsak çalışalım, perde gelişini engellemez ve gerçek eninde sonunda bize dokunacaktır. Bunu anlamayan tek canlı türü de her halde Deve Kuşları oluyor.

Tüm dünya ile iletişimin cebimizde dolaştığı günümüzde tepkisizliğe hiç kimse aldanmaz aslında. O sessizlik, tercih edilen, ya da mecbur kalınan bir “onayın” post modern tezahüründen başka bir şey değildir. Biz öyledir sansak da hiçbirimiz için “mazeret” oluşturmaz. Bu yüzden, eski yaşam modellerimizden anımsadığımız şekilde, gördüklerimizi takdir, ya da eleştirme sorumluluğunu hala taşımaktayız hem yaşam paydaşımız bireylere hem de topluma karşı.

Bu noktada rahat olmak gerekiyor bence. Çünkü hiçbir şeyi ne her şeyiyle ret etmek ne de tümden kabul etmek zorundayız. Bu tür davranışlar “takım oyunu” sanılsa da yaşam artık bir “hipodrom, ya da arena” değil. Olsa olsa tenise, pinpon oynamaya benzetilebilir; yani oldukça kişiselleşmiştir. “Bizim takım ne yapsa yeridir!” demek devri geçti. Esas olan topu masada tutup, oyunda düşmemeyi başarmak. Tüm dünyada ortak bazı davranış (oyun) kuralları, ilkeleri geçerliyken takımımıza can verecek denli bağlı olsak da, kendi kurallarımıza göre oynayamayız. Tezat gibi duruyor, ama değil. “Bir taraftan bireyselleşip, diğer taraftan neden küresel ortak davranışları dikkate alalım ki?” sorusunun yanıtı açıktır: Yerel takımların küresel kuralları kabul etmeden dünya ligine katılması olanaksızdır da ondan.

Ardında karanlık olan her cam perde, ışığı ve görüntüyü yansıtır, ki buna zaten ayna denir. Evimizin perdeleri açıkken, karanlıkta, dışarıdaki aydınlık dünyayı fark edilmeden izleyebiliriz. Dışarıdan bakan, camımızda ancak kendini görecektir ve o aydınlık dünyanın aynamızdaki yansımasını. Bizim karanlığımızı fark edemez. Tersine dışarısı karanlıkken de içeride ışıkla oturuyorsak, cama baktığımızda kendimizi ve evimizin içini görüyoruz. Dışarıdaki karanlığın neler gizlediğinden de habersiz kalıyoruz ve dünyayı da kendi evimiz kadar aydınlık sanıyoruz.

Bunlar hep simgesel kalan anlatımlar. Kısacası içimizdeki aydınlık ne kadarsa, dışarıdaki de ancak o kadar olabilir. Bunu saklamadan toplumla paylaşmak gerekiyor. Çünkü toplumlar da ancak aydın bireylerinin çokluğu ile karanlıktan kurtulabiliyor. Perdelerimizi örtüp, dış dünyaya ayna tutmakla kendimizi karanlıktan uzak tutsak da bu yeterli değil. Hangi görüşte olursak olalım, gerçekleri birlikte aramalıyız. Doğruları birlikte bulmalıyız. Birbirimize de öncelikle birey olarak saygı duyma zorunluluğumuz var.

Çünkü aslında aramızda takım karşılaşmaları yok, biz, hepimiz zaten bir takımız.


Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Pencere Haberin Yeni Tasarımını Beğendiniz mi?
Hayır
Evet
 Pencere Haber | Gündeme Açılan Pencere
© Copyright 2014 Pencere Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site Toprak Yapım Web Hizmetler alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA