CANIM URLAM, KURTULUŞ GÜNÜN KUTLU OLSUN!


Bu makale 2019-09-13 10:16:41 eklenmiş ve 20 kez görüntülenmiştir.
Ali Rıza DURAN

 

Bugün 12 Eylül, Urla’nın kurtuluşu! İzmir’in kurtuluşundan 3 gün sonra olmuş ve arkasından en kısa zamanda Yarımada’nın düşman işgalinden kurtuluşu olmuştur.

9 Eylül 1922'de Türk ordusunun Yunan işgali altındaki İzmir'i düşmandan kurtarmasının üzerinden 97 yıl geçti. Şimdi güzel İzmir'in kurtuluşu her 9 Eylül'de tüm Türkiye'de kutlanıyor. Bunun arkasından 3 gün sonra 12 Eylül’de canım Urla’mızın da kurtuluşu büyük bir coşku fırtınası altında kutlanıyor.

Onun için bu eşsiz zafer günlerini bize hediye eden Mustafa Kemal Paşaya ve Kahraman Türk ordusuna her zaman şükranlarımızı sunuyoruz.

Büyük Taarruz harekâtı sonucu Türk ordusunun Yunan işgali altındaki İzmir'e 9 Eylül 1922'de girmesi, Mudanya Ateşkes Antlaşması ve sonrasında Lozan Barış Antlaşması'na uzanan süreci başlatması dolayısıyla Milli Mücadele'nin sona ererek Türk milletinin kurtuluşu ve bağımsızlığını elde edişinin simgesi olmuş çok önemli bir tarihi olaydır.

Onun için burada kısada olsa İzmir’in işgali Anadolu insanın direniş ve karşı koyuş düşüncesini körüklemiş, olmasından kısa da olsa bahsetmek istiyorum.

Türk ordusu tarafından 26 Ağustos 1922'de başlatılan Büyük Taarruz, Kurtuluş Savaşı'nın son safhası idi. Kesin sonuç beş gün içinde elde edildi; 30 Ağustos'ta Başkomutan Mustafa Kemal Paşa ordulara bir bildiri yayımlayarak “Ordular ilk hedefiniz Akdeniz'dir. İleri!” tarihi emrini verdi ve 2 Eylül'de Uşak'a girildi ve Türk birlikleri, İzmir'e doğru hızla ilerledi. Yunan birlikleri ve Rum siviller Anadolu'dan çekildiler ve bu aşamada. İzmir'in işgalden kurtuluşu ilan edilmiş oldu. Birinci Süvari Tümeni Komutanı Mürsel Paşa bir Fransız harp gemisi telsizi vasıtasıyla, İzmir’e girildiğini Ankara’ya bildirdi. Belkahve'den tarihi günü izleyen başkomutan Mustafa Kemal Paşa, yanında Fevzi ve İsmet paşalar olduğu halde, 10 Eylül sabahı İzmir'e girdi ve Fahrettin Paşa ile buluşarak doğruca Hükümet Konağı'na gitti. Konağın balkonundan, başarıyı millete mal eden kısa bir konuşma yaptı.

Bu konuşmadan sonra vatanın kurtuluşu için canını vermeye hazır olan Türk askeri birlikleri Yarımada’nın kurtuluşu için var güçleri ile harekete geçtiler.

Ve Urla bugün senin günündür. Hasan Tahsin' in düşmana attığı o ilk kurşunun ardından 1 gün sonra 16 Mayıs 1919 tarihinde, işgalin 2 ci gününde Urla'da yaşayan kalabalık Rum halkının köylere saldırması, Alay Komutanı Yarbay Kazım Bey'in elinde yalnızca 18 askerin bulunması vatansever Urla halkının kasabadaki cephaneliğe el koyması ve 120 kişilik milis kuvveti oluşturması ve böylelikle Batı Anadolu'da ilk Kuvayi Milliye'nin Urla'da doğuşunu" tarihe yazdıran Urla’m. Üzerinde aldığımız her nefeste bize yaşadığımızı hissettiren güzel Urla’m, kurtuluşun kutlu olsun diyerek var güçleri ile düşmanı kovdular.

Düşmanın kovulması aşamasında Urla’ya hareket eden ordumuzun kahramanlarından Yüzbaşı Kemal ile Onbaşı Baki’nin şehit olmaları askeri birliğin Seferihisar yolundan Bademler üzerinden gelerek Müselle Çeşmesi üzerinden Urla’ya giriyorlar. Annem anlatırdı, “biz Cırman tepesinde ordumuzun Urla’ya girişini beklerken, erkeklerimizde Sakızlı Kuyu’da bekliyorlardı.  Ordumuzun Müselle’den geldiğini duyunca hepimiz koşarak Hükümet Meydanı’na gittik ve Mermerli Çeşme’den gelen askerimizi alkışlarla karşıladık” derdi. O günleri yaşayanlar hep bunları söylerlerdi ne günlerdi diye.

Bizler de bu günlerin sahibi olan Urlalılar her yıl 12 Eylül Urla’nın kurtuluş gününde Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlenen törenin ardından Yıldıztepe Şehitliği ziyaret edilerek çelenk koyar, aziz şehitlerimizin ruhları şad olsun deriz.

Bundan ayrı ben bayramların dışında her zaman hanımımı alır, Yıldıztepe’ye çıkar bu vatan toprakları için canlarını veren bütün şehitlerimize çiçekler sunarız. Bunu her zaman yapıyoruz, günü, ayı hiç önemli değil aziz şehitlerimize gideriz ve o kutsal şehitliğimizde duygularım coşar, ellerimi açar Vatan sevdası için yakarırken Cumhuriyetimize ve geleceğimize inançla sahip çıkacağız.

Kazanmış olduğumuz cumhuriyeti tüm kazanımlarıyla birlikte koruyacak ve onun daha ileriye gitmesi için geçmişte olduğu gibi gelecekte de beraberce çalışacağız. Ulusal Kurtuluş Savaşı’mızın kazanılmasında emekleri olan başta Mustafa Kemal Atatürk, İsmet İnönü, Fevzi Çakmak ve diğer silah arkadaşlarıyla, uğrunda canını esirgemeden çalışan ve özgürlük ve bağımsızlığımızı borçlu olduğumuz, burada yatan Şehit Yüzbaşı Kemal, Şehit Onbaşı Baki ve tüm şehitlerimizi, rahmet, minnet, saygı ve özlemle ile anıyoruz. Kahraman evlatlarının omuzlarında yükselen aziz vatan; Sen, bu kahraman evlatlarınla haklı olarak öğün. Sahibi bulunduğun Türk Gençliği, senin yılmaz ve fedakâr savunucularındır" diye her zaman şehitlikte konuşurum.


Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Pencere Haberin Yeni Tasarımını Beğendiniz mi?
Hayır
Evet
 Pencere Haber | Gündeme Açılan Pencere
© Copyright 2014 Pencere Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site Toprak Yapım Web Hizmetler alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA