GERÇEK TARİHİMİZDE YAŞANAN ACI OLAYLAR


Bu makale 2019-06-13 18:54:38 eklenmiş ve 162 kez görüntülenmiştir.
Ali Rıza DURAN

 

Arkadaşlarla oturmuş eskileri konuştuğumuz bir günde “Atatürk’ün “Bursa Nutku” gerçekten var mı, yoksa bu bir yalan ifadeden mi ibaretti?” diye tartışmalar yaparken, konunun o zamanın şartlarındaki gerici gruplar neden bazı çevrelerle ilk günden beri bu nutka şiddetle karşı çıkarken, kimi çevreler bu kötü olayı aynı şiddetle savunur oldular?

O zamanın şartlarında, Ağır Ceza Mahkemelerinde bile sorgulanan bu nutuk, bazı iyimser vatan sevdalısı kişiler tarafından savunulurken şöyle deniyordu:

Eğer gerçekten Atatürk tarafından söylenmişse, neden o zaman Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri arasında yer almıyordu diye söyleniyordu?

İyi ama Atatürk’ün her söylediği zaten orada kayıtlı mı ki diye düşünenler vardı.

Bu yazının sonunda vatan sevdalılarının mutlaka bir fikri olacaktır ve kararı da siz vereceksiniz diye vatanseverlere dik durun ifadesi yer alıyordu.

Vatan sathında bu olaylar yaşanırken Atatürk İzmir’deydi.

Bu kötü haberi aldığında İzmir’ de yorucu bir gün geçirmişti. O gün Buca’ya gitmişler, dönüşte İzmir Millî Kütüphanesini gezmiş, kitapları incelemiş, kütüphane hakkında bilgi almıştı. Bankaları teftiş etmesinin, arkasından İncir Kooperatifi’ni ziyaret etmişti. Akşam CHP’nin Karşıyaka’da vereceği baloya katılacaktı ki Bursa’daki bu irtica olayını duydu.

Bursa’da Vali Bey, olayın pek de büyütülecek bir yanı olmadığını anlatmaya çalışıyordu ama bu olayı çıkaran gerici bir grup 2 gün önce, 1 Şubat 1933 Çarşamba günü, Bursa Ulu Cami’den çıkan 100 kadar kişi, “Ezan her yerde Arapça okunurken, neden bir tek Bursa’da Türkçe okunuyor” diye bağıraşarak Müftülüğe doğru yürüyüşe geçmişler.  Meraklıların da katılımıyla kalabalık giderek büyümüş. Müftü, bu konuda talimat alındığını, ezanın yalnız Bursa’da değil, her yerde Türkçe okunduğunu, asıl yanıtı Vali’nin verebileceğini söyleyince de, kalabalık Hükümet Konağı’na yürümüş. Makamında olmayan Vali’yi beklerlerken merdivenlere oturmuşlar, sonra da polisin müdahalesiyle, bir olay çıkmaksızın dağılmışlar. Atatürk bunları Vali’den dikkatle dinliyordu. Sonra yüz hatları gerildi. Çelik gibi bir ses tonuyla talimatını verdi:

Başvekil İsmet Paşayla temas kurun, bana Afyon’da katılsın! Tren hazırlansın, bu gece İzmir den Bursa’ya hareket ediyoruz. Balo’ya gitmeyeceğim ama gene de balo yapılsın diyerek sözünü kesti..

Yetkililer bunları duyunca hava birden değişmiş, ortalık buz kesmişti.

Antalya’da bulunan İsmet Paşa’ya talimat iletildi, gelmesi istendi ve bundan sonra sabaha karşı 03.30’da Atatürk beraberindekilerle İzmir’den Afyon’a doğru yola çıktı. Atatürk’ün kafasında bundan sonraki hedef Bursa’ydı.

Oysa daha iki hafta önce gene Bursa’daydı. (17.1.1933). Çok sevdiği ve sık geldiği Bursa’da her zamanki gibi Valiliği, Belediyeyi, Komutanlığı ziyaret etmiş, şehirde tetkiklerde bulunmuş, son gün de İpekiş Dokuma Fabrikası’nı gezmişti.

Hatıra defterine yazdıklarından görüyoruz ki sevinci çok içtendi. “İpek iş Fabrikası’nda gördüklerimden çok sevinç duydum” diyordu.

O zamanın şartlarında nerede bir fabrika açsa, çocuklar gibi şenlenir, mutlu olurdu. Çünkü fabrika demek, üretim demek, kalkınma demek, teknoloji demek, istihdam demekti, iş-aş demekti…

O zamanın şartlarında ancak böyle düşüne biliyordu Atatürk. Ama bu kez bu ani gidişinden hiç de mutlu olmadığı yüz ifadesinden belliydi. 15 Ocak’tan beri seyahat halindeydi. Önce Bursa’ya gelmiş, sonra Bandırma, Balıkesir, Kütahya, Afyon ve Konya’yı ziyaret edip, Adana’ya kadar gitmişti. (25 Ocak). Oradan Gaziantep, sonra tekrar Adana, nihayet Mersin. (28 Ocak 1933). Buradan Gülcemal Vapuru’yla Antalya ve İsmet Paşa’yla buluşma. Daha sonra da Fethiye ve Marmaris üzerinden İzmir’e (31 Ocak 1933) geldiğinde mutlu bir an yaşamayı düşünürken başına bu irtica şebekesi tarafından Bursa olayı gelmişti.

Atatürk’ün bütün düşüncesi zaten buydu, bazı geri kafalı din sevdalılarına İslam dinimizi iyi bilsinler diye Kuranı Kerimi bile Türkçeleştirip “herkes kendi dilinden okusun ve yüce Allah’ın ne dediğini öğrensinler” deyip dinimizi aydınlatması bile bunlara yetmemiş ve isyanlar başlamış olduğu için Mustafa Kemal Atatürk çok endişeliydi. Onun için İsmet Paşa dahil bütün erkanını toplayıp Bursa’ya tekrar gitmiş ve orada verdiği bir nutukta irticayı tetikleyenleri susturmuştur!


Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Pencere Haberin Yeni Tasarımını Beğendiniz mi?
Hayır
Evet
 Pencere Haber | Gündeme Açılan Pencere
© Copyright 2014 Pencere Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site Toprak Yapım Web Hizmetler alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA