12 Adalar bizim mi, Yunanlının mı?


Bu makale 2019-09-19 20:49:01 eklenmiş ve 64 kez görüntülenmiştir.
Hulusi ŞENEL

 

Sevgili okuyucular,

Gerçek bir yurtsever olan dostum ve yazar Yılmaz Karahan çok kişinin (ben dahil) bilmediği bir tarihi olayla ilgili kaleme aldığı bir yazısını bana da iletme nazikliğini gösterdi. Kendisine teşekkür ederim Yılmaz Karahan bu yazısında, “ Yeryüzünde hiçbir millet Türklerin elde ettiği zaferleri ve uğradığı katliamları yaşamamıştır. Tarih bir ibret ve nasihattir.  Tarihten ders almak sadece zaferlerle övünmekle olmaz! Yaşanan yokluklar, sürgünler, katliamlar da bilinmeli ki bir daha aynı acıları yaşamamak için tedbirler alınmalı. Genç nesil tarih bilincini geliştirerek, ebediyete kadar bağımsızlık emanetini güçlü bir şekilde taşıyabilmelidir” diyor ve şöyle devam ediyor;

“ - Yazılı tarihimizde bilinmeyen veya unutturulmaya çalışılan o kadar çok olay var ki, bunlar öğrenildiğinde eğitim sistemimizin yeniden Türklük Bilincinin geliştirilmesi yönünde düzenlenmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Aşağıda 30 Eylül 1918 tarihinde, Türk Ordusunun Suriye Cephesinden çekilmeye başladığında, Şam’da ikamet eden Türk ailelerinin trenle Anadolu’ya gelirken isyancı Arap hainler tarafından maruz kaldıkları katliam 3 kaynaktan anlatılmıştır.

Birinci kaynak, Erzurum Albayrak Gazetesinde olayın yaşandığı 1918 yılında Müştak Sıdkı tarafından neşredilmiştir.

İkinci kaynak, Harp Akademileri Komutanı Ali Fuad Erden’in "Birinci Dünya Savaşında Suriye Hatıraları" adlı kitabından.

Üçüncü kaynak, Sayın Soner Yalçın’ın 2018 yılında yazdığı köşe yazısı. Bildiğimiz ve bilemediğimiz, tüm şehitlerimize rahmetler olsun.

……

İşte Soner Yalçın’ın yazısı; 

Türk tarihini bilmemek

“ Rabova ” nedir bilir misi­niz?
Hayır, “Rojava” demiyo­rum; “Rabova” diyorum.
Maşallah! “Rojava”yı bilme­yeniniz yok; hepinize ezber­lettiler! Suriye'de; Derik'ten Afrin'e kadar sınırımızda uzanan 700 km'lik alana “Rojava” diyorlar; sözüm ona “Batı Kürdistan!”
Öyle propaganda yaptılar ki… Çoğu kişi sanıyor ki, “Rojava” Kürtlerin yurdu! Bir de ideolojik temel inşa ediyorlar; “Kemalizm'den kaçan Kürtler buraya sığındı!” Bitmez tükenmez PKK yalanlarından biri bu.
Neyse.
Soruma döneyim:
“Rabova” nedir?
Bilmiyorsunuz değil mi?
“Yevmüşşüheda” de­sem…
Yani, “Masum Şehitler Günü”…
Hatırlayanınız çıktı mı? Sanmam!
Yazayım:
Tarih: 30 Eylül 1918.
Osmanlı, I. Dünya Savaşı'nı kaybetmek üzereydi artık. Alman Mareşal Liman von Sanders komutasındaki Os­manlı Ordusu, Şam'ı boşaltıp Halep'e çekilme kararı aldı.
Şam'da binlerce Türk aile­si vardı…
Binlerce kadın-çocuk Türk yollara düştü. İnsan acıma­sızlığının boyutunu nere­den bilsinler?
Tren, Şam-Rayak demir­yolunun geçtiği Rabova boğazında saldırıya uğradı. Boğazın iki yakasını tutmuş ayrılıkçı Araplar silahlarla treni taramaya başladı.
Saldırganların gözü öylesine kin doluydu ki, bir tek sağ çocuk bile bırakmadılar…
Rabova katliamının olduğu her “30 Eylül” günü “Ma­sum Şehitler Günü” olarak anıldı.
Zamanla unutuldu gitti!
Sonra, “Ermeni soykırımı” sözleri bilinçlere şırınga edildi!
Sonra, “Rojava direnişi” lafları bilinçlere şırınga edildi!
Bırakınız “Masum Şehitler Günü” anmasını, “Rabova kıyımını” bile bilen kalmadı.
PKK-FETÖ ve liboş düşünce ikliminde yetişen insanımız tarihine düş­man kesildi!
Türklük, faşistlik oluverdi! “
Kaynak: https://yenidenergenekon.com/1019-rabova-katliami-30-eylul-1918/  

*  *  *  *

Prof. Hallaçoğlu açıklıyor;

“YUNAN İŞGALİ ALTINDAKİ 12 ADALAR BİZİMDİR!”

Bilindiği üzre ortalıkta bir takım tarihçi geçinen cahiller var. Ve bunlar Osmanlı zamanında olduğu gibi Amerikan ve İngiliz mandacılığı yapmaktalar. Bir yerlere yaranmak için yalan yanlış bilgilerle insanları kandırmaktalar. Bunlardan biri Fesli Mısırlıoğlu diğeri de M. Armağan denilen zat. Bunlara göre halen Yunan işgali altındaki 12 adamızı Yunanlılara biz vermişiz!

Bu bilgilerin yanlış olduğunu ifade eden Türk Tarih Kurumu eski Başkanı Prof. Yusuf Hallaçoğlu 12 adanın bizim olduğunu iddia ederek şu bilgileri veriyor;

“ - Osmanlı Devleti, bugün 12 Adalar olarak bilinen adaları İtalya'ya bırakıyor. Sene 1912, Uşi Anlaşması'dır bu gördüğünüz anlaşma. İtalya'ya bırakıyor fakat geçici olarak. Anlaşma şartlarına uyulduğu takdirde adalar tekrar Osmanlı Devleti'ne geri verilecek. Fakat şartlara uyum sağlanmıyor. Bu yüzden 3 yıl sonra yani 1915'te Londra'da bu konu gündeme geliyor ve Londra Paktı denilen anlaşmada bu adaların tamamı İtalya'ya bırakılıyor. Bakınız itiraz eden hiçbir padişah yok. Hiç sultan yok. Adaları İtalya'ya bırakmakla kalmıyorlar aynı sene bir de Çanakkale Boğazı'na dayanıyorlar ve Çanakkale Savaşı'nı yapıyoruz.

Yani 12 Adalar önce Uşi'de, sonra da 1915 Londra'da İtalya'ya verilmiştir. Osmanlı temsilcilerinden biri Rumbeyoğlu Fahreddin Bey'dir. Bu adam kim mi? Türk milleti bir milli mücadele verirken, Kuvayı Milliye'yi kurmuşken, bu adam Kuvayı Milliye'nin karşısına Damat Ferit'in kurduğu Kuvayı İnzibatiye ile çıkan adamdır ve Yunan ordusunun yanında olmuştur. Savaş kazanılınca sürgün edilenlerin arasında yer almıştır. 12 Adaları İtalya'ya bırakan heyetin içerisinde bu adam vardı.

Şimdi asıl olaya gelelim... *Uşi Anlaşması'nın ismini aldığı Uşi, Lozan şehrinin bir semtidir. Bu yüzden 1912'de imzalanmış olan Uşi Anlaşması, İtalyan tarihinde Lozan Anlaşması olarak geçer. Fakat bizim bildiğimiz yani 1923'te imzalanan Lozan Barışı ile bu anlaşma birbirine karıştırılmasın diye bu anlaşmaya Uşi denmiştir.*

İşte arkadaşlar sahte kiralık tarihçiler, yani Kadir Mısıroğlu, Armağan ve çetesi, bu durumdan faydalanıyor ve 12 Adaların Lozan Anlaşması'nda gittiğini söylüyorlar.

Hâlbuki o Lozan başka, bu Lozan başka. Ne yazık ki bunu bütün millete yutturdular ve böylece milletimizi Lozan barışına düşman ettiler.

Bizim bildiğimiz Lozan Anlaşması'nda ise bilakis Ege'de birçok ada Türkiye'ye geçmiştir. Türkiye'ye Lozan Anlaşması ile geçen bu adalar ise, son 10 yılda Yunanistan'a bırakılmıştır.

Bugün Yunan papazların mangal yaptığı Ege adaları, uluslararası anlaşmaya göre halen daha Türklerindir. Umulur ki bol bol paylaşılır, gruplara atılır, milletimiz bilgilendirilir...”  Gön:  Fatih Kekevi

E-posta- hulusisenel@yahoo.com

 ………………………………………………………….

SEVDİĞİM SÖZCÜK;

Acı olsa da, hakikati görmekten bir an geri kalmamak lazımdır.” Atatürk


Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Pencere Haberin Yeni Tasarımını Beğendiniz mi?
Hayır
Evet
 Pencere Haber | Gündeme Açılan Pencere
© Copyright 2014 Pencere Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site Toprak Yapım Web Hizmetler alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA