SEVİYORUM SENİ EYLÜL…


Bu makale 2019-09-05 18:44:38 eklenmiş ve 24 kez görüntülenmiştir.
Aslı Kavcıoğlu

 

Ve yine yeniden geldi Eylül. Hep gelsin, her zaman gelsin. En sevdiğim aydır kendileri. Her fırsatta dile getirdiğimi biliyorum ama tutamam ki kendimi bahsetmeden. Yazın o bunaltıcı sıcağından sonra, nefes almaya başladığımız zamanları bize sunan muhteşem ay. Umarım herkesin beklentisi de benim gibidir.

Bilemiyorum öğrenciler benim kadar bekliyor mudur Eylül ayının gelişini? Onlar için yeni bir öğretim maratonunun başlangıç ayı. Üç ay boyunca, ders çalışmadan, keyiflerince geçirdikleri tatilin bitiş zamanı. Erken yat, erken kalk mecburiyetinin olmadığı, sınav stresinin yaşanmadığı zamanın bitişi. Aynı şekilde öğretmenlerin mesaiye başlama ayı. Onlar da yaklaşık iki aylık bir tatilin ardından, tekrar sınıflara dönme zamanları.

Tek tek sormaya kalktığınızda mutlaka farklı bakış açıları yakalanacaktır. Kimi memnun, kimi memnuniyetsiz. Ama olsun ya Eylül her haliyle güzel bana.

Hiç fark ettiniz mi bilmem? Denizin kokusu bile değişir Eylül’de. Daha buram buram iyot kokar. Derin derin çektikçe içinize doyamaz, tekrar tekrar çekersiniz. Denize girip çıktığınızda, saçlarınız mis gibi deniz kokar. Ve o koku yıkansanız da uzun süre çıkmaz üzerinizden. Akşamları dışarıda otururken, hafifçe ürperiverirsiniz. Üzerinize belki de bir şal almanız gerekir. O ürperti bile size muhteşem bir haz verir. Uykunuz gelir belki geç saatlerde ama buna rağmen dışarılarda oturmalara doyamazsınız. Özgürlüğün son zamanlarıdır çünkü. Tadına varacağın zamanların az olduğunu bilemek, daha çok keyiflenmeye yönlendiriyor insanı.

Bilmem ki, belki de doğduğum ay olduğundandır Eylül’ü sevmem. Belki de benimle birlikte annemin, teyzemin ve birçok sevdiğim arkadaşımın doğduğu ay olduğu içindir. Ya da, incirin bitmek üzere olduğu, zeytinlerin olgunlaştığı, ağzında zaman zaman mağrur bir tat bırakan iğdelerin olduğu içindir. Belki de terlemeden rahatça hareket edebildiğimdendir. Veya yaz ile kış arasında bir geçit olduğundandır sevmem. Düşündükçe o kadar çok neden bulabilirim ki. Asla bitmez. Çünkü kendimi çok huzurlu hissediyorum Eylül’de.

Göz açıp kapayana kadar geçen hayatın içindeyiz. Aslında hiçbir şeyi dert etmeden, tasalanmadan, nefes aldığımız günlerin kıymetini bilerek yaşamayı öğrenmeliyiz. Hiçbir şey bizim huzurla nefes almamızdan daha önemli değildir inanın. Bazı şeyleri kafanıza takıp da hayatı kendine zehir etmenin anlamı yok. Kendimizi kötü hissetmekten başka hiçbir işe yaramıyor inanın. Eskiler hep derler ya “su akar yolunu bulur”. Bırakın su aksın. Nasıl olsa o kendi yolunu bulacaktır. Siz de hayatın, mevsimlerin, ayların keyfine varın.

Sağlıklı ve huzurlu günler dilerim.


Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Pencere Haberin Yeni Tasarımını Beğendiniz mi?
Hayır
Evet
 Pencere Haber | Gündeme Açılan Pencere
© Copyright 2014 Pencere Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site Toprak Yapım Web Hizmetler alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA