SELAM…


Bu makale 2019-05-30 18:11:40 eklenmiş ve 267 kez görüntülenmiştir.
Aslı Kavcıoğlu

 

Selamlaşmak bizim kültürümüzün vazgeçilmezi, çok önemli bir faktör. Bazen karşıdan el eder merhabalaşırız, bazen göz kırpar geçeriz, bazen koşarak kucaklaşmayı tercih ederiz, bazen de görmezden gelir geçeriz. Bu selamlaşacağınız kişiye karşı olan duygularınızla alakalı. Ya da o anki psikolojik durumunuza.

Psikolojik durum derken, her zaman herkesle muhatap olacak duygular içerisinde olamıyoruz maalesef. Hafiften tebessüm edip geçiştirdiğimiz zamanların yanı sıra, çaktırmadan görmezden gelme taktikleri de uyguluyoruz. Çok anlaşılmıyor değil bu durum. Bazen yan gözle görebiliyorsunuz karşınızdakinin o sıkıntılı tavırlarını. Çoğu zaman ses etmeden geçip giderim bu tür durumlarda. Demek ki şuan selamlaşmak için uygun ruh halinde değil diye düşünerek, o hareketin nedenini üstüme alınmam. Üstüme almamaya çalışırım desem daha doğru olacak.

Fakat bazen o kadar belirgin oluyor ki yapılan kaçamak mimikler ve hareketlerden, kendimi dizginleyemeyip, üzerine üzerine giderek ben selam veriyorum. Öyle role bürünüyorlar ki, görünmez olmaya çalışıyorlar bazı insanlar. Meydanın orta yerindesin, tanıdığın kişiyi görüyorsun, onun seni görmediğini düşünerek şekilden şekle giriyorsun. Bir deve kuşu misali başını kuma gömüp, gövdeni dışarıda unutuyorsun. Bu demek oluyor ki karşında selam kaçağı var. Bir başka gün aynı kişiyle başka bir yerde karşılaşıyorsun ve neredeyse karşıdan koşturup boynuna atlayıveriyor. Çok dengesiz bir durum. Ha işte bu tip insanları, selam vermek istemedikleri durumlarda deşifre etmek güzel bir duyguya sebep oluyor. Çok mu fena düşünüyorum bilemedim ama bu durumlarda rol kesmek güzel olmuyor. Her türlü hayatın içinde, hafif bir tebessümle merhaba demek ne kadar zul olabilir ki bir insan için?

İnsanları iyi tanıyorsanız, niyetleri de çok iyi anlayabiliyorsunuz. Örneğin bakıp da görmemek de var bazen. Bu da çok normal bir durum. Bu durumlarda asla karşımdaki kişiyi suçlayamam. Suçlanmamak da isterim doğrusu. Çok dalgın olduğumuz zamanlarda hepimizin başına gelebiliyor. Benim de çok başıma gelmiştir. Hani derler ya kafa bin beş yüz, tilkiler kuyruk yakalamak için koşturup durdukları zamanda, etrafına bakınır ama bir türlü görmez insan. Böyle biriyle karşılaştığım zaman, durumu fark edince, ben seslenir ve selam veririm. Fakat fazla derine inildiğini hissedersem, o zaman o derinlerde kişiyi rahatsız etmemeyi tercih ederim. Bazen de bu gibi durumlarda, “baktın ve bir selam vermedin bana” diye sitemlerle karşılaşabiliyorsunuz. Hatta bazı kişiler tarafından o küçük bir sitemle kalmayıp, büyüyor büyüyor da küsmelere kadar gidiyor. İşte o zaman ayıkla pirincin taşını. Ya da hiç yorma kendini ifade etmek için, bırak pirinç taşlı kalsın.

Dediğim gibi selamlaşmak bizim kültürümüz yanı sıra, evrensel bir olay. Hiç tanımadığınız insanlarla bile selamlaşıyoruz karşılaşınca. Bu sıcaklıktır, samimi olmaktır, her şeyden önce insanca bir duygu hareketidir.

Benim en çok ilgimi çeken şey ise son on yıldır ortaya çıkan, özellikle erkeklerde gördüğüm kafa kafaya tokuşarak selamlaşma şekli. O nedir arkadaş ya. Koç gibi tokuşmak. Bazen işi abartıp öyle tokuşturuyorlar ki kafalarını, dank dank ötüyor. Kesin o sırada birkaç milyon hücre ölüyordur. Bunun amacı ne anlamış değilim. Öpmek istemiyorsan tokalaş arkadaş kafalara toslamanın anlamı ne? Bununda bir akım olduğunu düşünüyorum. Bazı muhafazakâr guruplar tarafından çıkarılan. Öyle bir manzaraya den gelince “el toro oley” diye bağırasım gelmiyor değil. Aynı İspanya’da boğa güreşlerinde matadorun yaptığı gibi. Çünkü bu insani bir hareket değil bana göre. Amaç ne, bilemiyorum? Ha işin garibi yapanlar da amacı biliyor değiller. Sordum, öğrenemedim. Bilen varsa bana izah etsin lütfen. Bu konuda oldukça cahilim.

İnsanca tokalaş, öpmek istiyorsan öp, öpmeye utanıyorsan bir adım geri dur karşındaki anlar ama tokuşma lütfen ya. Çok çirkin görünüyor. Kimseyle yalap şap olmak zorunda değilsi. Konuşmak zorunda da değilsin. Hafif bir tebessüm kafi inanın. Akrobatik hareketlere gerek yok.

Selamlaşmanızın bol olduğu huzurlu haftalar diliyorum. Sağlıkla yaşadığımız her gün bayram olduğundan, her günümüz kutlu olsun, sevgiler.


Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Pencere Haberin Yeni Tasarımını Beğendiniz mi?
Hayır
Evet
 Pencere Haber | Gündeme Açılan Pencere
© Copyright 2014 Pencere Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site Toprak Yapım Web Hizmetler alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA