KISIR DÖNGÜDE BOĞULMAK


Bu makale 2019-09-26 17:13:04 eklenmiş ve 189 kez görüntülenmiştir.
VELİ ÇITAK

 

Türk Dil Kurumu sözlüğünde kısır döngü; Bir önermeyi ikinci bir önerme ile bunu da birincisiyle tanıtlama.

Veya aynı olumsuz sonucu veren, çözüm getirmeyen durumların tekrarlanması, sürdürülmesi, anlamlarına geliyor.

Başka, boşuna yorulmak da diyebiliriz.

Peki, kısır döngü kötü bir şey midir? Evet. Çünkü zamanımızı ve gücümüzü boşuna harcarız. Bütün çabalamalarımıza karşın amacımıza ulaşamayınca moralimiz bozulur, işlerimiz geriler, sinirlenir ve daha çok yanlış yapmaya başlarız, yeni ve sonu kötüye giden bir kısır döngüye daha kapılırız.

Çevrenin temizlenmediğinden şikâyet eder, ama elimizdeki kâğıt parçasını çöpe atmak için iki adım fazla atmaya eriniriz.

Birileri torpille iş yaptırıyor diye yakınırız, ama harıl harıl adamını ararız.

Başkalarına kızıp aynı yanlışları biz kendimiz yaparsak işler nasıl düzelecek?

Geçtiğimiz haftadan bir haber: Bakanlar kurulu krizin etkilerini hafifletmek için işadamlarına destek sağlayacak. Desteği bakanlar kendi cebinden vermeyecek, devletimizin yani bizim paramız. Birincisi          , halka, küçük üreticiye gerçekten zor durumdaki insanlara değil de karı azalmış büyük iş adamlarına. İkincisi; hakça, eşit olarak mı, yoksa kendinden olana mı? Açıkçası ben paralarımın hak eden kişilere gideceğinden endişeliyim. Nelerle övünüyoruz? Hak, adalet, insanlık, dindarlık. Dinimiz ne emrediyor?

Başka bir haber: hâkim-yargıç alımı sınavında aday kendi branşında bütün soruları biliyor. Fakat sonunda ” ilk roketi kim buldu?” diye bir soru soruluyor. Neden? Çünkü sınav yapan o adayın kazanmasını istemiyor. Önceden belirlenen kişinin kazanmasını istiyor. Bilgili olması, o görevi hak etmesi önemli değil. Sonunda işte size gazetelerde 3. sayfa haberleri; yasaya aykırı karar veren hâkim, çocuğun öldüğünü bile anlayamayan doktor, teslim aldığı makineyi nasıl kullanacağını bilmeyen teknisyen, eğitimin e sinden anlamayan öğretmen, anarşi, karışıklık.

Evet, yanlışlar, çok. Ancak bunlara dur demek, yanlışları düzeltmek için ne yapıyoruz? Ben, sözlerden çok yapılanlara bakarım. Özellikle dernek, sendika yöneticiliğim süresinde çok bilgili insanlarla karşılaştım. Konuşuyor, mangalda kül bırakmıyor. Şunlar yapılmalı, şöyle yapılmalı akıl veriyor, gel beraber yapalım diyorsun bir daha hiç gözükmüyor.

Siyasetimiz de aynı anlayışta sürüyor. Ben dediydim, böyle olması gerekiyor, yanlış yapıyor. Ben de diyorum ki; söylediklerin uyarıların önemli olabilir ama asıl önemli olan ne yaptığındır. Hangi kötü uygulamaya, yanlışlığa, felakete dur dedin?

Her şey artık açıktan yasalara, bilimsel kurallara, hakka adalete uymadan yapılacak, ülke felakete sürüklenecek, düzeltmek için çaba harcamayacaksınız sonra da düzen, iyilik, kalkınma isteyeceksiniz. Tarlaya acı biber ek sonra dolmalık bekle. Dolma sever misiniz?


Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Pencere Haberin Yeni Tasarımını Beğendiniz mi?
Hayır
Evet
 Pencere Haber | Gündeme Açılan Pencere
© Copyright 2014 Pencere Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site Toprak Yapım Web Hizmetler alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA