Ayıkla Pirincin Taşını


Bu makale 2019-08-01 17:06:49 eklenmiş ve 420 kez görüntülenmiştir.
Aliye BOZKURT

 

Ülkemizin kendine has sıkıntıları çok, her yönden sıkıntılı süreçler yaşanıyor ama 2011 yılından beridir ülkemizdeki mülteciler ve sığınmacılarla yaşanan birçok sorunlar artık halkın tepkilerini çok fazla çekmeye başladı.

Bedeviler gibi yaşamaya alışmışlar bir türlü toplum onları kabullenemiyor görüşünde olanlar çok fazla.

Ülkemizdeki mültecilerle ilgili açıklanan rakamlar farklı, her ilin içinde çok sayıdalar, İzmir’de resmi rakamlara göre 2019 yılı itibariyle, 144 bin 230 Suriyeli var deniyor ama resmi rakamların doğru olmasına kimsenin inancı yok. Keza diğer illerimizde de çok sayıdalar kural kaide tanımadan, kalabalık gruplarla gezmeleri, motora bile 5-6 kişi binip trafiği riske sokmalarından tutun en ufak bir şeyden ettikleri vahşiler gibi kavgaları, kargaşa, kaos yaratmaları, çeşitli suçlara karışmaları ve bunun gibi bir çok sebeple halkımızın tepkilerine yol açıyor. Bir milletvekilinin (Ü.Ö.) açıklamasına göre ülkemizde 5 milyon 300 bin Suriyeli var deniyor, Afganistan, Pakistan ve diğer ülkelerden gelenler hariçmiş.

Mülteciler.org sitesi verilerine göre, İstanbul’da 1 milyondan fazla olduğu, Kilis nüfusunun ise %81.41 inin Suriyeli olduğu belirtiliyor. Bunlardan 0-18 yaş arası olanları, 1 milyon 684 bin207 olduğu, % 28.08 inin 10 yaşın altında olduğu, günde 300 çocuk doğduğu, 15-24 yaş arası olanların ise 819 bin 60 olduğu belirtiliyor.

Türkiye Cumhuriyeti genç nüfus oranının ise genelin %15.8 olduğunu açıklayan rakamlara bakınca yakın gelecekte nüfus oranlarının demagojik olarak değişmesinden kaygı duyan vatandaşların sayısı hayli fazla ve artık bunların kendi ülkelerine gönderilmelerini istiyorlar yetkililerden.

İçişleri Bakanlığı’nın verilerine göre, son beş yıl içinde terör, sahtecilik, cinsel suçlar, uyuşturucu suçları gibi birçok suçtan 38 bin 749 yabancı gözaltına alınmış.

Kontrolsüz serseri mayın gibi ortalıklarda dolaşmaları, kavgaları ve her türlü illegal faaliyetleri toplumdan çok tepki görüyor. ”Plajlarda nargileli keyifleri, kavgalarını ve her türlülerini gördük sadece camilerde ibadet ettiklerini ve Cuma namazlarında bile hiç Suriyeli görmedik. Bu nasıl iş?” diyenler çok, bizim vatanımızın evlâtları onlar için savaş verir şehit düşerken onların keyfi yerinde bu nasıl iş yetkililer buna nasıl müsaade ediyorlar diyenlerin sayıları hayli fazladır.

Artık millet bu işin vicdani boyutunu bırakıp bunların kendi ülkelerine gönderilmelerini istiyor, toplumun rahatı ve huzuru açısından bir şeyler yapılması isteniyor.

PİAR araştırma şirketi konuyu bir anket yaparak vatandaşlara sormuş ve toplumun %82.8 i artık hiç bir mülteciyi ülkemizde istemiyoruz ülkelerine gitsinler demiş. %17.7 si ise kalsın cevabını vermiş ve yine vatandaşlara sorulan, ”ülkedeki en önemli sorunumuz nedir sorusuna ise 1.ci olarak ekonomi, 2.ci olarak Suriyeliler ülkemizden gitsinler cevabı verilmiş.

Bayramlarda kendi ülkelerine tatile giderek tekrar geri dönmeleri de çok tepki topluyor. Kilis-Öncüpınar sınır kapısından kurban bayramı için ülkesine gidenlerin beş bin kişi olduğu resmen açıklandı. Vatandaşlardan sosyal medyada olsun, diğer bütün alanlarda olsun tepkiler daha da arttı, zira memleketine tatile gidilecek kadar ortamları düzelmişse niçin temelli gitmeleri sağlanmıyor diyenler hayli yüksek.

Hele KPSS siz devlet kurumlarına işe alınmalarına ise millet adeta burnundan soluyup, biz onlardan ne doktor ne öğretmen istemiyoruz kendi gençlerimiz işsizlik sorunu yaşarken bu yanlışları yapmasınlar deniyor.

Ülkemiz ekonomisi zaten kötü ve insanların öfkeleri patlama noktasındayken bu tarz sorunlar göze daha çok batıyor.

Eskilerin misafir olarak gelip çok uzun kalanlar için söylediği “Misafirlik üç gün olur, beş gün olması mahaldir, sen geleli kaç yıl oldu acep bu hâl ne Hâldir” diye bilinen bir sözü vardır ya bu durum da onun gibi bir şey oldu.

Yaklaşık 100 ülke ve 300 bin yerli ya da yabancı terörist gruplar İŞİD, EL NUSRA PKK, PYD, YPG gibi birçok terörist unsur Suriye cehenneminde at koşturuyor. Fırat’ın batısı ya da doğusu olsun orada artık bir çözümün bulunması mültecilerin kendi ülkelerine geri dönmeleri mutlakadır ama o bölgede çıkar hesapları olan Emperyalist-Siyonist vampirler bunu istemez. Zira işlerine gelmez, istediklerini alabilmek, işgallerine, sömürülerine devam etmek hep yaptıkları şey değil midir? İnsanlar göç etmiş, toplu katliamlar yapılmış, masum vatandaşlar ve çocuklar ölmüş umurlarında değil ki.

1947 yılında topraklarından göçe zorlanan Filistinliler, 2003 Irak’tan olan göç dalgaları, 2011 de başlayan ve hala devam eden Suriye göç dalgaları o bölgede yıllardır yaşanan dramlar bitmez, biteceğe de benzemez maalesef…

Bütün Müslüman ülkelerin hiç biri mültecileri ülkelerine almazken neden sadece bizim ülkemize geliyorlar? Konu dinle alâkalı değil, bu işlerde başka karanlık hesaplar mı var?“ düşüncesini akıllara getiriyor.


Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Pencere Haberin Yeni Tasarımını Beğendiniz mi?
Hayır
Evet
 Pencere Haber | Gündeme Açılan Pencere
© Copyright 2014 Pencere Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site Toprak Yapım Web Hizmetler alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA