Sözde Ermeni Soykırımını Tanıyan AMERİKA’NIN KIZILDERİLİLERE, FRANSA’NIN CEZAYİRLİLERE, ALMANYA’NIN YAHUDİLERE YAPTIKLARI SOYKIRIMLARI BİZ DE TANIYALIM.


Bu makale 2019-11-08 19:43:36 eklenmiş ve 77 kez görüntülenmiştir.
Hulusi ŞENEL

 

Sevgili okuyucular,

Zaman zaman siyasi konularda yazdığım yazılarda siyasetin bir bilim olduğunu tekrarlarım hep. Çünkü, siyaset bilimi, belli bir toplumda çatışma halinde olan çıkarların uzlaştırılması faaliyetidir.  Siyaset ise her şeyden önce bir yönetme sanatıdır.

 

Ne yazık ki, bunları kavramaktan aciz bazı siyasiler, bir takım çıkarlar peşinde koşarak uluslar arası barışı bozmaktalar. Bunun örneklerini Fransa’da, Almanya’da, Belçika’da ve son olarak Amerika’da gördük. Amerika gibi bir ülkenin  sözde  Ermeni soykırımı yalanını,  milyonlarca Kızılderiliye yaptıkları soykırımı/katliamları unutarak tanıması tam bir şarlatanlık oldu.

 

Ülkelerinde hatta diğer ülkelerde de parazit olarak yaşayan bir avuç Ermeniyi memnun etmek, oyunu alabilmek için gerçekliği ispatlanmamış sözde  soykırım yalanını gerçek gibi kabullenen aciz ve bir takım çıkarlar peşinde koşan siyasilerin Türkiye gibi bir ülke ile olan  siyasi, ticari ve askeri gibi ilişkilerine ne kadar zarar verdiklerinin bilincinde bile değiller.

 

Sözde Ermeni soykırımını bilinçsizce tanıyan ülkelerin tarihleri incelenmeli; örneğin Amerikan Kızılderililere, Fransanın Cezayirlilere, Almanyanın Yahudilere, Ermenilerin daha dün diyecerğimiz bir tarihte Azerbaycan Hocalıda yaptıkları katliamları bizde tanıyalım  meydanlara tanıma anıtları dikelim.

 

Seçimleri kazanmak veya koltuklarını muhafaza etmek isteyen siyasetçilerin dikkatli olmaları gerekir. Belli bir ülkeye yandaşlık yapıp diğer bir ülkeyi  suçlamak , dışlamak dünya barışına aykırı olduğu gibi dışladıkları/suçladıkları ülkeleride kendilerine düşman yaparlar.

........

 

RUS TARİH VE ARAŞTIRMA UZMANI;

“SOYKIRIM İDDİALARI PARLAMENTOLARIN İŞİ DEĞİL”
Osmanlının çöküşünü fırsat bilen ve Anadoluyu işgal edenler, topraklarımızı parçalamak için Kürtleri, Ermenileri hatta Asuri-Süryanileri de kışkırttılar. Bunlar yıllardır Türklerle beraber yaşadılar ve hepsi de Osmanlı vatandaşı idiler. Önemli görevlerde yer aldılar. Kışkırtmalar sonucu tebası-vatandaşı oldukları devlete isyan edip yaşadıkları bölgelerdeki Türklere saldırıp katliamlara başladılar.

 

Sözde soykırım iddialarını yalanlayacak en önemli belgelerin Rus Devlet Arşivlerindede olduğu söyleniyor. Nitekim tarafsız tüm dünya tarihçilerinin söyledikleri gibi Rus Tarih Araştırma uzmanı Tarasov. Rus arşivlerinde soykırım ifadelerinin yer almadığını açıklayıp,
 " Ben 'soykırım' demiyorum. Konu siyasi açıdan değil, tarihi açıdan incelenmeli. Rus arşivlerinde bilgiler var. Ermeniler falan köyden şu kadar Türk'ü öldürdü. Ya da Türkler şu köyden bu kadar Ermeni'yi öldürdü şeklinde. Ancak 'soykırım' ifadesi Rus arşivlerinde yok. Sonra tarihi siyasetle karıştırmamak lazım. Her devletin tarihinde olumsuzluklar var. Objektif olmak gerekiyor." diyor.

 

Tarasov'a göre, o dönemde yaşanan olaylarda, bölgede etkili olan İngiliz, Alman, Fransız ve Rusların da sorumluluğu bulunuyor. Soykırım iddialarının da parlamentoların işi olmadığını ekliyor.

 

Sözde Ermeni soykırım yalanlarına destek veren siyasiler rahat ve yumuşak koltuklarından kalkıpta bu iddiaların doğru olup olmadığını araştırmadan savunurlarken kendilerine oy veren yüzbinlerce/milyonlarca Türk kökenlileri karşılarına alacaklarını düşünemiyorlar.

 

Fanatik Ermenilerin yarım asır’dır ortaya attıkları ama bir türlü ispat edemedikleri yalana  karşı, bizim tarihçilerimiz, siyasilerimiz 1915 de tebası-vatandaşı oldukları Osmanlı devletine  isyan eden, Anadolu'da masum ve savunmasız  insanları katledenler  neden ortaya konmuyor ve hesabı neden sorulmuyor o da ayrı bir konu.

 

Bir süre önce Siyaset bilimcileri Doç. Dr. Günay Göksu Özdoğan, Prof. Dr. Füsun Üstel, Sosyolog Ferhat Kentel ve yazar Karin Karakaşlı'nın hazırladığı “Türkiye'de Ermeniler Cemaat-Birey-Yurttaş” adlı araştırmada, Türkiye'de yaşayan Ermenilerin yaşamı ve Türklerle olan  ilişkileri mercek altına alınmış. Türkiye Ermenileri'nin bilinmeyen birçok yönünü göz önüne seren araştırmada, İstanbul başta olmak üzere Anadolu'nun birçok yerindeki Ermenliler'le görüşülmüş.

 

Bakınız görüşülen Ermeniler ne diyor, 

Yaptığımız her şey Türk gibi. Ortak yemekler. Kafada sadece biraz  Ermenilik var. Çoğumuz Ermenice müzik dinlemeyiz, kitap okumayız. Din hariç Türk gibiyiz. Din, mezhep, ırk ayrımı anlamsız. Düşmanlığı körüklemek anlamsız şeyler.”

Bu araştırma kapsamında görüşülen bir Ermeni kökenli vatandaşta Ermenilerin ve Türklerin tarih içinde nasıl kaynaştıklarını ilginç bir anıyla aktarıyor:

Anneannem Aşık Veysel'in beşik kertmesiymiş. Ölüm döşeğinde tek Aşık Veysel'in plağıyla gözlerini açmıştı.”

Bir düşünün, eğer Türkler gerçekten Ermeni soykırımı yapmış olsaydı, Ermeni halkının büyük bir çoğunluğu, sınırların açılmasını ve Türkiye’ye gelip çalışmayı, yaşamayı arzu ederler mi ? Çünkü onlar da böyle bir katliamın olmadığı biliyorlar. Ama bu yalanlarla bir yerlere gelmeğe, köşe dönme çalışan fanatik Ermeniler ile yandaşları var.

 

Bu nedenle  sözde soykırımı ülkelerde yaşayan yurttaşlarımıza sesleniyorum;

Lütfen, cahilce, bilinçsizce ve oy avcılığı kurnazlığıyla Türkleri soykırım yapmakla suçlayan siyasilere protesto mektupları gönderin.

E.posta: hulusisenel@yahoo.com


Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Pencere Haberin Yeni Tasarımını Beğendiniz mi?
Hayır
Evet
 Pencere Haber | Gündeme Açılan Pencere
© Copyright 2014 Pencere Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site Toprak Yapım Web Hizmetler alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA