BÖLGEDEKİ SON GELİŞMELER


Bu makale 2019-10-10 17:21:38 eklenmiş ve 376 kez görüntülenmiştir.
Aliye BOZKURT

 

Ortadoğu tarihten bu yana en tehlikeli bataklıklardan biridir.

Haberlerde dikkatinizi çekti mi bilmem ama Irak içinde yapılan protesto gösterileri ve oradaki karmaşık muammalı durumların arkasında kimin parmağı olabilir?. Malum bütün hain projeleri uygulayanların işi diyeceksiniz, bu da doğru tespit.

Irak içinde başlayan gösteriler karanlık ellerin devreye girmesiyle başka yönlere döndürüldü kısaca hatırlarsak, Irak Başbakanı Abdülmehdi, Trump’ın Irak’ta yeni üsler kurma ve asker sayısını arttırma teklifini reddetti, ardından Çin’e gidip temaslarda bulundu, S-400 alacaklarını duyurdu. Irak ve Suriye arasındaki sınır kapısı açıldı, Yemenli Husi’ler 3 tümen Suudi askerini esir aldı. Eh bu kadar şeyin arkasından karanlık eller devreye girip Irak’ı karıştırmak, iç savaşa sürüklemek istemez mi? 48 kişinin hayatını kaybettiği gösterilerde” İran defol” naralarının atılmaya başladığını, bu kadar ipucundan da olayların nereye gittiğini anlamak o kadarda zor değil ki, amaç önce iç kargaşa çıkarıp Irak ve İran savaşa girsin diye ne lazımsa yapmak hep bu karanlık ellerin işi, her ülkede benzer senaryoları uyguluyorlar. 

Irak karıştırılıyor, ABD-MOSSAD-M16 ve diğer bütün istihbarat örgütlerinin plânları ve Suudi Arab. başta, körfez ülkelerinin maddi destekleri ile bölgede at oynatan, asıl hedefinin ise İran olduğu bilinen ABD parmağı olması muhtemel bu ayaklanmalardaki ana hedefleri belli, İran’a saldırmak için zemin, zira İran bu gözü dönmüş bütün emperyalistlerin oyunlarının önünde gördükleri engel durumunda.

Suriye, Irak, Yemen ve Lübnan’da Hizbullah’a hep destek veren İran, ABD ve İsrail’in bölgesel plânlarını bozuyor o yüzden 1. Hedef noktaları durumunda. İran, Irak’taki Şiilere destek vererek İşid’in yenilmesini sağlamıştı, İran saldırılacak yeni hedefleri ya, bu da önceden Irak’ı karıştırmakla olacağı için de oralardaki kurguladıkları hainlikleri, iç savaş çıkarma oyunlarını uyguluyorlar.

Irak dönemini hatırlayın, Saddam’ı astı, kuzeyde yarı bağımsız Kürt bölgesel yönetimini oluşturdu,(aslında kendi uydusu bir yönetim bu)Başta Suudi Arabistan ve körfez ülkelerinin maddi katkıları ve finansmanları ile CIA-MOSSAD-M16 vs istihbarat örgütü planlarıyla da 2014 yılında Musul ve Irak’ın yarısı işgal edildi İran’ın o dönemlerdeki verdiği desteklerle Irak’ta İşid yenildi, Suriye’de beli kırıldı bu yüzden de İran ana hedeflerindedir.

Emperyalist vampirlerin her daim B planı vardır nitekim de yaptıkları ortada, Fırat’ın doğusu YPG-PYD ye verilerek onlara her türlü silah, mühimmat, lojistik desteklerle orada konuşlandırılmaları, düzenli bir ordu olmaları sağlandı bunun için eğitimleri bile verildi orada illegal bir yapı oluşturularak kendilerine bağımlı her dediklerini sorgulamadan yaptırtacakları bir oluşumu dünyanın gözüne parmak sokarcasına, arsızca terör özerk bölgesini utanmadan yaptılar.

ABD tezgâhları biter mi tabii ki bitmez, Irak ve Suriye parçalanmalı, iç savaşa sürüklenmeli ki İran’a saldırıp oralarda istediklerini yapabilsinler bölgedeki amaçlarına ulaşsınlar hedefleri bu ve bunun için de Irak’ta her türlü kargaşaları uygulamaktan çekinmiyorlar. Yani işin arkasındakinin kimler olduğu açıkça bellidir…

Emperyalizmin dizayn ettiği ve hız kesmeden uyguladığı amaçladıkları BOP plânı ile sinsice asıl (Siyonist) hedeflerine doğru ilerliyorlar.

Daha öncede yazmıştım, BOP'un temel Kavramı olarak belirlenen Creative Anarchi (yaratıcı anarşi) adıyla başlatılan bu hain planlar hiç ara vermeden yürütülüyor, projedeki adını alan bu kavramda yapılmak istenende, "göz koydukları ülkelerdeki farklı güçleri sürekli birbirleri ile çatıştırarak kendi arzuladıkları hain amaçlarını gerçekleştirmek “üzerine kurgulanmış olan stratejileridir, yöntemleri de hep budur...

El Kaide örgütünü, Daeş ya da İşid'i, Asala'nın devamı olan PKK yı, YPG ve her ne karın ağrısı hain örgüt varsa hepsini önce kurdurtarak, ardından her türlü besleyip, eğiterek, silahlandırarak kendi hain amaçları doğrultusunda göz koydukları ülkelere musallat edenler kimlerdir acaba?..

Sınırlarımızın dibindeler ve emperyalizm bölgeyi yeniden dizayn ediyor, hız kesmiyorlar.

Hatırlarsanız, İŞİD'e karşı yürütülen doğal kararlılık operasyonunun sözcüsü olan Albay John Dorrian Ülkemizin Karaçok dağına düzenlediği ve PKK ya dönük olan operasyonun koordinatlarını" bir saatten az bir sürede bildirdiğini, bunun yeterli bir süre olmadığını biliyoruz ama orada bizim ortak müttefikimiz olan güçlerimiz var" diyerek açıklama yaparak söylemişti (kaynak, The Washington post) ve ardından yine, Binbaşı Adrian J.T.Rankivan Gallovay ise; konuyla ilgili olarak" yapılan bu harekât oradaki (YPG PYD)  müttefiklerimizin ölümüne yol açtı" demişti, Rusya ise akabinde olaya tepki göstererek yapılan harekâtı kınamıştı bu açıklamalardan cesaretlenen YPG PYD arsızı ise kendilerine karşı havadan da koruma talep etmişti... Günümüzde havadan a karadan da korunuyorlar zaten o hainler

Yani anlayacağınız işlerine geldiği zaman ABD' si Rusya'sı bir olup ağız birliği ile hareket edebiliyorlar, o müttefikimiz dedikler terörist şerefsizler güruhunun yıllardır ülkemizde haince yaptığı ve hala da yapmakta olduğu saldırılarında, o kadar vatan evlâdımız şehit edilirken hiç gıkları bile çıkmadı ,zira perde arkasında zaten kendileri var.

Aslında Ortadoğu bölgesinde yıllardır iki büyük güç, ABD ve Rusya arasındaki gövde gösterisi var, Bölgedeki oluşturmayı hedefledikleri yeniden dizayn edip düzenleme projeleri hep var(BOP)bu bağlamda da, ABD ve onun etrafındaki AB-İsrail, İngiltere ve diğer devletlerin Irak üzerinde, Musul’da, Suriye’nin doğusunda amaçladıkları Ermeni, Asuri, Keldani, Yezidi vs. gibi unsurlara kendilerine bağımlı özerklik yapılar, topraklar verilmesi, olan tepelerinin orada Dürzilere özerklik verilmesi gibi, aslında İsrail güdümündeki olacak bu küçük, bağımlı özerk yapıları oluşturmakla asıl ana hedeflerine doğru ilerliyorlar.

Irak üzerinden de ABD ve Irak Kürdistan Bölgesel yönetimi(IKBY)arasındaki askeri protokol anlaşması imzalamışlardı o dönemde, başkent Erbil’e gelen ABD savunma Bakanı Elissa Slotkin ve beraberindeki heyetin orada askeri bir anlaşma yapıp, bunun bir siyasi ayağının da olduğunu açıkladıklarını sizlere evvelki yazılarımda hep anlatmıştım, ABD nin de ırak üzerindeki Barzani ile küçük özerk ama kendi güdümünde olacak yapıları oluşturmanın peşinde olduğunu da aktarmıştım, bölgeyi kendilerine göre dizayn ettiklerini, o doğrultudaki hainliklerini biliyoruz.(yayınladıkları haritaları bile var)

Fırat ve Dicle nehrinin bulunduğu yerler İsrailliler(Yahudiler) tarafından "Vaadedilmiş Topraklar"(Tevrat’ta Arzı-Mev-ut) olarak kabul ediliyor ve bu topraklara hakim olmayı hedefleyen amaçlarına dönük bütün entrikalarda da perde arkasında olduklarıdır, Yahudilerin para baronlarının dünyaya yön veren Yahudi sermayesi ile diğerlerinin iplerini elinde oynatıp gidişata yön vermektedir.

Bizim ülkemiz ise en riskli konumdadır, bütün Emperyalist hainlerin odak noktası olarak hedefindedir diyebiliriz.

İsrail’in Arz-ı Mev-ut(vaat edilmiş topraklar) adı ile yapmayı plânladığı "büyük İsrail" hayaline göre de bölge dizayn ediliyor.

Aslında ABD' nin ipleri de Siyonizm ve Yahudi ağırlıklı sermayenin elindedir.

Bildiğimiz üzere 2020 yılı Sevr anlaşmasının 100.yılıdır, bir önceki yüzyılda İngilizler Yahudilere devlet olma hakkını verdi(o dönemde bölgeyi İngilizler ve Fransızlar şekillendirmişlerdi)şimdi bu ülkeler "Kürtlere devlet olma" hakkı verelim diyorlar, yabancı basın ajanslarını takip edenler bunun sıkça dile getirildiğini, gündemden hiç düşürülmediğini duymuşlardır. Aslında bu, “kripto ermeni Kürt oluşumundaki bir devlet görünümü altındaki büyük İsrail projesi denebilecek bir oluşumdur" diyen stratejik uzmanların görüşleri de bu yöndedir.

Irak ve Suriye’den milyonlarca göç niye yapılıyor diye düşünecek olursak, Irak ve Suriye’deki etnik yapılanmalarda nüfus planlamaları yapılıyor ve ülkemizin sınır boylarında da bu yapılar güçlendirilerek ülkemiz için adeta tehdit oluşturuyorlar, Adana-Hatay hattı da bu anlamda çok önemli bir konumdadır "göçlerle oluşturulması hedeflenen etnik nüfus hareketleri bu anlamda çok iyi gözlemlenmelidir" diyen strateji uzmanlarına göre bizim sınırlarımız içinde de bu düzenlemeleri yapabilecekleri belirtiliyor. Göç hareketlerinin gidişatı bu durumda çok iyi takip edilmelidir denebilir.

Irak’taki Türkmenlerin yaşadıkları bölgede bu oyunla nüfus hareketlerini yaparak Türkmenleri ve onların yoğun yaşadıkları tüm bölgelerde onları azınlık durumuna düşürmediler mi.

Bizim ülkemizde yarattıkları bu kan denizinin hemen orta yerinde bulunuyor, sınırlarımızı, devamlı getirilen ve dibimizde oluşturulan(YPG-PYD bölgesi gibi) tehlikeli göç hareketlerinin haince amaçları var, ona bağlı olarak güney bölgemizdeki, sınır boylarımızda oluşturdukları bu riskli etnik yapılarla ileride neler yapılmak istendiği çok iyi gözlemlenmelidir, gereken tedbirler alınmalıdır.

Nitekim Trump, ülkemizin yapacağı harekâta destek vermeyeceğini, yer almayacağını belirterek açıkladı, o bölgede YPG_PYD SDG ve onların elinde tuttuğu 70 bin İŞİD mensubunu askerimizin üstüne salıp kendi karşıdan izleyecek, öte yandan Rus ve İran yetkilileri de o bölgeye askeri bir operasyon yapmamıza karşı olacaklarını açıkladılar, bu durumda ordumuzu o bataklığa sürmemizin riskleri ve sonuçları ne olacaktır.

Ortadoğu tarihten günümüze en tehlikeli bataklıklardan biridir, bunun hiç unutulmaması gerekiyor.   

2020 yılında ABD başkanlık seçimleri var, bu tarihten önce çekileceğini açıklaması da manidar zira Orta doğuda haritaları çizen İngiltere ve Fransa bölgeye askerlerini gönderip koruyacaklarını açıklıyor, ABD orada özel şirketlere bağlı 5 bin kadar paralı askerini bırakarak çekileceğini belirtiyor. Düzenli orduların bulaşmak istemediği her türlü kirli işleri yapan bu paralı askerler zaten o bölgede yıllardır var, buralardaki YPG-PYD-SDG silahlı eğitimler verip koruyorlar, bölgeyi karıştıracak her türlü pislik işlere kendi hesaplarına göre yönlendiriyorlar, Pentagonu ayrı hepsi ayrı telde açıklamaları ile kafaları karıştırma amacıyla hareket ediyorlar, kaldıkları yerden devam ediyorlar… Oradaki durumumuzun ne olacağı ise belirsizliğini koruyor, bilinen tek şey ülkemiz için tehlikenin çok büyük olduğudur.


Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Pencere Haberin Yeni Tasarımını Beğendiniz mi?
Hayır
Evet
 Pencere Haber | Gündeme Açılan Pencere
© Copyright 2014 Pencere Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site Toprak Yapım Web Hizmetler alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA