İŞİMİZ GÜCÜMÜZ ŞİKÂYET...


Bu makale 2019-08-08 18:07:05 eklenmiş ve 85 kez görüntülenmiştir.
Aslı Kavcıoğlu

 

Elimizde telefonlar, yediden yetmişe sosyal medyanın içinde yuvarlanıp gidiyoruz. Çocuklarımız ve bizlerden sonra, annelerimiz babalarımız da kaynaştılar. Düşünün annemin ve arkadaşlarının bile instagram hesapları var. Bilgisayar ve internete ne kadar uzak bir kuşak olsalar da kısa sürede uyum sağlayabilmiş durumdalar.

Kimimiz etraftan, olaylardan haberdar olayım, kimimiz aile eşrafının yaptıklarını takip edeyim, kimimiz ise yaşadığım yerde neler oluyor kaçırmayayım düşüncesiyle kapılıp gidiyoruz sosyal medyanın akıntısına. Ha bir yerde çok kendinizi kaptırmadan giriyorsanız işin içine, evet eğlenceli.  Yok, başınızı kaldıramıyorsanız telefon ekranından, o biraz tehlike boyutunda oluyor. Çünkü daldıkça dalıyorsunuz içine. Gömüldükçe gömülüyorsunuz ve bir bakıyorsunuz başka hiç bir şey yapamadan zaman akıp geçmiş. Sorumluluklarınızı bile yerine getirememişsiniz.

Bazen yolda yürürken karşılaşıyorum. Hemen hemen her yaş grubundan insan, elindeki telefona dalmış, gözü başka hiç bir şeyi görmeden yürüyüp gidiyorlar. Az kalsın birilerine, bir şeylere çarpmak üzere olan hatta çarpan geçen. Bazen tökezleyen kişilerle sık sık karşılaşabiliyoruz.

Uzun süredir takip ettiğim yerel platformlar var. Bu gibi platformlar, aslına bakarsanız yaşadığınız yer ile ilgili, her konudaki gelişmelerden haberdar olmanızı sağlıyor. Ne tür faaliyetler olduğunu, nerede ne tür çalışmalar olduğunu, vefat haberlerini, belediye hizmetlerini, mahalli sorunları vesaire gibi birçok haberlerden haberdar olmanıza vesile oluyor. Bu açıdan gayet güzel.

Bütün paylaşımların altındaki yorumların tamamını okumuyor olsam da, okuduğum kadarı bile bana yetiyor. Fikir beyan edilen bir yazının altına yorum yazanlar çoğu kez kavga eder nitelikte atışıyorlar. Herkes kendi fikrini karşısındakine kabul ettirmeye çalışıyor. Bu güne kadar hiç denk gelmedim muhalefet çıkılmamış bir beyana.

Geçen gün bir paylaşımda, bir kurumda yaşanmış olan gergin bir olayı okudum. Altındaki yorumlara göz gezdirdim. Kurum çalışanlarından olduklarını yazan bir iki kişi de savunmaya geçmiş. Bir taraf diyor ki şöyle oldu, öteki taraf diyor ki ben de oradaydım öyle bir şey olmadı. Yapılan yorumları şöyle bir betimlediğimde, yumruklar tekmeler havada uçuşuyor. Çok merak ediyorum, bir gün bir yerde karşılaşsalar ne yapacaklar?

Bir şeyin farkına vardınız mı? Hiç bir zaman birbirimizin fikrine saygı duymuyoruz. Ha fikirlerimizi beyan ederken de, “bu benim fikrim önemsemelisin, çünkü ben de senin fikrini önemsiyor ve saygı duyuyorum" tarzında ifade edemiyoruz, etmiyoruz. Ne oluyor, iş kavgaya inatlaşmaya dönüşüyor. Herkes kendi fikrini kabul ettirmekte diretiyor ve sorun çözülemiyor. Aksine çıkmaza girip kilitlenip kalıyor.

Hâlbuki bir kulak versek, bir saygı duysak, belki fikri sağlıklı bir şekilde analiz edip doğru yolu görebiliriz. Ya da herhangi bir ortak payda da buluşabiliriz.

Bu sadece sosyal platformlarda var olan bir durum değil pek tabii. Her toplulukta, her ortamda hemen hemen var olan bir karmaşa. Çünkü biz insanoğlu, son on yılımızda çok değiştik. Ben olduk, bencil olduk. Doğruları bir tek bilen olduk. Fikirleri, insanları, çevreyi önemsemez olduk. Kısacası toplum içinde, toplumla yaşamayı unuttuk.

Not: Kurban edilecek hayvanın gözündeki korkuyu görmektense, hediyeler sunduğum çocukların gözünde ki mutluluğu görmeyi tercih edenlerdenim.

Sağlıklı ve huzurlu haftalar dilerim.


Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Pencere Haberin Yeni Tasarımını Beğendiniz mi?
Hayır
Evet
 Pencere Haber | Gündeme Açılan Pencere
© Copyright 2014 Pencere Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site Toprak Yapım Web Hizmetler alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA