ATATÜRK'ÜN SAMSUN'A ÇIKIŞI KUTLANDI, VAPURDA..!


Bu makale 2019-07-11 17:18:16 eklenmiş ve 84 kez görüntülenmiştir.
ATİLA GÖRDÜK

 

19 Mayıs 1919'un yüzüncü yılıydı o gün, Mustafa Kemal gelmişti Türkiye'ye “ATATÜRK” olmaya. İktidarı, muhalefeti, yandaşları sıralanmıştı Bandırma Vapuru'nda. Kimi dinliyordu Osmanlı padişah nutuklarını kimisi de göğsünü ilikliyordu sözde Atatürkçü olarak. Yalnızca, yüzyıl öncesinin Erzurumlu Nene Hatunu'nu anımsatan İyi Parti Lideri Meral Akşener yoktu o sıradakilerin yanında.

Ne diyordu Meral Akşener? Ben onların arasında olmam, olamam. Nene Hatunlar, Kara Fatmalar da Atatürk'ün direniş hareketinin öncüleri idi.

Milli Eğitim Bakanı Prof. Ziya Selçuk eğitimi şekillendiriyor. İlk göreve getirildiğinde köy enstitüleri örneğinden söz ederek umutlandırmıştı kimilerini. Umutlananlardan biri de ''Gördük'çe'' idi. Bir köşe yazımda da Sayın Bakan; siz bu görevde zor kalırsınız'' demiştim. Yanıldığımı anlıyorum. Sayın Ziya Selçuk AKP hükümetlerinin 6. Milli Eğitim Bakanı. Hasan Ali Yücel'den sonra her gelen yeni milli eğitim bakanı Atatürk'ün Tehvid-i Tedrisat'ını (öğretim birliği) geriye götürmek için çok uğraştı. Çağdaş eğitimin yerine uygulamaya aldıkları dinci yapılanma ile ülkede 4000'in üzerinde imam hatip lisesi, 10.000'in üzerinde kuran kursu,80'in üzerinde ilahiyat fakültesi açıldı. Yetmezmiş gibi temel öğretimde de 4+4+4 gibi ne idüğü belirsiz bir oluşuma gidildi. Yetmedi din dersleri zorunlu, matematik ve fen bilimleri seçmeli ders haline getirildi. Ne amaçlanmaktadır bu oluşumlarla? Bu şekilde mi çağdaş uygarlık düzeyine ulaşacağız? Yoksa hesaplar başka mı? Düşünmeyen, sorgulamayan ve biat toplumu mu hedeflenmekte acaba? Bunların dışında bir başka gelişmede çocukların tatillerde iş yerlerinde çalışmasına yönelik. Gerçek işçilerin-emekçilerin bile iş kazalarına kurban gittiği bu ülkede çocukları nasıl korumayı düşünüyorsunuz? Bu yasa ile çocukların iş yerlerinde ölümlerini yasallaştırmış olmuyor muyuz?

Sayın Yurttaşlar..!

Ulusal basından bir köşe yazarının ifadeleri : ''Liberaller ölür, liberalizm yaşar''

Liberalizm nedir? Kimlere yarar? Kimleri süründürür?

Emperyalizmin yeni sömürme ve halkları peşinden sürükleme yöntemidir. Zenginlerin, para babalarının vurguncu yöntemidir. Ürettiği malın fiyatını kendisi belirler, almak zorundadır yoksul. Yönetim biçimlerini onlar belirler, önerir ve uygular. Hatta gerektiğinde ihtilallerle devirerek yeni sistemi dayatır uluslara. Ülkemizde de ihtilaller mevsiminin başlangıcı 27 Mayıs 1960 ile başlamıştır. Kime karşı ihtilal yapılmıştır? Türkiye'yi küçük Amerika yapma vaadi veren Adnan Menderes'e ve onun Demokrat Parti'sine karşı. Yaptı mı küçük Amerika? Oldu mu?

Liberalizmin bir ülkeyi getirdiği nokta ekonominin iflası ve siyasetin bitirilerek faşizmin uygulamaya geçirilmesidir. Sonu kötü biten her macera toplumları geriye götürmüştür. Tarih böyle örneklerle doludur. Oysaki bunun tersi oluşumlarda önümüzdedir. Atatürk’ün tam bağımsız Türkiye siyaseti niçin yeniden uygulanmaz? Yüzyıllarca süren uykudan uyanan bir ülkenin çok kısa süre içinde gerçekleştirdiği atılımlarla başka ulusların yüzyıllar süren gelişimlerini yakaladığı niçin unutturulmak istenmektedir? Kendimize özgü bir uygulama ile insanlık değerlerini en üst düzeyde gören bir siyaset yerine dünyanın sömürülmesi ilkesine dayalı emperyal bir mentaliteyi uygulamaya çalışmak insanlığa ihanettir.

Ülkemizde yaşanan en önemli sorunlardan bir de doğanın tahribatı sonucu oluşan felaketlerdir. Bu yıl özellikle yoğun yağışların etkisinde kalan Karadeniz Bölgesinde oluşan sellerin ve toprak kaymalarının neden olduğu can ve mal kayıpları ciddi seviyelere ulaştı. Talan edilen yaylaların, ormanların, akarsuların ve verimli tarım arazilerinin canlı yaşamı koruyucu yapısından uzaklaştırılmasının sonuçlarıdır. Bunlara bir de cehalet ve sorumsuzca kazanma hırsının eklenmesi işi daha da içinden çıkılmaz hale getirmiştir.

Kadın cinayetleri niçin önlenemiyor? Konya’da 3 kadın öldürüldü yine. Nedir bu cinayetlerde ki artış? Neye güvenilerek işleniyor bu cinayetler? Af söylentilerinin etkisi var mıdır? Edilgen bir zihniyetin toplumun üzerine çökmesiyle oluşan namus anlayışı mı neden olmaktadır bu cinayetlere? Dini ve çevresel faktörlerin değerlendirilerek bu kanayan yaranın dindirilmesi gereklidir?

Tunceli mi, Dersim mi?

Bu soru da nereden düzenlendi diye sorabilirsiniz.1937-1938 Doğu ki ayaklanmaları nedeniyle Dersim-Tunceli yasası çıkarılıyor Atatürk'ün emri ile.

Birileri de çıkıyor diyor ki ''ben Dersimli Kemal'im'', bir diğeri ise (Fatih Mehmet Maçoğlu) TC ne ırkçı-faşist cumhuriyet..!  Acaba yıllarca Tunceli Milletvekilliği yapmış Kamer Genç yukarıdakilere göre hain miydi? Öneriyorum, Ölüm Köprüsü adlı anı-belgesel kitabı okusunlar. Said-i Nursi ve yandaşlarının, Seyit Rızaların ve beraberinde ki tertipçilerinin İngilizlerle, Ermeni Taşnak örgütü ile işbirliği yaparak 33 Türk Jandarmasının nasıl kurşuna dizildiğini ve bu jandarmaların üniformalarının giyilerek nasıl bölge halkının katledildiğini öğrensinler.

Sağlıcakla kalın

Atila Gördük İletişim :0,546,678 86 78


Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Pencere Haberin Yeni Tasarımını Beğendiniz mi?
Hayır
Evet
 Pencere Haber | Gündeme Açılan Pencere
© Copyright 2014 Pencere Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site Toprak Yapım Web Hizmetler alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA