Vahşi Kapitalizm Ve Katledilen Doğa


Bu makale 2019-08-08 18:07:36 eklenmiş ve 513 kez görüntülenmiştir.
Aliye BOZKURT

 

Güzelim ülkemizi adım adım katleden vahşi kapitalizme ve cehalete artık dur deyin!...

Ormanlarımızda yaşanan kıyımların hangisini sayalım o kadar çok ki… Murat Dağı, Munzur Dağı, İstanbul Kuzey Ormanları, Ünye Fatsa arasındaki alanlar, Acıgöl ve çevresi, Istıranca Dağı Ormanları, Sinop İnceburun ve daha birçok yöremizin ormanları, gölleri, mera alanları vahşi kapitalizm ve yerli işbirlikçiler eliyle adeta talan ediliyor.  

Ormanlarımız, göllerimiz ve yurdumuzun bütün paha biçilemez değerleri adeta talan edilircesine heba ediliyor. 26.5.2004 yılında çıkarılan (5177 S.K.) maden yasası bu yöndeki yabancı sektörün önünü açtı her yeri talan etme imkânı tanıdı, yapılanlar 68315 S. Orman Kanunu’na göre de suç oluşturuyor.

Bütün ülkede tepkilere neden olan ve Kirazlı Köyü altın arama faaliyetlerinde menşei Kanada olarak bilinen Alamos Gold Şti. nin ağaç katliamları ile bölgeyi adeta çöle döndürdüğünü hayret ve dehşetle gördük. Yerli ortağın ise adı Doğu Biga Madencilik olarak belirtiliyor ama şirketin merkezinde bir ortak daha var, merkezi Hollanda görünüyor. Şirketin adının Fronteer Eurasia Şti. olduğunu, sonradan adı Alamos Eurasia olarak 10.7.2017 de sözleşmeyle ticaret siciline kaydolan bu şirketin Türk ortağı ile Kuzey Biga Madencilik ve Alamos Eurasia madencilik olarak ticari tescili yapılan firmanın merkezi de Hollanda olarak kayıtlı görünüyor. Şirket 553 milyarlık yatırım yapmış ama devletten 865 milyarlık teşvik almış deniyor. Üç kuruşluk para için ülkenin bunca değeri heba etmeye değer mi? Bu nasıl bir kafadır akıllara durgunluk veriyor…

Şirket Kanadalı deniyor ya, Kanada, bayrağında Akçaağaç resmi olan, toprakları yaklaşık 10 milyon km2lik alanı olan bir ülke ve topraklarının yarısı da ormanlarla kaplıdır. Diğer Hollandalı ortak ise çevre denince aslan kesilen bir ülkenin mensubu güya ama söz konusu rant olursa başka ülkelere zehir saçıyorlar, çevre falan hak getire. Yerli ortak için ise söyleyecek söz bulamıyorum insan kendi vatanına bunu nasıl yapar, vur baltayı ormanları katlet gitsin… Doğal dengeyi, florayı, faunayı, ekosistemi, endemik bitkisel çeşitliliği, oradaki yaşayan hayvanları, kurdu kuşu hiç düşünme, zehirlenecek sulak alanları ve zarar görecek insanları hiç düşünmeden ver elin gavuruna memleketin altını üstüne getirsin çöle çevirip işi bitince defolup başka yerlere göz diksin oralara zarar vermeye devam etsin. Olacak şey mi bu!..

Uşak-Kışla dağındaki maden alanlarında ne oldu? O bölgelerde tarım bitti, bölgedeki köyler boşaltıldı, insanların sağlığı bozuldu bölge talan edilip mahvoldu, şimdi gözlerini başka havzalara diktiler.

Kaz Dağları olarak bilinen bölgemiz 1993 yılında Milli Park olarak korunma altına alınmış bir bölgemizdir. Temiz havası, Alp’lerden sonra dünyadaki oksijen oranı en yüksek bölge olarak geçiyor ve 32 farklı çeşitte endemik bitki türü var, dünyadaki ağaçlar arasında, Göknar ağacının bulunduğu tek bölge de burası.

Çanakkale Atikhisar Barajı havzası ile Kaz dağlarının tamamı, Munzur Dağlarının tamamı maden arama bölgesi olarak plânlanmış. Yazıklar olsun bu kararları verenlere… Gözleri insanlığa kör olanların vicdanları da veballere sağır olurmuş denir ya doğru !...

TEMA uydu görüntü tespitlerine göre bölgedeki alanda 200 bin ağacın kesildiği belirtiliyor, siyanür tehlikesi de çabası. Altın arayacak şirket çıkardığı altının sadece % 2sini bizim ülkemize verecekmiş, bu kadar mı düştük…

Kanadalı şirketin CEO’SU açıklamada bulunarak, bölgede 3 milyon ons altın olduğunu 2020 den itibaren 15 yıl boyunca altın çıkaracaklarını toplamda 4 milyar 300 milyon dolar tutarında 85 ton altın çıkaracaklarını ve bu bölgeden çıkardıkları bu altının da sadece, 3 ton ve 160 milyon değerinde olan kısmını bizim devletimize pay vereceklerini belirtiyor ve bu bölgedeki yatırım miktarının 100 milyon dolar olduğunu açıklıyor ve utanmadan bir de “yabancı işçi çalıştırmayacağız, Türk’ler iyi taş taşır” diyor... Resmen doğal koruma alanlarımızda verdikleri üç kuruşla at oynatacaklar ve memleketimize yıllarca giderilmeyecek çok büyük zararlar verecekler demektir. Buna memleketimizin yararına ticari bir anlaşma olarak bakılabilir mi, resmen hıyanet anlaşması bu. Aynı Afrika ülkelerindeki gibi oralarda da zengin maden yatakları ve altın madenlerini hep küresel şirketler çıkarıp faydalanıyor, yerel halk da aç sefil oralarda boğaz tokluğuna madenlerde ölünceye kadar çalıştırılıyorlar ya, küresel şirketler şimdi bizim ülkemize göz diktiler oralarda yaptıklarını yapacaklar. Vahşi Kapitalizm acımasız çarklarını ülkemizde döndürüyor maalesef..

Bütün yurt çapında 70 milyarı bulan KİT lerin satışı rakamlarına baktığınızda yurdumuzu bekleyen bu gibi tehlikelerin bu kadarla da sınırlı olmayacağını görüyoruz. Aç gözlü küresel Vampirler ve yerli İşbirlikçileri hiç boş durmuyorlar, daima talan edebilecekleri yeni alanlara yöneliyorlar.

Bilim adamları ise durmadan uyarılarda bulunup olası tehlikelere dikkatleri çekiyorlar ama kim duyuyor ki bildiklerini okumaya devam ediyorlar, bilim adamları 2085 yılında dünyada su sıkıntısı yaşanacağını söylüyor ülkemizdeki göller, Tuz Gölü, Burdur Gölü, Gölmarmara, Salda gibi göllerimizin sularının giderek azaldığına dikkat çekiyorlar, göller alarm veriyor diyorlar ama kime anlatıyorlar ki… Salda Gölü şimdi adeta hedefte ranta kurban edilmeye doğru gidiyor, Salda gölü dünyanın en temiz 5. gölü olarak biliniyor, yüksek magnezyum içeren bembeyaz ve stromatolit yapısı da sadece Kanada’da ve Mars’ta var, gölün derinliği 185 metre ve Ülkemizin en derin gölü, dünyanın 3. Derin gölü ve takribi 2 milyon yaşında ve şimdi maalesef yerli ve yabancı açgözlü rant tacirlerinin ana hedefinde perişan edilmeyi bekler gibi…

Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, ”Tuz, Meke, Suğla, Eber, Akşehir, Acıgöl, Gölmarmara, Burdur, Salda, Acı göl çok sıkıntılı su oranı çok azaldı diyor ve Hatay Havaalanı Amik gölünü kuruttu, Tuz Gölü ise küçüldü” diyor.

Muğla Ünv. İç Sular Biyolojisi Ana Bili Dalı görevlisi Doç. Dr. Nedim Özdemir ise, ”Göllerimiz 19 yıldır giderek kuruyor, bir şeyler yapılmazsa yakın gelecekte sularımız bitecek” uyarısında bulunuyor.

Daha önceki yazılarımda yakın gelecekte su ve gıda savaşları olabilir diye yazmıştım, gidişata bakılırsa ve bu konuda yapılması gerekenlerin yapılmadığı, yetkililerin bu aymazlığı ile cennet vatanımızın her değeri küresel rant tacirlerinin ve onların açgözlü yerli işbirlikçilerinin eline düşmek zorunda kalacak.

Milyonlarca yılda oluşan ormanlarımız, ekosistem, doğal flora ve fauna utanmazca kararlarla berhava ediliyor…

Doğanın dili yok ki ama gücü var cevabı da çok güçlü oluyor, Trabzon, Rize, Bolu, Düzce’de yaşanan sel felâketleri gibi. Ah güzel ülkem ah…


Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Pencere Haberin Yeni Tasarımını Beğendiniz mi?
Hayır
Evet
 Pencere Haber | Gündeme Açılan Pencere
© Copyright 2014 Pencere Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site Toprak Yapım Web Hizmetler alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA