Ne Kadar Güvenli


Bu makale 2019-08-15 17:50:32 eklenmiş ve 435 kez görüntülenmiştir.
Aliye BOZKURT

 

ABD’ye güvenip barış koridoru ya da güvenli bölge olarak dillendirilen bu işbirliği genel görüşe göre onlar tarafından organize edilen bir tuzaktır,oradaki oluşum YPG ve diğer terörist unsurlardan oluşturulmuş olan ABD güvencesindeki çakma ordusu, bizim ülkemiz için,oraya gidecek askerlerimiz için ne kadar güvenli olabilir ki,ABD daha önce Münbiç’te verdiği sözleri nasıl tutmadıysa bunda da mutlaka bir oyun peşinde diye düşünmek gerekiyor.Pentagon yetkilisi olan Sean Robertson, önceden Rudaw Tv ye demeç verip dolaylı olarak YPG ye “korkmanıza gerek yok ilk adım ortak operasyon merkezi”diyerek,Suriye’nin kuzeydoğusuna kurulacak güvenlikli bölge oluşumu ilk adım”diyerek demeç verirse bunun arkasında ne hain plânları var diye düşünmeden edemeyiz.Daha evvel Irak 36.paralelin kuzeyinde Çekiç Güç diyerek ayni oyunu oynadılar,15 yıl sonra oralarda Barzaninin Kürdistanı diye bir bölgeoluşturmadılarmı,buradada oyalama taktiği ve senaryoları ayni…

Emekli Tuğgeneral Erdal Şener konu ile ilgili,”Ben Fırat’ın batısında PKK-PYD elindeki Münbiç’te görev yaptım,bir gün bile Münbiç’e girmedik,dostlar alışverişte görsün misali oradaydık,şimdi 30-40 km.lik bir alandan bahsediliyor,yine oyalama taktiği ile iş yapmış gibi olacaklar diyerek,gerçek şu 1990 dan beri PKK ile ilgili verdikleri her söz boş çıktı,zira arkasındaki güç belliydi hatta 2003 de başımıza çuval geçiren de,2008 deki Aktütün baskınındada bize gerekli koordinat ve istihbaratları vermeyen yine onlardı”diyen  E.Tuğgeneral Erdal Şener,”bu barış koridoru kime hizmet edecek”önemli olan bu diyor.

Arapça yayın yapan Asharq Al Awsat’ın yayınladığı bir haberde ise,ABD’nin güvenli Bölge için,omurgasının PKK-YPG-SDG(Suriye Demokratik Güçleri) oluşan bir bölge olacağını ve oradaki terörist unsurlarına ABD.nin güvence verdiğini belirten haberde,Ankara’daki yapılan kritik görüşme sonrasında örgütlere haber ve güvence verdiği ortaya çıktığı, devamında ise terörist unsurların başı olanlardan açıklamalarda, “ABD’li yetkililer bize bu bölgenin çatışmadan arındırılması ve Türkiye’nin tehditlerini durdurmak için hevesli olduklarını doğruladılar”diyerek arsızca demeçler veriyorlarken ülkemizin ne çeşit bir hainlikle karşılaştığını görüyoruz. Eski CIA ajanı olan Mike Pompeo ise sosyal medya hesabından,”TC ile görüşmede

İlerleme sağlanması büyük adım olacak”diyor ve yine ABD savunma bakanı yardımcısı Paul Wolfowitz’de

“bizim önceliğimiz Kürtleri korumak” diye utanmadan açıklama yapıyor.Gel de ABD’ye güven ondan hayır bekle…

İki Nato üyesi ülke olmamıza rağmen işbirliğinin Nato hukuku çerçevesi içinde yapılmaması zaten olayın ne kadar garabet olduğunu anlatmıyor mu…

Bir ev düşünün ev sahibinin hiçe sayılıp, gıyabında odaları ve diğer bölümleri başkaları ile paylaşılıyor gibi   Suriye ayni onun gibi bir durumda Emperyalist Vampirlerce paylaşılıyor,bizim ülkemiz buna dur deyip çok  çaba gösterse de onlar bildiğini yapıyor,oraları şekillendirip at oynatıyor…

İlkesizliğin genel karakteri olduğu Ortadoğu’nun kaypak zemininde dengelerin nasıl değiştiği açıkça belli zira oradaki ülkelerin çoğunluğu ABD’nin emrinde ve ABD’de güçlü Yahudi Lobilerinin hizmetinde, oraları  mahvederek talan ediyor,etmeye devam edecektir…

ABD için Ortadoğu  2 şey ifade ediyor,1.İsrail ’in güvenliği ve yayılması 2.si ise enerji kaynaklarının güvenliğidir,bu iki şey için dünyanın altını üstüne getirmekten çekinmiyor zira,ABD-CIA-NATO-AB aynidir,hani derler ya,”hımhım ile burunsuz,birbirinden uğursuz”diye bunlar o misal çıkar amaçlı küresel mafya gibiler,birbirlerine işlerine geldiğince destek oluyorlar…

At koşturdukları alanlara bakılırsa hep doğal gaz,petrol yataklarının olduğu bölgeler,verimli topraklar, geniş su havzalarını ve değerleri kapsamıyor mu,bölgedeki yapılmak istenen şeyin buralarda hakimiyet kurmak amaçları olan küresel efendiler değil midir,kullandıkları yerel hainlerde onlara uşaklık,piyonluk etmiyorlar mı.

Daha önceleri,ABD Savunma bakan sözcüsü Albay Jeffs Davis açıkça,"Suriye’nin kuzeyinde ortaklarımız SDG,YPG,ile ortak hareket eden askerlerimiz var onlar bizim müttefikimiz" dememişmiydi,

Irak'ta üç ayrı parça olarak dizayn edilerek oralarda da neler yaptılar bir hatırlayın. Bir Yandan İsrail ağırlıklı BOP projesi yürütülüyor,diğer yandan da hızla bu proje kapsamındaki ülkelerin sınırlarının değiştirilmesine dönük katakulliler de tezgâhlanıyor.

Büyük resme bakacak olursak,Ortadoğu’daki  25 ülkenin sadece 3 tanesi Arap değildir, 1-Türkiye,2-İran,3-İsrail, bu üç ülkeden sadece İsrail ABD’nin gözbebeği olduğuna göre geriye kalan 2 ülke büyük tehdit ve tehlike altında demektir..

ABD ile İsrail merkezli ortak oynanmakta olan orada kurulmak istenen asıl devletin ise kuzeyde büyük israil devletinin bir parçası olacağı şekildeki alçakça bir devlet yapılandırmasıdır diyebiliriz.Plânlanan asıl amaç ve proje budur, zira Fırat ve Dicle nehirlerinin başlangıcından itibaren göz koydukları ve Tevrat'ta bahsedilen "Vadedilmiş Topraklar"  olarak belirtilen bu yerlerdeki olan ülkelerin üzerinde yaptıkları da açıkça neleri amaçladıklarını göstermektedir.

Kısacası küresel güçlerin orada menfaat ve güç çatışmaları vardır,ABD kendi askerini riske atmasın diye komuta kademesi dışında,terörist unsurlardan ve canilerden oluşturduğu toplama ordularını silah ve her türlü mühimmatla donatarak oralarda oluşturduğu ordu eliyle at oynatmaktadır.

Güvenli bölge adı ile servis ettikleri yeni hainliklere gebe plânlarının ardından hangileri gelecek kimbilir

Bizim ülkemizin isi çok zor hatta zor ötesi gibidir.


Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Pencere Haberin Yeni Tasarımını Beğendiniz mi?
Hayır
Evet
 Pencere Haber | Gündeme Açılan Pencere
© Copyright 2014 Pencere Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site Toprak Yapım Web Hizmetler alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA