Ortadoğu’nun Kaderi


Bu makale 2019-03-27 22:29:50 eklenmiş ve 453 kez görüntülenmiştir.
Aliye BOZKURT

 

Ortadoğu’nun kaderi hep petrol üzerinden çizilmiştir, tarihte de öyleydi, günümüzde de aynı. Son gelişmeler ise ülkemiz açısından da endişe verici bir durum arz ediyor.

1967 de Mısır’dan Sina Yarımadasını, Ürdün’den Batı Şeria’yı, Suriye’den Golan Tepeleri’ni alan İsrail hala bölgedeki yayılmayı genişleterek kanla yoluna devam ediyor, arkasındaki Emperyalist Siyonist güçlere ve tüm dünyada gücü ellerinde tutan Yahudi sermaye para babalarının destekleri ile bunları rahatlıkla yapıyor ve diğer ülkelerden ise cılız kınamalar dışında hiç ses çıkmıyor. Bölgedeki Arap Ülkeleri ise seyretmekle olanları görmemekle yetiniyor.

ABD başkanının “Golan Tepeleri İsrail toprağıdır” açıklaması ise BOP plânının tam hız devam ettiğini gösteriyor, bu tepelerin tarihi 1967’ye dayanıyor, İsrail-Arap 6 gün savaşlarının sonunda İsrail işgalindeki konum itibarı ile yüksek ve vadiye hâkim stratejik bir nokta olan Golan tepeleri, askeri açıdan da taktiksel bir öneme sahip bir alandır. Golan tepeleri İsrail’indir diyen Trumph’ın, oradaki petrol arayan şirket Afek petrol+doğalgaz şti. Gennie Enerji ile ilgisi var, yönetim kurulunda ünlü dev Yahudi asıllı medya şirketinden Rupert Murdoch ve uluslararası finans devi Nathaniel Rothschild var ve yine ayni şirket danışmanlarından ABD eski başkan yardımcılarından Dick Cheney de var, D.Cheney’in petrol şirketi Halliburton var, bu şirket 1990 lardan beri Azerbaycan, Kazakistan ve bütün Hazar Denizi havzasında petrol aramış bir şirkettir. Durum böyle olunca da bu topraklara el koymaları hiç şaşırtmıyor. Ayrıca bu bölge su kaynakları açısından da İsrail için çok önemli bir alandır.

Suriye topraklarında şimdilerde yeniden yapılandırılmalarla ABD-İsrail güdümünde oluşturulacak yeni devletciklerin hazırlıkları tam gaz ilerliyor. Ortadoğu’nun kaderi kanla, petrolle yeniden yazılıyor.

ABD terör örgütlerini desteklemeleri yetmeyip onlara yeni devletçikler kurdurma peşinde, Suriye’de şimdi Fırat’ın doğusunda kuracakları yeni devletçiğin hazırlığı var. PKK güdümündeki PYD ve YPG tarafından kurmak istedikleri bu devletçik (SDG Suriye Demokratik Güçleri) adıyla ABD-İsrail güdümlü bir şekilde gözlere batarcasına oluşturulmaktadır. ABD-İsrail-Yunanistan’ın TV de son yaptıkları açıklamalar hayli düşündürücüdür. Zira Ege ve Akdeniz’de de plânlarının olduğu alenen bellidir. Girit adası üzerinde ortak radar sistemi kurmak için anlaşmışlar, Akdeniz’deki doğalgaz ve petrol aramaları da dahil daha bir çok karanlık plânlar devrede ancak, NATO sessiz tıs çıkmıyor. BM.ise yok hükmünde bir kuruluş olmaktan öte bir işe yaramıyor. Rusya ise adeta kendi payını beklercesine susuyor, Moskova’da açılan PYD-YPG ofisine izin vermedi mi, halen daha orada faaliyetteler, BM ise nafile toplantıları hiç bir işe yaramıyor.

İçerdeki 4 milyon Suriyeli var ve hemen sınırlarımızın dibinde, Fırat’ın doğusunda kurulmakta olan devletçiğin yarattığı tehlike var. İdlib’deki cihatçı gruplar ile destekledikleri bütün güdümlü terör örgütlerinin yarattığı çok büyük bir risk var.

Hatırlarsak, ABD 1979 da önce Saddam’ı başkan olarak seçtirtmişti. Bir yıl sonra da İran’a saldırttı 8 yıl süren savaştan sonra da Saddam Kuveyt’i işgal etmişti. ABD müdahale ederek 12 yıl Irak’a ambargo uygulamıştı hatırlarsanız, 2003 yılında da ABD Irak’ı işgal etmiş bölge darma duman olmuştu. 2004 yılında da BOP projesi ilân edilmişti, ABD’li Bremer, yeni bir anayasa hazırlayıp bölgede tek alanda seçime gidilince Şiiler, Sünniler, Kürtler, Hıristiyanlar oylarını verdiler ama Irak dinsel, mezhepsel, etnik olarak ayrıştırılmış oldu ve 2014 yılında da sahneye İŞİD kondu. Dikkat ederseniz şimdi ayni oyunları Suriye içinde, yani Fırat’ın Doğusunda oynuyorlar…

Suriye’nin toprak bütünlüğü denip duruluyor da asıl bizim ülkemizin toprak bütünlüğü en büyük risk altındadır..

Etrafımızda oluşturulan bu çember giderek sınırlarımıza doğru daraltılmaya çalışılıyor, oradaki Emperyalist işgalci konumdaki ülkelerin kendi kafalarında oluşturduğu haritalar ve demografik oluşumlara bakılacak olursa gayet iyi anlaşılacaktır ki bazı ülkelerin sınırlarında ve haritalarda değişiklikler olacak gibi görülüyor. Utanmadan bu haritaları yayınlamışlardı hatırlayın.

Dost ülke deniyor da sorarım size dost ülke diye bir şey mi var, hepsinin gözünü kan bürümüş sömürüye dayalı bir sistemle ortalığı yakıp yıkmaktan, ülkeleri kan gölüne çevirmekten vazgeçmiyorlar.

ABD başkanının ön plânda olduğu ancak arkasındaki karanlık güçlerin neler plânladıklarını bütün dünya görmesine rağmen, çıkarları gereği görmezden geliyor.

Zira kendi ekonomileri de, devletleri de hep sömürüler, işgaller ve başka ülkelerin yer altı ve yer üstü kaynaklarını kanla, zulümle zorla almak düzeni üzerinde ayaktadır.

 

 


Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Pencere Haberin Yeni Tasarımını Beğendiniz mi?
Hayır
Evet
 Pencere Haber | Gündeme Açılan Pencere
© Copyright 2014 Pencere Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site Toprak Yapım Web Hizmetler alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA