AYIP!


Bu makale 2019-05-23 16:37:20 eklenmiş ve 216 kez görüntülenmiştir.
Oğuz ÖRNEK

 

Küçük yerlerin olmazsa olmazlarından biridir dedikodu.

Gerçi Urla Yarımadası’nda Urla, İzmir’in en büyük sınırlara sahip ilçesi ama;

Yine de özünün gereği bir kültür olarak durumu değiştirmiyor.

Dedikodu malzemesi olan konu, ‘topluluk içinde yapılan bir nevi fikir teatisi’ olarak yumuşatılsa bilse;

Vebali büyük damgaya götürür adamı.

Vücut dilini işaret edip, en yakınının söylediğini duysan da / duymasan da fısıltı gazetesi olarak kulaktan kulağa aktarmak neyin nesi?

Neymiş;

‘’Cemaatçi’’ imiş.

Böyle bir şeyin ispat yükü iddia sahibinindir.

Dedikodu;

‘Kulaktan kulağa mekanizması ile oluşmuş’ bir insan evladı icadı.

Çekiştirmek, kınamak üzerine kurulmuş ikinci-üçüncü şahıslarca yapılan konuşma.

Tanım;

Birinin hakkında konuşmaktan çok, "birinin hakkında/arkasından yalan yanlış konuşmak" şeklinde.

Nereye kadar sınırlanabilir veya genişletilebilir tanım bilemiyorum.

Orhan Veli Kanık’ın şiirini yazdığı Sezen aksu Müziği’ni yaptığı, Uzay Heparı düzenlemesini gerçeklendirdiği, Sezen Aksu ve Levent Yüksel seslendirmeleri ile çoğunluğun dilinden düşmeyen şarkıda olduğu gibi;

Kim söylemiş beni
Süheyla'ya vurulmuşum diye? 
Kim görmüş, ama kim,
Eleni'yi öptüğümü,
Yüksekkaldırımda, güpegündüz? 
Melahat'i almışım da sonra
Alemdar'a gitmişim, öyle mi? 
Onu sonra anlatırım, fakat;
Kimin bacağını sıkmışım tramvayda? 
Güya bir de Galata’ya dadanmışız; 
Kafaları çekip çekip,
Orada alıyormuşuz soluğu; 
Geç bunları, anam babam, geç; 
Geç bunları bir kalem; 
Bilirim ben yapığımı.
Ya o, Mualla'yı sandala atıp,
Ruhumda hicranın' söyletme hikayesi?

Başkalarının kişisel ve özel konuları hakkında yapılan konuşmalar oluyor anlayacağınız.

Bazen gerçek olaylar ve konular hakkında olsa da;

Genellikle kişiler arasında konuşulduğundan, kişilerin birbirlerine olayı veya haberi iletimi sırasında yanlışlıklar ve çarpıklıklar içerme gibi bir kelebek etkisi de oluşturabiliyor çoğunlukla.

Kelebek etkisi;

Verilerdeki küçük değişikliklerin büyük ve öngörülemez sonuçlar doğurabilmesine verilen addır.

Edward N. Lorenz'in (matematikçi ve meteorolog) çalışmalarından biri olan Kaos Teorisi ile ilgilidir.

Daha çok yaratılan bir kaosun büyüyerek artmasını ifade eder.

Hakkında konuşulan;

Söylenenlerden haberdar, ‘susma hakkını’ kullanıyor.

Gazeteciliğimizin gerektirdiği ‘Haddini Bilme’ sınırında şunu ve şu kadarını diyerek bitirelim;

Herkes eteğindeki taş ve var ise elindekilerle açıkça ortaya çıkıp döksün.

Evrensel hukukta kimse suçsuz olduğunu ispatla mükellef değildir.

Suç isnat edilebilmesi için;

Suçun oluştuğuna dair kanıtlar bizzat iddiacı tarafından sunulmalıdır.

Aksi;

Ayıptır, günahtır!


Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Pencere Haberin Yeni Tasarımını Beğendiniz mi?
Hayır
Evet
 Pencere Haber | Gündeme Açılan Pencere
© Copyright 2014 Pencere Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site Toprak Yapım Web Hizmetler alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA