Aldı Başını Gidiyor


Bu makale 2019-09-26 17:16:33 eklenmiş ve 374 kez görüntülenmiştir.
Aliye BOZKURT

 

Devletin özelleştirme kapsamında birçok birimi özel sektöre devretmesi ile devletin sırtındaki yükü gitti belki ama bu yük vatandaşın sırtına misliyle bindi diyebiliriz. Açgözlü şirketler her fırsatta dur durak bilmeden dayanıyorlar zamları, elektrik, doğal gaz, akaryakıt fiyatları başta olmak üzere diğer bütün hepsi durmadan arttıkça artıyor, milletin nefesi kesilecek raddeye geldi artık.

Yanlışı kim yaparsa yapsın faturayı, daha doğrusu ceremesini hep vatandaşlar ödüyorlar denilebilir.

Karpuz yuvarlar gibi özelleştirilen kurumların denetlemesini devlet yapmayınca top milletin ensesinde patlıyor, eskiden devletin şefkatli kolları, amme hizmeti denirdi o da kalmadı. Gücü gücüne yetene bir düzen geldi. Yollar, köprüler yapılıyor ama faturası hep milletin cebinden çıkıyor en büyük sıkıntıyı büyük çoğunluk çekiyor bunlar devlet hizmeti olması gerekirken paralı düzende, sistemden nemalananlar ise hallerinden çok memnunlar, kazanacaklarının güvencesi verilmiş hepsine, ya millete?

Enerji sektörünün % 85 özele geçti, o yetmedi bir de 30 milyar dolar teşvikler verildi, enerji potansiyelinin sadece % 24.3 lük kısmının yerli kaynaklardan üretildiği, istatistiklere göre üretilen enerjinin % 22 sinin kullanıldığı belirtilirken, yaz saati uygulamasının kalkması ile tüketimin daha da arttırılması düşünüldü.

Elektrikteki faturalar hep vatandaşı çarptı denilebilir konutlara % 50 oranında zamlar geldi, önümüz kış insanlar ısınmak için doğalgazı, elektriği mecburen kullanacak, artık bu kadar yüksek gerilim vatandaşı nasıl çarpar orasını bilemeyiz. Gelen faturalarda kullanılan elektrikten çok katkı paylarının olduğunu, bunun da ödeme tutarını iki misline çıkardığı biliniyor. (yasal olarak katkı payları ana kullanım bedelini geçemez şerhi olmasına rağmen)

Açıklanan (enerji bakanlığı) verilerde 19 milyon 900 abonenin elektrik ve doğalgazının kesildiği belirtiliyor.

Her türlü hizmette paralı sistemlerin hepsinde az ya da çok bir katkı bedeli mutlaka var.

İnsanlarımızın büyük çoğunluğunun gelir düzeyi çok düşük seviyelerde, ülkemizdeki açlık sınırının 2.028.84 yoksulluk sınırının ise 6.608.60 olduğu %24 arttığı belirtiliyor,8 milyon 628 bin kişinin yeşil kart kapsamında sosyal yardım aldığı belirtiliyor, İşsizlik fonunun ise 2019-Nisan itibariyle 390 mil. Lira açık verdiği, işverenlere ödenen fonlar nedeniyle gelirlerin azalıp, giderlerin arttığı için dengelerin bozulduğu belirtilmiş. Oysa işsizlik fonu işverene değil, işçiye verilmek üzere oluşmuştu güya, sapla samanın karıştığı bu curcunada milletin bildiği tek şey var, ”ver de ver” sistemidir bu da vatandaşın rızkı, yediği ekmeğinden devamlı eksiltiyor…

Günlük hayatın akışı devam ederken bir yandan gelen zamlar da hız arttırmaya durmadan devam ediyor yaşamın içindeki genel ihtiyaçlar, gıdalar, bütün tüketim maddeleri bu zamlardan etkilenip yukarıya doğru seyretmeye devam ediyor. Son olarak benzinin litresi 7.TL. gördü, enerji zamları, sigara zamları derken kış mevsimine kadar bakalım daha neler zamlanacak. Millet sıkıntıdan sigara içse o bile ateş pahası, artık yeni düzenlemeyle tiryakilere kendi arabanda bile içemezsin ver cezayı diyecekler, alınan vergiler az gelince bütçeye katkı olsun diye devamlı yeni model cezalar getiriliyor, yakında kendi evinde ayağını uzatıp oturma vergisi bile çıkarsa şaşırmamalı. Millet hep ezilen, inim inim inleyen bir durumla yaşamak zorunda bırakılıyor maalesef.

OECD-2019 verilerine göre ülkemizde halen, 4.253.000 işsiz olduğu, genç işsizlerin ise çoğunlukta olduğu belirtiliyor.

Türk-İş verilerine göre, ülkemizdeki bekâr ve çocuksuz birinin yaşam maliyetinin ayda2.600.60 lira olduğu, açlık sınırının 2.106 (4 kişilik ailede) yoksulluk sınırının ise 6.862.L olduğu açıklanıyor.

Eskiler, ”varsa palan pulun cümle âlem kulun, yoksa paran pulun kara topraktır sonun” demişler ya o günlerdeyiz galiba. Kamu spotları bilgilendirmelerine parasızlık, işten atılma, işsizlik, fukaralık, evine ekmek götürememe, ödemeler sendromu, hayat pahalılığı sendromu, vs gibi sıkıntılara çözüm bulma adına kamu spotları da eklenmeli, zira artık milletin canı burnuna gelmiş durumda…   

Sessiz çoğunluğun sıkıntılarına ekonomik olarak çözüm bulunamayacağı görüşleri insanlarda kalıcı birçok psikolojik sorunlara neden olmaktadır.

Resmi rakamlara göre (doğruysa) 2018 Nisan itibariyle bütçe 2.8 milyar açık vermiş,2019 Nisan itibariyle 18.3 milyarlık açık vermiş, bu kadar bütçe açığının vergiler ve cezalarla milletin sırtına yüklenmemesi, artık başka kalıcı tedbirler gerekir, açıkların hep milletin sırtına yüklenerek kapatılması düşünülmemelidir.

Tasarruf birazda devlet kademelerinde yapılmalıdır, ballı maşlarla gereksiz makamlar azaltılmalı, savurgan uygulamalar kaldırılarak yerine örnek olacak tedbirler getirilerek milletin sırtındaki ağır yükler kaldırılarak hafifletilmelidir..

Bu kadar adaletsizce uygulama olması milletin vebalini sırtlayanların en hassas yaklaşacağı konu olmalıdır.


Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Pencere Haberin Yeni Tasarımını Beğendiniz mi?
Hayır
Evet
 Pencere Haber | Gündeme Açılan Pencere
© Copyright 2014 Pencere Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site Toprak Yapım Web Hizmetler alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA