URLA’DA 6 MAYIS 2019 HIDIRELLEZ ŞENLİĞİ


Bu makale 2019-05-09 20:04:46 eklenmiş ve 151 kez görüntülenmiştir.
Ali Rıza DURAN

 

Hıdrellez ölümsüz olduklarına inanılan, Hızır ve İlyas peygamberlerin buluşma zamanıdır. Hızır’ın denizlerde, İlyas’ın karada yaşadıkları söylenir. Ve her yıl 5 Mayıs gecesi kendilerini bekleyen insanlara şans, iyilik, şifa ve zenginlik dağıtmak üzere buluşurlarmış.

Bizim çocukluğumuzda yaşadığımız o zengin Hıdrellez şenlikleri bütün mahalle komşu ve akrabalarımızla toplanır birlikte kutlanırdı. Büyüklerimizin öncülüğünde, hep birlikte kocaman bir ateş yakılır; meydanda yakılan bu ateşte yaşlı-genç güle oynaya üzerinden atlanır, evlerde anneler nineler tarafından, dilekler kâğıtlara yazılıp gül dallarına asılırdı.

Hıdrellez şenliği bununla da bitmez. Ertesi sabah suya bırakılmak üzere yazılan niyet kâğıtları denize bırakılırdı. Bir de insanlar ev ya da araba gibi hayalini kurdukları şeyin resmini çizer ya da onun uyduruk bir maketini yapar, bunları da yine gül ağaçlarının altına bırakılırdı. Bir de bizde adet olmuştu, Hıdrellez sabahı kaynatılmış olan renkli tavuk yumurtaları yenir, bu renkli yumurtalar sayesinde hayallerin gerçek olacağına inanılırdı..

Eskilerde bizim bekleyip zevkle yaşadığımız, Hıdrellez haftalar evvel yapılan hazırlıklardan sonra 5 Mayıs akşamı başlardı. O akşam kadınlar guruplar halinde mahallede, sokakta belli yerlerde toplanır, kınalar yakılır, oyunlar oynanır, herkesin gönlünde yaşattığı niyetler tutulur, ateşler yakılır üzerinden atlanırdı.

Artık Hıdrellez Bayramı günün ışığı ile başlamıştır, unutamadıklarımdan biri de, haftalar evvel yapılan bu güzel hazırlıklarla biz Bayram şenliği için, evden çıkar, o zamanın İzmir Urla Şosesi boyunca, Gazhane’den Sakızlı Kuyu’ya kadar yürür, gördüklerimize şaşar kalırdık, Cırman Tepesi üzerindeki ceviz ağaçları altından o zamanın Sakızlı Kuyu yolu üzerindeki, iğdeli Mezarlık ve bütün yol boyunu ağaçlardaki kurulmuş olan, ip salıncaklarla süslenirdi. Zevk için toplananların mangalları öğleden sonra yakılır, ateşler yanar Oğlaklar pişirilmeye başlarken, o zamanın müzik aletleri olan Gramofonlardan sevda nağmeleri dökülürken, şişeler açılır, rakılar ikram edilirdi dostlar meclisinin sofralarında…

O eğlence safalarının süsü ve rengi olan semaverlerin asaletini hiç unutamam. Ayakta dimdik dururken musluğundan tavşankanı çaylar damlardı. O neşe âleminde yollar allı güllü gençlerle cıvıl, cıvıl olurdu her zaman.

Sakızlı Kuyu’ya giden yolumuz üzerinde, biz gençler gruplar halinde gezerken, kız beğenme veya daha evvel anlaşmalı olan gençlerin mektup verme veya kızların ellerinden, mendil düşürme olayları ile yaklaşımlarına çok şahit olmuşumdur. Bizim yaşadığımız Hıdrellez şenliklerinin bir özelliği de kız kaçırma olaylarına zemin hazırlamasıdır. Kız veya erkek biri birlerini, beğenmişlerse aracılar vasıtası ile anlaşmalar yapılır gene aracılar gayreti ile ailesi tarafından verilmeyen kızlar, kızın kendi gönül isteği ile kaçırılırdı. Bu kız kaçırma olayları Hıdrellez’in dışında, Bir Ağustos Bağ Bozumu Şenlikleri’nde de çok yaşanırdı.

Hiç unutamadığım şenliklerimiz olduğu için bunları yazdım. Anlatmak istediğim bunlarla sınırlı olmadığı için devamını yazıyorum.

Sonraları Hıdrellez şenliklerimiz Yolluca Adaya taşındıydı da İskele’den Kayıklarla giderdik Tahafuzhane’ye. Tahafuzhane Meydanı’ndaki asırlık o muazzam okaliptüs ağaçlarının, serin gölgeleri altında kurulmuş masaların engin neşesi yakılan mangal ateşleri ile süslenirdi. Az ileride yakılan büyük ateşte oğlakların dönerek pişirildiğini görmek, onların nefis kokularını duymak, şimdilerde mümkün mü?

Bizlerin şenlik heyecanı ile geldiğimiz Karantina Adası Tahaffuzhane kısmı, 1911, 4 teşrini evvel tarihinde Mustafa Kemal Atatürk’ün bir gemi ile gelip, 4 gün kaldığı gemide kâğıt bulamadığı için, mektubunu, yalnızca can dostu Salih Bozok’a yazdıklarından anlıyoruz. O günler Osmanlı İmparatorluğu için, ne hazin günlermiş diyoruz.

Ne günlerdi onlar diye şimdi biz yaşayanların belleklerini süslüyor ve sızısı içimizi acıtıyor. Biz gene daldık tarihin derinliklerine, hâlbuki konumuz Urla şenlikleri idi.

Urla Hıdırellez şenlikleri, yalnız Urla Kör Bahçe, Cırman Tepesi, Urla Sakızlı Kuyu ve Karantina Adası ile sınırlı değildi, Çeşmealtı ve İçmeleri yazmadan geçmek olur mu? Çeşmealtı Hıdrellez şenlikleri sabah ezanından evvel Güvendik, Denizli, Kocaderesi köylerinde, çeşme başlarında dilek tutmakla başlar, yazılan dilek mektuplarının sahilde denize bırakılmasıyla, Sağırın Adası’na seferler başlardı. En çok kalabalıklaşan yerde, Sağırın Adası dediğimiz Yollu Ada olurdu. Bu şenliklerin devamını İçmeler’de yaşamak isteyenlerin sahilden sonra ya Davut Amca Gazinosu’nu ya da Şen Kardeşleri tercih ederlerdi ki eğlenceyi oralarda yaşamak bizim için bambaşkaydı.

Nice hayırlı şenlikler diyemiyorum, o günler unutuldu dostlar unutuldu!


Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Pencere Haberin Yeni Tasarımını Beğendiniz mi?
Hayır
Evet
 Pencere Haber | Gündeme Açılan Pencere
© Copyright 2014 Pencere Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site Toprak Yapım Web Hizmetler alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA