Şans Akıllı Davrananın Yardımcısıdır (Euripides)


Bu makale 2019-07-18 19:37:31 eklenmiş ve 485 kez görüntülenmiştir.
Aliye BOZKURT

 

Ülkemizin aldığı S-400 lere yaygara koparan ABD ve arkasındaki ülkeler o bölgede yedikleri nanelerin açığa çıkacağını bildiklerinden olsa gerek yaptırım tehditleri gırla gidiyor. Ülkemizin savunmasına dönük aldığımız sistemler gerekli olmuş ki almışız. NATO üyesi olmamıza rağmen kendi yaptıklarına bakmayıp terör örgütlerini müttefik kabul etmediler mi? Onlardan alınmış, kendilerinin kontrolündeki sistemlerimize istedikleri gibi müdahale edemeyecek olmalarından olsa gerek yaygaraların ardı kesilmiyor.

Fırat’ın doğusu denen PYD-PKK-YPG kontrolüne bıraktıkları bölgeye bakın, ABD’nin orada 11 askeri üssü ve terörist unsurlardan devşirilip askeri güce dönüştürülmüş 30-40 bin (açıklanan bu) militanları var. Her türlü silâh, mühimmat mevcut. Buna İngiltere, Fransa, İsrail, İtalya, Suudi Arabistan, Birleşik Arap emirlikleri de destek veriyor. O bölgede oluşturdukları koridoru genişleterek daha geniş bir bölgeye yayılma peşindeler.

Reuters’in haberine göre “CIA-ABD özel operasyon birlikleri 2012 yılından beri Suriye’deki terörist ve asileri Ürdün ve Türkiye’de gizlice eğitiyor” denmektedir. Buna göre Kürecik ve İncirlik dikkatle takip edilmelidir zira kapalı kutu gibi orada ne döndürdükleri hiç bilinmemektedir.

Rusya’nın ise Afrin civarındaki bölgede PYD ile koordinasyonu var. Esad ve Hizbullah milislerinin yer aldığı birçok ortak operasyonlar yapmıyor mu?

Açık söylemek gerekirse PKK uzantısı PYD’nin ortakları bir yanda ABD ve onun yanında olan ülkeler, diğer yanda Rusya ve onun yanındaki ülkeler var. Ülkemiz maalesef yalnız kalmıştır denilebilir. S-400 alımı ticari bir olay olarak görülmektedir. Ülkemizin etrafında kirli ittifaklar yapılıyorken, savunmamız için gerekli olan tedbirlerin alınması gayet doğaldır.

Rus sanayi şti.Almaz Antey’in yaptığı S-400 ler 2007 den beri kullanılan bir sistem Çin, Belarus’tan sonra bizim ülkemizin de aldığı bu sistemleri almak için anlaşma imzalayan Suudi Arabistan ve Hindistan var ve ne hikmetse ABD, S.Arabistan’a bu sistemleri almasın diye gık çıkarmıyorsa bu işin arkasında başka hain hesapları var demektir. Belki de sınır boylarımızdaki havadan ve karadan yürüttüğü her türlü kirli tezgâhı deşifre edeceği için bizim S-400 sistemlerini almamıza karşı çıkıyordur zira bu sistem insanlı, insansız her türlü hava aracı seyir (crvize) ve balistik füzeleri imha etme kapasiteli azami menzili 400 km, en yüksek irtifa 30 km.ve her hedefe 2 füze kilitleyerek eşzamanlı 80 hedefi de aynı anda vurabiliyor.  

ABD bunlara karşı CAATSA anlaşması kapsamındaki, 2017 yılında hasımlarıyla yaptırımlar yoluyla mücadele yasası olarak bilinen ve bunun 231.maddesini ihlâlden karşı çıkıyor ama NATO çerçevesinde müttefiki olduğumuzu ve buna uymayan birçok haince şeyi kendisinin yaptığını, diğerlerinin de kendi menfaatleri gereği bunları görmezden geldiğini unutuyor.

İncirlik ve Kürecik kozumuzu kullanabileceğimizi aklından çıkarmasın, kirli tezgâhları saymakla bitecek gibi değil.

Suriye adeta yeniden yapılandırılıyor, orada yeni devletlerin oluşturulması hedefleniyor, tıpkı 1.ve 2.dünya savaşında olduğu gibi.. Suriye devlet yönetimini koruyan Rusya, Çin, İran gibi devletler Suriye rejiminden yana ama Suriye’nin kuzey bölgesindeki ABD’nin bu yaptıklarına nedense hiç sesleri çıkmıyor, sanki hep bir olup bizim ülkemize olacakları bekler gibi susuyorlar. Ülkemizin yalnız bırakıldığı bir dönemdeyiz.

Belli olan en belirgin şey ise Ortadoğu bölgesi yeniden şekillendiriliyor, Suriye’de, biryandan İngiltere ABD, Almanya, Fransa, İsrail yani Koalisyon Güçleri adıyla bölgedeler, öte tarafta ise Suriye (Esad) ile Rusya, Çin. İran var adeta 1.dünya savaşından kalan eski hesapları masaya yatırırcasına hareket etmiyorlar mı, oralarda artık kim kiminle ne pazarlıklar içinde belirsiz, nedeni de Ortadoğu'daki güç dengelerini yeniden oluşturup, oradaki paylaşımlardan pay kapmak derdinin peşindeler hepsi de.

Terör kartını her iki süper güç ülke kendi çıkarları doğrultusunda kullanmaktadır, oynanan oyun hem Rusya ve ona bağlı blok ülkeler, hem de, ABD, İngiltere, Fransa, İsrail ve AB, tarafından danışıklı dövüş oynanarak oralarda kendi çıkarları için toz atıyorlar, BM başta diğerleri de sessizce bunu sadece izliyor…

Kısaca tabir etmek gerekirse, Ortadoğu’da tek şey vardır o da Güç ve paylaşım savaşıdır...

Okuyanlar bileceklerdir, 1.Dünya harbi döneminde Kazım Karabekir Paşa’nın yazdığı anılarında o zamanki dönemler söyle anlatılır; “Rusların ülke olarak hayali, Rus Çar'ı, Deli Petro'nun vasiyetinde yazılıdır ve o vasiyette de çok dikkat çekecek iki madde şudur, bunlardan 1. si şöyle anlatılır, Hindistan'a ve İstanbul'a egemen olan bir ülke bütün dünyaya egemen olmuş demektir, İstanbul’a (Bizans) ve Boğazlara mutlaka hakim olmalıyız, ayrıca hızla İran'ın zayıflamasını sağlamalıyız, bazen Türklerle, bazen de Perslerle (İran) savaşa mutlaka girilmeli, zayıf düşürülmeli ve onların güçlenmesinin önünü kesmeliyiz ki hiçbir zaman güçlenemesinler.. 2-si.Karadeniz'de ÜS'ler kurup, denizlere mutlaka hakim olmalıyız, İstanbul ve İran'ı zayıflatarak, Basra Körfezi’ne mutlaka inilmelidir, Suriye ile ilişkiler kurulup, Levant (doğu) ticareti de mutlaka ele geçirilmelidir, ayrıca dünyanın tahıl ambarı konumundaki olan Hindistan'a inilerek oraya yakın mesafede bulunan İngilizlerin adalarına da  bu vesileyle çok yakınlaşmış olmalıyız, Avusturya ile ilgilenip onların İstanbul üzerindeki hakimiyet isteklerine de gem vurulmalıdır" diye vasiyet eden Rus Çar'ının  vasiyetindeki gibi hamlelerin günümüzde adım adım yapıldığı da görülüyor..

Ülkemizin ne kadar kritik bir noktada olduğunu, Asya kıtası ile Avrupa kıtası arasında yer alması adeta köprü vazifesi görerek kıtaları birleştirmesi, önemli ticaret yollarının kesişme noktası olması, boğazlar gibi birçok önemli hasletlere sahip olan ülkemiz bu yüzdende bütün dünyadaki işgalci, emperyalist, bütün hain zihniyetteki ülkelerin hedef noktası olmakta, stratejik konumu ile de hain odakların cazibe alanı olarak hedeflenmektedir.

Ülkemiz kendi varlığını korumak adına çok dikkatli olmalıdır. Savunmasını, askeri gücünü en üst düzeyde tutmalıdır. TSK ve ordumuz milletimizin can damarıdır, gerekli savunma silah sistemleri, modernizasyon, ülkemizi her yönden savunacak stratejinin ve silâhlarımızın da olması şarttır. Bunun yanında ülkemizin birlik ve bütünlüğü için tek bilek, tek yürek ve milli şuurla hareket edilmesi, dost görünen ama olmayan bütün düşmanlarımıza karşı vatanımızı savunabilmeliyiz.

Ülkemizin içerdeki ve dışarıdaki güvenliği dahil her alanda güçlü olması gerekiyor.


Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Pencere Haberin Yeni Tasarımını Beğendiniz mi?
Hayır
Evet
 Pencere Haber | Gündeme Açılan Pencere
© Copyright 2014 Pencere Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site Toprak Yapım Web Hizmetler alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA