BEN’İN İMECESİ


Bu makale 2019-03-27 22:26:39 eklenmiş ve 747 kez görüntülenmiştir.
NURAY ÇETİNGÖZ

 

Kişiler genellikle geçirdikleri ağır hastalıkların, kazaların, yaşadıkları ve kendilerine çok ağır gelen olayların, sınavların, bağımlılıklarının ardından ” yeniden doğdum” cümlesini kurarlar. Dilimize yerleşmiş kullanıyoruz. Kurtuluşu simgeliyor. Bir şeylerden kurtulmayı, özgürleşmeyi... Nefes alıp verdiğimiz yaşam, hakkımız olan hem yaşayıp hem de yaşatacağımız sevgi, saygı, ahlak, edep, görgü ve göreneğe bağlı şık bir zincirinden oluşur. Bu bir dayatma değil yaşam stilidir, insan olduğumuz için… Çünkü bizler varlığız, insanız. Dünya içinde bizlere rehberlik edip bizimle beraber yaşam amacımızı ve yaşam kalitemizi oluşturacak zaferlerimizi bu yolluklarımız ile kazanacağız. Şöyle bir bakarsak bütün savaşlar bu maddelerin eksikliğinden yaşanmıyor mu? Madde diyorum çünkü bizler bu güzelliklerle donatılmış birer maddeyiz. Barış yolunda her bireyin kendi içindeki bu oluşumları bizler yönetebiliyor muyuz? Kişilerin davranışlarını sözlerini, en önemlisi düşüncelerini değiştirebiliyor muyuz? Bu kişilerin içinde kendimiz de varız, önce bu soruyu kendimize sorarsak, kimse bize müdahale edebiliyor mu? Hayır.

Özgürlük kendi içimizde kendi nefsimizden, egomuzdan, öğrenilmiş olumsuz bilgilerden, sanrılardan oluşan düşüncelerden ayrılmaktır. Negatif düşüncelerimiz yaşadığımız olaylardan dolayı duygularımızı bizi üzecek şekilde tetikleyip” herkes kötü ben iyiyim” derecesine indirecek şekilde birleşmişlerdir. Çaresiz, üzgün ve tükenmiş hissettiğimiz anlarımızın yardımsever dostları gibi yapışırlar. Aslında onlara da ihtiyaç vardır. Onları yaşamadan yeniden doğmayı nereden akıl ederiz. Bir yeniden doğuş kolay olmuyor elbet. İnsan iyice dolmadan hatta patlamadan kendine gelemiyor. Ve başlıyor içsel olarak, önce boşaltma sonra arınma… Hey! Hey! Nerede suçladıklarımız? Boş ver, ne demiştik “kimseyi değiştiremeyiz işimiz kendimizle”…

Mesela leziz bir yemek yapmak için ilk önce ateşe ihtiyacımız var. Temiz bir kap, öz bir doyum yaratmak için bol su ile yıkanmış taze sebzeler, lezzet katması için baharat ve yağ… İşte yemeğin olmazsa olmazı yağ o olmasaydı bu kadar lezzetli yemek olmazdı. Ve su. Yavaş yavaş yemeğe eklenen dengeleyen… Ocağın altını önce kaynaması için fazla açarız, kaynadıktan sonra kısarız, zamanı yok herkese göre değişik bir süreç ve amaç pişmesi ve bütün tatların birleşmesi… Bu aşamayı göz seyreder, kulak tınısını dinler, burun lezzetin kokusunu alır, dil tadına bakar, akıl karar verir, kalp beğenir. Organize olmuşlardır ve hizmetleri önce kendilerini onaylayıp doyacaklardır.

Kendini sevmeye alışmalı insan, doygun olmalı ki dışarıdan beni sevsinler demeye gerek kalmasın. Sevsin ki sevebilsin. Eskilerin “kendi yağı ile kavrulmak “sözündeki gibi…

Önce bu negatif hale gelene kadar neler çektiğini hatırla nasıl geçti bunca sene? Etraf binlerce kişi ile doluyken ve seni sadece senin anlattıklarından davranışlarından sözlerinden yani senin izin verdiğin kadar tanıyan,  hayatına doluşmuş binlerce kişi ve onlarla olan diyalogların, o günlerdeki güzel anların… Aynı diğer kişilerin de yaşadıkları gibi… Herkes kendinden sorumlu kendi yaşadıklarından…

Bu yemek pişince temiz bir zihin içinde tertemiz düşüncelerle tetiklenen sevgi ve sevgi ile birlikte oluşan göstermelik olmayan orijinal saygı, lezzetin tadını veren ve insan olmamızdan kaynaklanan yüzyıllardır süregelen insana değer veren has görgü ve göreneklerimiz, köklerimizdeki Ata kültürümüzdeki birlik, paylaşma, barış imecemiz… Zafere giden senden daha iyiyim, daha güzelim değil,  aslında ben de iyiyim, ben de güzelimin hep birlikteliğidir.

Önce içimizde Ben ile savaşıp barış kurduktan sonra kendi ile barışmış kişilerle olmaya hazır oluruz. Yeniden doğuşlar bizi oluşturan fiziksel, duygusal, zihinsel ve manevi bedenimizde her daim yinelenerek devam eder. Ve gönle, akla, dile gelir. Bu sevginin imecesidir. Güzelliklere, güzel günlere hep birlikte yeniden doğmak üzere…

Kaç defa yeniden doğduk? Kaç defa yeniden doğacağız? An be An?

SEVGİ ve UMUT ile…


Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Pencere Haberin Yeni Tasarımını Beğendiniz mi?
Hayır
Evet
 Pencere Haber | Gündeme Açılan Pencere
© Copyright 2014 Pencere Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site Toprak Yapım Web Hizmetler alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA