MİSTİK KOZMETİK – 2


Bu makale 2019-03-27 22:28:10 eklenmiş ve 351 kez görüntülenmiştir.
Doç. Dr. Levent Tuğrul

 

Aşı boyasının kırmızı renginin canlılık niteliği olan kana benzetilerek, “görsel bir simge – metafor” olarak gömme ritüellerinde ve canlı bedenlerinde kullanılması “mistik kozmetik” uygulamalarının ilk öneklerinden biri olarak kabul edilebilir. Avrasya halklarında savaşlarda öldürülen nitelikli, değerli, saygı duyulan düşmanların kanının öldüren tarafından bedenine sürülmesi de benzer bir inancın eseri sayılabilir. Bu uygulama ile o kişinin “can gücü” hem yeni bir bedene aktarılmış olmakta, hem de “konaksız kaldığı için” azap çekmesi engellenmiş sayılmaktadır. Bu yüzden, pek çok “canı” kendi bedenine almış olan bir savaşçı öldüğünde de, mezarı başına yalnız kendi bedeni için tek bir “balbal” (mezar heykeli) değil, konuk ettiği ruhların sayısı kadar balbal dikilmektedir. Günümüzde hala süren, kurban kanının alına sürülmesi adeti de bu eski geleneklerden kalma olabilir.

Geçmişte en sık rastlanan beden süslemeleri arasında çeşitli “dövmeler” de yer almaktadır. Bunların pek çoğu doğrudan mistik anlamlar taşıyan sembollerdir. Genel olarak, estetik süsler olmanın çok ötesinde,  doğada var olduğuna inanılan ve insanın hayatını bazen kolaylaştıran, bazen de zorlaştırabilen ruhlarla iletişime yöneliktir. Onlar ya yardıma, desteğe çağırılmakta, ya da uzak durmaları için bu sembollerle uyarılmaktadır. Hatta, bazen yaralanma, ya da bir hastalık nedeniyle işlevi tartışılır hale gelen bir organın, hala güçlü olduğunu anlatmaya çalışırlar. Örnek olarak, Orta Asya / Altay ve Tarım Havzası gibi yerlerdeki kurganlarda bulunan ve bölgedeki rutubetsizlik ile soğuk nedeniyle mumyalaşan mezar içeriklerine bakabiliriz. Yaralanan bir ayağın üstüne hala çok iyi yüzebileceğini gösteren bir balık dövmesi yapılması, böyle bir mesajdır. Keza bir savaşçının omzundaki pars dövmesi, ya da onu göğe bile ulaştırarak, koruyabilecek bir “Sığın” (Geyik) taç boynuzu dövmesi yapılması da benzer uygulamalardır. Bu amaçla kömür tozu ile reçine karışımları gibi “kozmetik boyalar” kullanıldığı kadar, daha kalıcı olan zehirli “kara kurşun” mineralinden de yararlanılmıştır. Kırmızı renkli dövmelerde aşı boyası (kırmızı demir oksit toprağı) da sık rastlanan bir “mistik kozmetik” malzemesi olmuştur.

Bu tekniklerin örneklerine, bazı farklarla da olsa, tüm kıtalardaki halklarda rastlanabilmektedir. Daha yakın zamanlara gelindikçe, bedenin tümünden çok, göz çevresi ve dudak gibi belirli bölgeleri boyayarak benzer mistik mesajlar vermek daha yaygınlaşmaktadır. Buna çok ustaca düzenlenmiş çeşitli kokulu reçineler, bitkisel ve hayvansal ürünlerle, bedenden kötü kokuları, ki bunların bela getiren, hastalık yapan, çürüten “kötü ruhlarla ilişkili” unsurlar olduğu düşünülmüştür. Kötü kokuları ve bulaşık, yağlı pisliği uzaklaştırabilen sabun benzeri “natronlu” (karbonat ve kostikli / Örnek: Mısır’ın Natron Gölü’nün adı Natrium / Sodium için kullanılmaktadır) sular ve yağlar da devreye girer. Bu noktada, eski Mısır Mumya tekniklerine yön vermiş olabilecek olan bir gözlem de söz konusu olmaktadır; Doğal Mumyalaşma. Mısır / Natron Gölü çevresindeki bataklık alanlarda gömülen bedenlerin üzerleri bu kalevi topraklı, sıcak ve sulu ortamda üreyen bazı bakterilerce “sabunlaştırılıp” (saponifikasyon) “mezar mumu” (Adipocere) denen bir maddeyle kaplanmaktadır. Bu durumdaki cesetler çok uzun yıllar boyu çürüyüp, bozulmaz Mumya tekniği olarak bu maddeye benzer reçine, yağ, uçan yağların toplanıp, karışımlarının hazırlanması sonuçta yaygın bir tekniğe dönüşmüştür.

Bu arada sabun’un Orta Doğu’da doğal bazı süreçlere bağlı olarak ortaya çıktığını da burada not etmek gerekir. Özellikle kireç taşı yapılı kayaç kitleleri üstündeki yağlı, ya da reçineli ağaçların (zeytin, menengiç, çam, ardıç, sedir vb) ormanları yandığında bu tür süreçler ortaya çıkabilmektedir. Bu yangınlarda oluşan yüksek ısı kireç taşını (Kalsyum karbonat) kirece (Kalsyum hidroksit) çevirir, Aynı sıcak ortamda ağaçlardan akan yağ ve reçinenin kireçle karşılaşması ile de kısmen de olsa sabunlaşmış ürünler ortaya çıkar. Önce bunların toplanması, sonra da taklit edilerek üretilmesinin sabunun keşfine yol açtığını düşündürmektedir.

Ölümden sonraki hayata, ya da ruhlar alemi inancına hizmet etmiş olan Mistik Kozmetik, giderek yaşayanlara yönelik modern kozmetik anlayışına dönüşmüştür.


Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Pencere Haberin Yeni Tasarımını Beğendiniz mi?
Hayır
Evet
 Pencere Haber | Gündeme Açılan Pencere
© Copyright 2014 Pencere Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site Toprak Yapım Web Hizmetler alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA