ACI BİR TARİH: 15 TEMMUZ 2016


Bu makale 2019-07-18 19:38:16 eklenmiş ve 75 kez görüntülenmiştir.
Ali Rıza DURAN

 

Yurdumuzun yaşadığı 15 Temmuz acı tarihinde bu gün oturdum, elimde kalem yazmak istedim ama yazmak ne mümkün, içim acıyor. Ne günlerdi diye unutulmaz o acıları yazmaya karar verdim…

15 Temmuz darbe girişimi veya 2016 Türkiye askerî darbe teşebbüsü, darbecilerin verdiği isimle Harekât Yıldırım veya Yurtta Sulh Harekâtı. 15-16 Temmuz 2016 tarihleri arasında, Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde kendilerini Yurtta Sulh Konseyi olarak tanımlayan bir grup asker tarafından gerçekleştirilen askerî darbe diye isimlendirilmesine karşın, işin gerçek yüzü daha başkaydı. Bunu dışardan aldığım bilgilerle donatıp sizlere sunmak istiyorum.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan saat 00.24'te CNN Türk kanalına bağlanarak, "Bu gelişme gerçekten Türk Silahlı Kuvvetlerimizin içindeki bir azınlığın, ne yazık ki kalkışma hareketidir ve bu malum yapıya ait paralel yapılanmanın teşvik ettiği, üst akıl olarak onların kullandığı bir harekettir” diyerek Erdoğan’ın milleti, darbecilere karşı durmak üzere meydanlara çağırdığını okuyoruz o günün haberlerinde.

Cumhurbaşkanı tarafından yapılan bu çağrının ardından, Ankara'nın her semtinden vatandaşlar Genelkurmay Başkanlığı’nın çevresindeki İnönü Bulvarı ve Milli Müdafaa Caddesi ile Kızılay Meydanı, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, AK Parti Genel Merkezi ve Jandarma Genel Komutanlığı civarı başta olmak üzere meydan ve caddelerde toplanmaya başladı.

Vatandaşlar, darbe girişimi için kışladan çıkan askerlere tepki gösterdi, hatta mücadeleye giriştiler bile. Çok acayip olayların yaşandığı o geceyi unutmak mümkün değil. Bunun dışında bu acı olaylar yaşanırken. “Polatlı'da kışlalarından çıkarak, Ankara'ya doğru hareket eden askeri araçların önü vatandaşlarca kesildi. Bunların bir kısmı kışlalarına döndü” diye yazıldı. Aynı sıralarda “Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın çağrısını duyan Kazan halkı da, Akıncı Üssü çevresinde toplanmaya başladı” diye defalarca söylendi. “Darbenin yönetim merkezi Akıncı Üssü'nden mühimmat yüklü halde kalkan uçaklar atılan patlamalarla vatandaşları ürkütmek için ses hızının üzerinde seyretmeyi sürdürdü. Darbeciler bir yandan da Kara Harp Okulu’nda eğitim gören kursiyer askerleri helikopterlerle Genelkurmay Başkanlığı’na taşıdı” diye yazıyorlar. Ben bu yazılanlara inanmasam da, sizlerle paylaşmak istedim. Neler gördük neler yaşadık diye siz can dostlardan o günleri yaşayanlar bilir.

Sevgili can dostlarım bu yazdıklarım başta da söylediğim gibi, benim inancımın dışında olan olaylardır. Ben benim kutsal ordumun böyle bir teşebbüse geçip, vatan içinde ne amaçla yapabilir ki buna katiyen inanmam.

“Türkiye Büyük Millet Meclisi 15 Temmuz darbe girişiminin üçüncü yılında, özel gündemle toplanacak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da izleyeceği Genel kurul’da, siyasi partilerin temsilcileri de bulunacak ve birer konuşma yapacak” deniyor. “Meclis Başkanı Mustafa Şentop tarafından toplanacak genel kurulda, mecliste grubu bulunan partilerin temsilcileri onar dakika konuşacaklar” deniliyor. Mecliste grubu bulunmayan partilerin temsilcileri ise üçer dakika konuşabilecekler.

“Cumhurbaşkanı’nın bulunduğu bu toplantıda kabine üyeleri, ordu mensupları, hukukçular, yüksek yargı grubu bulunacak” deniyor. “Mecliste ilk tören saat 11’de başlayacak T.B.M.M şeref holünde gerçekleşecek” diye yazıyor. Tören İstiklal Marşı’yla saygı duruşuyla başlayacak. Kuran tilaveti okunacak T.B.M.M. başkanı Şentop bir konuşma yapıyor.

Şentop’un yaptığı bu konuşmada, kendilerini yurtta sulh konseyi diye tanıtan bu askeri grup,  15 Temmuz akşamı başlatılan bu darbenin ilk saatlerinde, Cumhurbaşkanı’nın kaldığı otele de baskın yapılmıştı. Ama Cumhurbaşkanı’na yapılan bu suikast girişimi başarısız olmuştur. Aynı gece suikast girişimini zamanın Genelkurmay Başkanı, şimdiki Savunma Bakanı’mız Hulusi Akar da yanındaki kumanda grubu ile tutuklandıklarını yazıyor. 16 Temmuz sabahına kadar süren bu darbe girişiminde 251 vatandaşımız öldürüldü, 2194 kişide yaralanarak olay acı bir şekilde bitmiş oldu.

Ve tarihimizin kara lekesi olarak düşündüğüm bu acı olayları yaşayan, bunu unutmayacak olan duygusal vatandaşlarımızın bu acıyı yaşatanların üzerindeki haklarını helal etmeyeceklerini düşünüyorum. Yüce Allah’ın bu kötü günleri bize yaşatmaması için, gece gündüz dua etmekteyiz ve “bunları benim asil ulusuma yaşatanların cezasını da Allah versin” diyerek, bu yazıma son veriyorum!


Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Pencere Haberin Yeni Tasarımını Beğendiniz mi?
Hayır
Evet
 Pencere Haber | Gündeme Açılan Pencere
© Copyright 2014 Pencere Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site Toprak Yapım Web Hizmetler alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA