İzmir içinde sen varsan güzel


Bu makale 2019-09-05 18:45:05 eklenmiş ve 445 kez görüntülenmiştir.
Aliye BOZKURT

 

9 Eylül tarihi İzmir’in düşman işgalinden kurtuluşunu anlatır bizlere.

Asırlar boyunca Anadolu’da olduğu gibi Ege’nin beşiği İzmir’imizde çeşitli uluslar, savaşlar, farklı dinler ve kültürlerle zenginleşmiş, harmanlanmış ve zaman yolculuğundan süzülerek her karış toprağına izler bırakmıştır. Tarihten günümüze birçok kültüre ev sahipliği yapan bu güzel kentimiz, eski adı ile Smryna, bu günkü güzel İzmir, demokratik duruşu, çok sesli yapısıyla hep ilklere sahne olmuş güzide bir şehrimizdir.

Tarih boyunca çok az kent İzmir gibi” güzel “sıfatıyla birlikte anılmıştır.

 Ege’nin beşiği İzmir’de doğu ile batı kültürünün birbirine merhaba dediği, kültürel ve doğal zenginliğin zaman yolculuğundan günümüze kadar gelebilen değerleri ile bizlere şehrimizin asırlar boyunca bilime, sanata, mimariye, edebiyata, felsefeye, tıbba, mühendisliğe yön veren yıldızların çekim merkezi olmanın onurunu yaşatmış güzel ve başı dik kentimiz İzmir...

Dünya tarihine damga vurmuş Homeros burada yaşamış, uygarlığın en önemli buluşlarından biri olan parşömen Bergama’da keşfedilmiş, tarihin ilk kent plânı İzmir’de uygulanmış, psikiyatrinin ilk adımları hekim Galenos tarafından burada uygulanmaya başlamış, denizler ötesi ilk ticaretler bile antik Limantepe, (Urla) ve Foça (Fokai) döneminde başlatılmıştır, evrenin yedi harikasından biri Selçuk’ta yükselmiştir, Hıristiyanlığın kilometre taşı olarak kabul edilen yedi kilisenin üçü de İzmir’de yer almıştır… Tarihsel anlamdaki daha sayılamayacak bir çok değeri olan bu kentimizi anlatmaya satırlar ve kitaplar yetmez…

Kısaca, çağlardan bu yana biriken birçok kültürlerin o baş döndürücü kokusu sinmiştir bu güzel ve alımlı kentimize.

Yedi düvel bir olup güzel yurdumuza göz dikmiş düşmanlara karşı milletçe verilmiş onurlu bir mücadele ve esaretten kurtuluşun asil bir simgesidir, direnişin, esarete başkaldırışın, vatanını işgal edip göz dikenlere sıkılan “ilk kurşun”un asaleti vardır bu kentte…

9 Eylül yeniden doğuşun şanlı bir tarihidir, İzmir’in de küllerinden yeniden doğuşunun gurur günüdür…

Her yıl yapılan coşkulu kutlamalar, törenler ve duygusal anlarla yüreklerde bu gururu yaşatan güzelim şehrimizde güzel duygular, yüreklerdeki çırpınış, kelimelerle anlatılmaz, sadece yaşanır…

Onun içindir ki hep dillerde, ”İzmir anlatılmaz, yaşanır” diye söylenir.

Burası medeniyetlerin kucaklaştığı, dinlerin, dillerin ve renklerin harmanlandığı bambaşka bir şehirdir,8500 yıl öncesinden bu yana taşıdığı değerlere sahip çıkan, çağın getirdiği yeniliklere uygarca uyum sağlayabilen barışçı, neşeli insanların yaşadığı şehridir.

Güzel İzmir’imiz bir bütün olarak çok farklı bir kenttir, insanlarından tutun da kentimizle özdeşleşmiş gevreği, çiğdemi, boyozu, midye dolmasından, her türlü nefis yemeklerine kadar, davranış şekillerinden bütün alışkanlıklarına kadar çok farklı olduğunu düşündüğümüz kentli bilincine sahip örnek olabilen bir şehrimizdir…

Ama maalesef son yıllarda giderek kan kaybedercesine geriye doğru bir gidişatın içine sürükleniyor.

Değişen toplumsal alışkanlıklar, kültür seviyelerindeki dejenerasyon, eğitimsizlik, cehalete dayalı olaylar,  atraksiyonlar, bilgisizce yapılan saçmalıklar, ağırlaşan hayat şekilleri, kültürsüzlükle bağdaştırılabilecek davranış modelleri, yozlaşmış karakterlerin çıkardığı tüm olumsuzlukları da sıkça görüyoruz..

Toplu taşım araçlarındaki davranışların bile bu kötü gidişatta nerelere vardığımızın bir ispatı değil mi umumi ulaşım araçlarında rastladığımız saatlerce yüksek sesle telefonla konuşarak geyik muhabbetinden tutun da, zamanla yaşanan çirkin sataşmalar ve kavgalara, otobüslere, metroya iniş binişlerin bile sırasını beceremeyenleri mi, oturmasını bile bilmeyenleri mi, avazı çıktığı kadar yüksek sesle konuşarak etrafı sesle taciz edenleri mi, saygı denen unsurun zerresinden dahi nasiplenmemiş yaratıkların(tabirimi lütfen mazur görün) maalesef çoğaldığını görüyoruz…

Nasıl bu hale gelebildik, bunun bilimsel olarak irdelenmesi ve gereken eğitimlerin verilmesi şart.

Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK) verilerine göre yurdumuzdaki iç göç artışında İzmir birinci sırada yer alıyor.

Cazibe merkezi haline gelen İzmir’e en fazla İstanbul'dan gelenlerin göçü başlarda yer alıyor ve en fazla iç göç alan il olan İzmir'e göçlerin son yıllarda çok arttığı belirtiliyor(Suriyeliler hariç).

Yurt çapındaki, 81 il içinde en çok göç alan il konumuna gelen ilimize göçlerin daha da artacağı görüşleri hakim, zira yapımı devam eden İzmir-İstanbul otoyolu, yine Ankara-İzmir arasındaki yüksek hızlı Tren hattının bu süreci daha da hızlandıracağı görüşleri ağır basıyor.

Son zamanda meydana gelen birçok orman yangınlarının da yerleşim alanlarının genişlemesi ve göçlerin daha da fazlalaşmasına, ranta neden olacağı konuşuluyor, önleyici gereken tedbirlerin alınması isteniyor.

İzmir'e yerleşen İstanbulluların özellikle Çeşme, Urla, Seferihisar gibi sayfiye yerlerine yerleşmeleri buralardaki temiz hava, yeşil orman örtüsü ve kentin kargaşasından, gürültüsünden uzaktaki sakin bir hayat şekli, şehre ulaşımın kolay olması da İzmir'i cazibe merkezi haline getiriyor ve iç göç rakamları da buna bağlı olarak daha da artacak gibi görünüyor.

İstanbul'un Megapol olmasının verdiği karmaşa, şehir trafiğindeki sıkışıklıklar, aşırı pahalı olan gıda ürünleri ve kiralar da bu göçteki en etkili unsurların başında geliyor.

Artan hızlı nüfus artışına bağlı kentin bazı melekeleri bile artık yetemez konuma geldiği, son zamanlarda çok fazla kalabalıklaşmanın verdiği bu durum çeşitli alt yapı ve hizmetlerdeki aksamaların yaşanmasına neden olmaktadır.

İzmir, Ülkemizin Batı'ya dönük modern bir kentidir, insanlarının hayata bakışı da bu doğrultuda daha farklı diyebileceğimiz, daha birçok özellikleri ve güzellikleri olan bir kentimizdir.

Medeniyetin ve demokrasinin ön yüzü, buğulu sevdaların kalesi, kardeşliğin ve dayanışmanın simgeleşen ismidir İzmir ve bütün yapılan güzellik yarışmalarında parlayan güzellik kraliçelerinin zarafetidir İzmir...

İzmir yaşayan şehir, yaşanılacak şehir olarak hafızalarda kazınmış adı ile gönüllerdeki tahtını kurmuştur.

Bilinen bir sözdür kısacası İzmir, anlatılmaz, yaşanır…


Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Pencere Haberin Yeni Tasarımını Beğendiniz mi?
Hayır
Evet
 Pencere Haber | Gündeme Açılan Pencere
© Copyright 2014 Pencere Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site Toprak Yapım Web Hizmetler alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA