Yeni bir göç dalgası önlenmeli


Bu makale 2019-09-13 10:16:17 eklenmiş ve 356 kez görüntülenmiştir.
Aliye BOZKURT

 

Ülkemizin sınırlarının hemen dibinde neler oluyor hep bunları dile getirdik, oldukça riskli bir coğrafya üzerinde oluşumuz ülkemizin daha akılcı yaklaşımlarla ve diplomasiyle hareket etmesini zorunlu kılıyor, giderek bunu daha net anlıyoruz denilebilir.

Suriye cehenneminde kim kiminle kol kola birbirine karışmış gibi, ABD ve Rusya bir türlü terör örgütü artıklarından devşirilmiş YPG-PYD den vazgeçemiyorlar ABD tarafından araç, silah, her tür mühimmat vererek oluşturulan illegal bir yapılanma ile demeç üstüne demeçlerde onlarla ortak hareket içinde olacaklarını belirterek bunun altını çiziyorlar, ülkemizin bölgedeki konumunu dikkate almazcasına bu tavırlar açıkçası ülkemiz için büyük tehlikeler taşıyor denilebilir. Suriye zaten fiilen üçe bölünmüş durumda ABD İdlib’den sonra sıranın Fırat’ın doğusuna geleceğini biliyor ve sorun sürsün istiyor bunun için de hep oyalama taktiklerine başvuruyor, oradaki PKK-YPG-SDG yi hem korumak hem de yapılanmaları için zaman kazanmak istiyor.

 Danimarka dış işleri bakanı Teppe Kofod ve savunma bakanı Trine Bramsen, ”işgal bölgelerine destek vererek, ABD-NATO-AB-BM müttefiklerimizle birlikte yürüyeceğiz” açıklaması yapıp bölgeye 14 askeri doktor, Fırkateyn, 1 savaş taburu, 1 savaş gemisi, 4 savaş uçağı göndereceklerini belirtiyorlar. Zaten o bölgede Koalisyon güçleri adı altında bütün ülkelerden asker varken bu açıklama ise oldukça düşündürücüdür, bölgedeki işgalin çok boyutlu bir şeklidir. Son olarak, ABD, Irak Simelka kapısından 55 tır dolusu 4 çeker araçlar, kapalı kasalar, iş makineleri geçirip oradaki terör yandaşlarına durmadan sevkiyat yapıyor, daha öncede AA haberinde 60 tır dolusu geniş araçlar, yakıt tankerleri, jeneratörler soktuğunu duyurmuş, Şanlı Urfa Akçakale’nin karşı tarafındaki Tel-Abyad’a 20 km. mesafedeki Suluk bölgesinde tüneller kazdıklarını, mevziler yaptıklarını da duyurmuştu, AA haberi de Ayn-El Arap, Tel-Abyat-Sirrin’de tüneller kazıldığını belirtmişti. Açıkça ABD’nin terörist odaklarla birlikte sınırlarımızın dibinde yaptıkları ile de hainlik peşinde olduğunu görüyoruz. ABD güçlerinin Şanlı Urfa’da konuşlanmaları ise ikinci bir İncirlik gibidir, orada konuşlanmalarına asla izin verilmemeliydi…

ABD’nin zaten 70 yıldır sürdürdüğü Ortadoğu politikaları ve Avrasya’yı tümden ele geçirmeyi amaçlayan ”Kenar, kuşak teorileri stratejisi” vardır.

İsrail yarı resmi istihbarat sitesi Debka’nın yayınladığı bölge ile ilgili haritaları var, güvenli bölge (Safe Zone) olarak tanımlanan o bölgeyi haritalarda özerk devletçikler olarak bölünmüş olarak belirtiyor. Aynı sitede 1982 yılında da Suriye’yi 3 ayrı parçaya bölmüşler, haritaları yayınlamışlardı

Strat For (Strategic Forecasting) stratejik tahmin anlamındaki adlı ancak gölge CIA olarak bilinen ve Teksas’tan, stratejik, küresel, istihbarat araştırmalarıyla tanınan bu siteden yayınlanan haber, Rakka’nın güneyindeki Tabka’da ABD askeri danışmanların eğittiği 700 teröristin de oradaki YPG-PYD-(SDG) guruplarına katıldığını, Fırat’ın doğusunun da Garnizon Devlet olarak yapılandırıldığını belirtiyor.

Rusya cephesi de farklı olmayan işler peşinde son olarak,S-400 den sonra Rus Sukhoi Sti.den SU-57 tipi askeri helikopter, sivil uçak alımı, uzay teknolojileri iş birliği gibi ilişkilerimiz var ama onlardan bölgedeki durumumuz için net bir tavır yok,16 Eylül tarihindeki İstanbul’da yapacağımız Putin-Ruhani üçlü zirvesi sonrasında bakalım neler çıkacak…

Bildiğimiz en net şey, ABD’nin Fırat’ın doğusunda oluşturacağı garnizon devlet yapılanması adı altında özerk yapılandırmalar peşinde olmasıdır, Rusya ise Akdeniz’e iyice yerleşerek Esat rejimini tahkim etmesi, bölgede söz sahibi olmasıdır, bunun için de oradaki kendilerine yakın bütün yerel güç unsurlarını koruyorlar ve kendi çıkarlarını gözetiyorlar, yaptıkları sadece bundan ibaret, çekiliyoruz deyip yerel meclisi kurdular, yerel meclis adına açıklama yapan Mazlum Abdi açıklamasında ” bölgedeki yerel unsurları SDG çatısı altında birleştirip, 12 adet askeri meclis kurduklarını belirterek, silahlı gurupların ileri gelenlerinden oluşan yerel meclislerin,Tel-Abyad,Haseki-Resulayn-Rakka’da meclislerin oluşturulduğunu belirtiyor. (o bölgede ABD -11 askeri üssü vardı bu üsleri mi devrettiler, ayrı mı belirsiz) ABD bir yandan devriyelerini bizim askeri güçlerimizle yaparken, bir yandan da devriyelerini oradaki terörden devşirilen SDG güçleri ile yapıyor bu ne çelişkidir belirsiz.

Terörist gruplarla, yabancı işbirlikçiler el ele o bölgenin asıl sahipleri olan Arap, Türkmen ve kendilerinden olmayan tüm siviller için bölgeyi yaşanılmaz kılıp, zorla yerlerinden ederek hak ihlâli ve insanlık suçları işliyorlar, yerlerine kendi güdümlerindeki teröristlerden oluşmuş güçlerden devletçikler oluşturuyorlar.

İdlib’te sınırlarımızın dibine(askerlerimize saldırıp taşlamışlardı) milyonlarca sığınmacı yığılmış durumda, içinde katil Selefi terörist ve silahlı gurupların olduğu, kuzeyde Halep-Lazkiye M4 karayolu ile sınırlarımız dibinde sıkışıyorlar ve bunları yönlendirenlerin de Suriye dışından gelen azılı terörist ve yabancı guruplar oldukları söyleniyor, bunların bu taşeron terör guruplarına ne gibi görevler verecekleri de meçhul o bölgede yeni oluşum bahanesi ile ülkemize sızacağı düşünülen azılı terör odakları mensuplarının göç adı altında ülkemize sokulmaları ihtimali de çok fazladır.. 

CB. açıklamasında ”anlaşılan odur ki müttefikimiz bizim için değil, terör örgütü için güvenli bölge oluşturmanın peşinde” diyor.

Ülkemiz insanları zaten artık göç istemiyor, ülke ekonomisi bu kadar kötüyken onlara ev, para, sağlık gibi yardımların verilmesini istemiyor, gelenlerin de artık ülkelerine geri gönderilmelerini isteyenler çok fazladır, Ülkemizdeki Suriyeliler ekmek elden su gölden keyif çatarken bizim vatanımızın evlatlarımızın onların ülkesi için risklere girmesi toplumda hiç hoş karşılanmamaktadır, “Suriye’nin her yerini temizlemek bizim askerimizin görevi değil, artık oradaki askerlerimiz vatanına dönmeli, kendi sınırlarımız içinde ve sınır boyunca mücadele etmeliyiz" görüşleri de çok fazladır.

Ülkemizin çıkarları Suriye toprak bütünlüğü ve bölge ülkeleri ile dostluktan geçer, küresel güçlerin kalleşliği ise bizi bin türlü musibetin içine çeker…

Ülkemizin içindeki ve dışındaki bütün hainlere karşı tek yürek ve birlik olmanın zamanıdır.


Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Pencere Haberin Yeni Tasarımını Beğendiniz mi?
Hayır
Evet
 Pencere Haber | Gündeme Açılan Pencere
© Copyright 2014 Pencere Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site Toprak Yapım Web Hizmetler alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA