DÜLGER BALIĞI


Bu makale 2019-11-08 19:40:38 eklenmiş ve 32 kez görüntülenmiştir.
Selcan Duran

 

Dülger balığını bir ömür önce tanımıştım. Tanımıştım ama görmemiştim. Dahası, Sait Faik Abasıyanık’ın Alemdağ’da Var Bir Yılan kitabındaki Dülger Balığının Ölümü öyküsünde okumuştum.

Yıllar sonra bugün gördüm dülger balığını. Halk pazarında balık alırken balıkçının ısrarla dülger balığını tavsiye etmesi irkiltti beni. İsmini duyunca neden irkildiğimi anlamakta zorlandım önce. Sonra, Sait Faik’in bana hafifçe gülümsediğini hissedince kendime geldim. Bir işaret parmağı balık tezgâhında siyah bir noktada durdu. “Çirkin olduklarına bakmamalı” diyordu balıkçının dudakları. Sait Faik’in öykü betimlemesinde de çirkindi dülger balığı.

Dülger gerçekten çirkin miydi?

Sait Faik, “Balıkların en çirkinidir” diyor ve ekliyordu: “Vücudu kirlice, esmer renkte, demiş miydim? Yamyassıdır, demiş miydim? Tam ortalık yerinde, her iki yanda sağlı sollu iki başparmak izi diyebileceğimiz koyu lekeler vardır, demiş miydim?..

Evet, demiştin.

Dülger balığının Akdeniz’i her tür belâdan koruduğunu, korsanların korkulu rüyası olduğunu, balıkçıları sandallardan kaçıran bir cesur yürek olduğunu da demiştin.

Balıkçılar şikâyet etti diye İsa, yüzlerce dülger balığının kaynaştığı denizden en kocamanını parmakları arasına alıp kulağına fısıldamayacak ve vücudunda o koyu lekeleri bırakmayacaktı.

Âh, sevgili İsa!

Birçok yerinde çiviye, kesere, eğriye, kerpetene, testereye, eğeye benzer çıkıntıları boşuna mıydı dülger’in? O birleştirici ve koruyucuydu aslında. O cevize ruhunu aksettiren, gürgene ölümsüzlük kazandıran, abanozu sanat ruhuyla dirilten bir ustaydı.

İsa gibi biz de dülger’i suyumuza alıştırma savaşındayız.

Güçsüze karşı güçlü olunca ne de kahraman oluyoruz hani!

Cesur yürek savaşçı bir balığı yakalayınca hemen öldürür, kesiveririz kafasını. Elimize aldığımız kafayla övünür, kendimizi kahraman ilan ederiz. Bazen cansız bedeni ayak altına alıp resmederiz. Farkında olmadan, içimizde ne kadar güzel şey varsa hepsini, birer birer söker atarız. İnancı temsilen kendimizi ilahi yolun elçisi ilan eder, tek adama oynarız.

Oysa balıkçı olmanın da bir onuru vardır.

Senin suyunda yaşama şansı olmayan bir balığı kendi suyunda bırakacak, başkasının suyuna olta atmayacaksın.

Hele bahis konusu olan dülger balığı ise.

İyi yürekli ve tatlı bakışlıdır dülger. Onu üzmeye gelmez. Onu canavarlaştırmak için uğraşmamalı. Ya hileli oltaya takılmaz ya da takıldığı oltayı can havliyle koparırsa!...

 Sait Faik’in aksine ben dülger’i canlıyken güzel bulurum.

Gerçi hiçbir ölünün güzeli olmaz ama dülger ölüyken de güzeldir...


Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Pencere Haberin Yeni Tasarımını Beğendiniz mi?
Hayır
Evet
 Pencere Haber | Gündeme Açılan Pencere
© Copyright 2014 Pencere Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site Toprak Yapım Web Hizmetler alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA