VANDALİZM – 2


Bu makale 2019-05-02 14:35:09 eklenmiş ve 254 kez görüntülenmiştir.
Doç. Dr. Levent Tuğrul

 

Vandalizm, kısaca “Vandallar gibi davranmak!” demek. Dolayısıyla, “Kim(miş), bu Vandal(lar)?” sorusuna değinmek zorundayız. Hala tam olarak bir sonuca varılabilmiş değil, ancak “Kavimler Göçü” denen, “Kuzeyli Halklar” ın binlerce yıl önce terk ettikleri topraklara geri dönüş öyküleriyle ilişkili olduğu kesin. Evet, bu, Avrupa’ya “ilk gelişlerinin öyküsü” değil, “dönüşleri” oluyor. Yüz bin yıl kadar önce, “Afrika’dan dışarıya” çıkan Son Kabile, genetik olarak (% 99,9 oranla) bugün dünyada var olan tüm insanların atası. Kendilerinden önce, pek çok “yakın akraba” yer küreye yayılmış ve (güncel bilgi ve değerlendirmelere dayanarak denebilir ki) oldukça “insani” kültürler oluşturmuşlar. Son Kabile’nin beyin yetenekleri onlara göre, “konuşup, fısıldaşma ve kurnazlık” açısından daha gelişmiş. Bunlar onun “dünyanın son ve kesin hâkimi” olmasını sağlayan başlıca özellikler. Bu yüzden, günümüzde de hâkimiyetin özellikle “konuşma, fısıldaşma ve kurnazlık” üstüne kurulu oluşuna pek şaşırmamak gerekiyor. Mayamız böyle…

Son Kabile, Orta Doğu’da çok uzun asırlar (80 000 yıl ?) geçirmiş. Buraları “özel” kılan da bu olabilir. Son Buzul Çağı zirvesi geçip, hava ısınmaya başlayınca (20 000 yıl ?) kadar önce de yine göç etmeye başlamış. Doğuya, kuzeye ve Anadolu üstünden önce batıya (Avrupa) sonra orada geniş bir yay çizip tekrar doğuya (Asya’ya) yönelerek Sibirya’ya kadar yayılmış. Bugün (Türkler dahil) son bin, iki bin yıl içinde, Orta Asya’dan hemen hemen aynı rotayı geriye izleyerek geri dönüş yapan “Kuzeyli Halkların” bu yüzden, dilden inançlara, gelenek ve göreneklere dek, pek çok, belirgin, ortak yönü var. Son Kabile’nin bu dil ve kültür birliği ancak son yirmi bin yıl içindeki yolculuk sürecinde yaşadığı yerel maceralarla farklılaşmış. Yani (maalesef) pek çok insana (hala) ters de gelse, “anonim gerçek” şu ; “Hepimiz kardeşiz!”…

Bilimsel objektivizm bu anonim gerçekten pek çok “stratejik ilke” geliştirmiş; sağlık, biyoloji, fizik, kimya vb gibi bilimler bu konuda öncülük yapıyor. Stratejik ilkesellik, adalet, hukuk, inanç, yönetim, felsefe vb gibi sosyal dallara da giderek daha fazla nüfuz etmekte. Bunu başarabilmemizi sağlayan en önemli olanakların başında da, iletişim, bilişim ve kayıt kapasitelerimizi neredeyse sonsuz kılabilen “işlemci teknolojiler” geliyor. Kısacası, insanlık, Son Kabile’nin ortaya çıkış kaynağına doğru, zaman ve mekân içinde, tüm tarihini, her açıdan yalan, dolan, artık hiçbir anlamı kalmamış olan basit çıkarlar, sahtecilikler vb den temizleyerek, büyük bir “arınma çağı” yaşamaya başladı. Demek ki “İnsan bir öncüydü, insanlığın yaratılışı hala sürüyor!” diyebiliriz. Bu süreç kolay olmayacak, hem insanlar, hem diğer türler ve varlıklar ve hatta korkarım uzaya açıldıkça tüm evren için pek çok yeni “yok oluş riskini” de beraberinde getirecek. Yine de “atıl” (hareketsiz) bir boyun eğiş süreci çoktan bitmiş, arınma çağı başlamıştır. Bu arınma başarıldığı takdirde, insanın asıl tanımlanacağı, “insanlığın yaratılışı” tamamlanacaktır. Dediğimiz gibi, bu gerçek var oluş, artık yalnızca bir “zaman ve mekân sorununa” indirgenmiştir.                 

Vandalların, Roma İmparatorluğu’nun yükselme çağı başında (MÖ 2. YY) “yıkıcı(!)” etkisini iyice göstermeye başlayan (karışık) kuzeyli halkların bir grubu olduğu düşünülüyor. Vandallık (Vandalizm) deyimi, Rönesans döneminden beri bu “yeni gelen (!)” halkların imparatorlukta var olan “medeniyeti (!)” yerine daha iyisini koymadan, amaçsız ve yararsız bir şekilde tahrip etmesi anlamında kullanılmış. Aslında bu, kendini durmuş, oturmuş sayan ve kurallarını “tek gerçek” sanan bir toplumun, yakın akrabası da olsa, farklı düşünen, farklı davranan, farklı yaşayanlara karşı bir “ittirme” tepkisi de olabilir. Tepkiler her iki yönden de gelmiş olmalı. Roma bir diktatörlüktü. Rönesans, kilisenin acımasız, yapay tasarımları üstüne kurulu bir düzendi vb. Vandallar ise, ulaşabildikleri her yerde, bildikleri gibi yaşamaya hakları olduğuna inanan, yeryüzünde insan eliyle konmuş sınırları tanımayanlar…

Acaba sorun yine “tarihi yazanlara” mı bağlıydı…

 


Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Pencere Haberin Yeni Tasarımını Beğendiniz mi?
Hayır
Evet
 Pencere Haber | Gündeme Açılan Pencere
© Copyright 2014 Pencere Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site Toprak Yapım Web Hizmetler alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA