BİR DE BİZ OBJEKTİF BAKABİLSEK...


Bu makale 2019-09-13 10:15:23 eklenmiş ve 22 kez görüntülenmiştir.
Aslı Kavcıoğlu

 

Şu sosyal medya çok bağımlısı olmamak şartıyla bazen çok hoş paylaşımları barındırıyor. Bazı yazıları okurken büyük keyif alıyorum.

Türkiye de biliyoruz ki, dünyanın hemen hemen her yerinden gelen yabancı gelinler var. Bir şekilde uyum sağlamaya çalışarak yaşıyorlar. Onların birçoğuna göre tamamen farklı bir kültüre sahibiz. Zaman zaman yadırgasalar da yuvarlanıp gidiyorlar.

Bizler için alışkın olduğumuz durumlar olduğu için çok farkında olamıyoruz yaşadıklarımızın. Fakat onlar daha objektif baktıklarından, bizleri daha iyi tasvir edebiliyorlar. İşte ben de sosyal medyada, bir Türk ile evli olan Rus gelinin gözlemlerini okudum. Durdum bir daha okudum ve doğruluk payı olduğuna inandım. Bakın Rus gelin, kendi aksanıyla nasıl tasvir etmiş bizleri.

“Sosyal medyada bir Türk ile evli olan, 72 yaşında ki Rus hanımın Türklere ait gözlemleri dikkatimizi çekti. İşte Rus kadının Türkçesiyle izlenimleri;

‘Ben Türkiye'ye geldi, evlendi.

Türk erkek Türk kadınlar çok yemek seviyor.

Hep çeşit istiyor.

Biraz oturuyor hemen yemek soruyor.

Sonra hasta olmak anlatmayı çok seviyor.

Şikâyet çok.

Kadınlar kendine zaman ayırmak bilmiyor.

Hasta olmak bekliyor, doktora gitmek sonra doktor diyecek; dinlen çok yoruldun bunu bahane ederek hep hastalık konuşarak geçiriyor.

Çocuklar hep televizyon başında.

Eşimin oğlu evlendi Torun televizyon başında.

Geline dedim ki; çocuk seni az görüyor onları çok görüyor.

Zihninde Sen az, onlar çok. Reklamları ezberlemiş. Öyle ezberlemiş istiyor anne reddedince ağlıyor.

İşte böyle ağlıyor sonra yine istiyor yine ağlıyor 3 gün 4 gün sonra anneyle arada çatışma oluyor Şimdi saygı nasıl olsun.

Çocuğun zihninde anne az televizyondakiler çok.

Kapat onu çocuk seni seyretsin seni anlasın senin güzelliğin onun beyninde yer etsin dedim.

Kimse anlamıyor çocukların beyni kimlerle doluyor.

Sen çocuğu doğurdun. Sen hatırlıyorsun onu kundakladı büyüttün. Sen hatırlıyorsun

O bunları bilmiyor.

Karnını bile televizyon başında doyuruyorsun senin yüzüne bakmıyor o çizgi filme bakıyor.

Sonra diyor ki çocuk yüzümüze bakmıyor hiperaktif.

Çünkü çocuğun beynini televizyon artık yeniden tasarladı.

Sonra çocuk o çizgi kahramanların Vitrinde kostümünü görüyor istiyor ağlıyor çünkü çocuk aslında artık onlara ait oldu.

Kardeşi ile oynarken bile oradaki karakterler gibi davranıyor ve o karakterler gibi konuşuyor diyorum ki bak çocuk babası gibi değil senin gibi değil konuşması televizyon gibi.

Kadınlar çok konuşuyor hiç susmuyor.

Düşünmeden konuşmak Türkiye'de çok.

Hep hastalıklar çok konuşmaktan diyorum bana ters bakıyorlar.

Tiroid hasta diyor çok yiyorsun ve çok konuşuyorsun diyorum bana kızıyor.

Bana çok konuştukları zaman hemen elimle reddediyorum Diyorum ki çok konuştun ben yoruldum.

Çünkü dinlerken beyin doluyor ve ısınıyor.

Susuyorlar o zaman.

Çünkü kalp yoruluyor.

Türk kadını güzel şeyler konuşmayı bilmiyor hep şikâyet.

Kocasından şikâyet ediyor, ailesinden şikâyet ediyor, çocuğundan şikâyet ediyor Kendinden şikâyet ediyor.

1 saat çay içiyor çay içerken gönül demlenir fakat öyle olmuyor herkesin sinirleri kabarıyor sonra herkes evine gidiyor bu sefer ne oluyor hastalık oluyor.”

Ne dersiniz Rus gelinin tespitleri tam yerinde değil mi?

Sağlıklı ve huzurlu haftalar dilerim.


Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Pencere Haberin Yeni Tasarımını Beğendiniz mi?
Hayır
Evet
 Pencere Haber | Gündeme Açılan Pencere
© Copyright 2014 Pencere Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site Toprak Yapım Web Hizmetler alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA