Kana Doymayan Yaratıklar


Bu makale 2019-03-21 17:00:03 eklenmiş ve 265 kez görüntülenmiştir.
Aliye BOZKURT

 

Dünya üzerinde birçok yerde ama en fazla Ortadoğu bölgesinde yaşanan katliam ve vahşetin adresi bu defa Yeni Zelanda’dan geldi.

Haberini izlemişsinizdir. Yeni Zelanda’nın Christ Churc kentinde, Brenton Tarrant isimli 28 yaşındaki ırkçı bir cani, Cuma namazı ibadetini yapan Müslümanları katliam yaparak öldürdü. Olay üzerine İslâmofobi  ve ırkçı söylemleri ile Avustralyalı senatör Frazer Annig,de göçmen politikalarını eleştirirken aslında katliamı yapan cani ile ayni kafada olduğunu  ifade ediyordu. Ama duyarlı insanların tepkilerine maruz kaldı, hatta kafasında yumurta kırdılar. Olayın detaylarını haberlerden mutlaka izlemişsinizdir. Ama uluslararası camiada tepkiler göstermelikti nedense, ölenlerin çok olmasına rağmen yeterince tepki gösterilmedi. Oysa öldürülenler Müslüman olmasaydı tepkiler daha sert olmaz mıydı, kıyameti koparmazlar mıydı? Bütün dünyada yapılan Müslüman katliamlarına da sessiz kalıp duymazdan, görmezden gelmiyorlar mı, sus pus kesilmiyorlar mı?

Bütün dünyada yaygınlaşan İslam düşmanlığı, Türk düşmanlığı ortaçağ Haçlı zihniyetinin hala varlığını düşündürüyor, ne kadar moderniz deseler, insan hakları, gak guk etseler de durum bu, kendi kafalarının içinde halâ ayni cani ve kan dökmeye, vahşete dönük fikirleri var.

Ebulfeyz Elçibey, ”Sen Türk olduğunu unutsan bile, düşmanların unutmaz” demiştir.

Günümüzde yaşanan olayları, terörün kan döktüğü ülkeleri görüyoruz, karanlık ellerin dünyanın dört bir yerinden topladığı, silahlandırıp, insanlara saldırttığını, katliamlar yaptırttığını, ruh hastası, manyak sapık, cani ne kadar yaratık varsa onlarla beraber göz koyup işgal etmek istediği ülkelerde neler yaptıklarını görmüyor muyuz, CIA – MOSSAD - Pentagon emir - komutasında Kaidesi, Talibanı, İşid’i ve daha ne kadar terör şer yuvası varsa hepsi de aldıkları talimatlarla kan dökmüyorlarmıydı? Arsızlığı iyice ele alan ABD, ”YPG-PYD bizim müttefikimizdir” demiyor mu? Güya müttefikimiz olacak ama kafalarının içindeki hasta ruhları hep ayni, haçlı zihniyetleri hiç değişmedi.

Trumh’un damadı  Jarred Kushner ise Yahudi ve Netanyahu’nun da en yakın dostu olduğunu dünya biliyor, tepkilere karşı çemkirmeleri boşa mı sizce, Ağız birliği ederek ülkeleri mahvetmiyorlar mı?

ABD’nin ve Emperyalizm-Siyonizmin başı çektiği küresel - bölgesel tezgâhların başoyuncusu ve maddi destekçisi her daim Suudi Arabistan ile onun başı çektiği diğer Arap ülkeleri değil midir? Yine ayni doğrultudaki tezgâhların ucundaki amaçladıkları şey BOP plânının hayata bir an evvel geçirilmesi yani büyük İsrail devletinin oluşumu için ne gerekirse yapılması değil mi zaten. ABD başkanının damadı  Yahudi para babaları ile dünyayı ekonomik olarak elinde tutan para zengini Yahudiler de bunun için hiçbir şeyden sakınmıyor, öne bunları sürüp olayın perde arkasından sinsi bir şekilde gelişmeleri takip etmiyorlar mı?

Emperyalist işgallerine karşı mücadele için bir ideoloji bulmaları gerekiyordu onu da CIA buldu, Allah yolunda cihad adı vererek, batılı ülkelerin terörle İslamiyet’i özdeşleştirmelerinde Müslüman düşmanlığında etkili oldular Libya, Mısır, Tunus, Irak, Suriye ve bölgedeki karşıt düşünceler mutlaka yok edilmeliydi bu yolla her türlü kirli oyunu yaptılar, kendilerinin oluşturdukları bütün bu terör odakları kendi emirleri ile kan dökmüyorlar mı? Bakalım şimdi Deyrezor bölgesindeki teslim olan İşid’çileri onları öldürmemenin karşılığında Irak ve Suriye’den çaldıkları 20 ton altını elinden alarak, onları nerelerdeki hain ve karanlık amaçları için kullanacaklar bunu zaman gösterecektir.

Bizim ülkemiz içinde karanlık hesapları olmaması mümkün müdür, Suriye, Irak, Mısır halledildi şimdi istedikleri gibi oralarda at oynatıyorlar, Suudilerde zaten onlara hem parasal destek verip, hem de her dediklerini onaylamıyorlar mı, Arap dünyası ise tarihte de Osmanlıyı arkadan vurup İngilizlere Fransızlara yardım ederek bizi arkadan vurmalarına çanak tutmadı mı, günümüzde de ayni tutumları devam ediyor.

Osmanlıdan günümüze kadar vatanın içinden bile hainliklerini devam ettirenler var tabi ki,1915-1918 arası Ermeni tehcirinden geriye kalan gizlenmiş kripto Ermenilerden tutun da, Süryani ve Yahudilerden oluşan işbirlikçi vatan hainleri de bu yeni jenerasyon Haçlı ordusuna hizmet ediyorlar..

Kısacası söyleyeyim, CIA-MOSSAD-PENTAGON üçlüsünün oyunlarıyla ve ona eşlik eden diğer İngiliz, Fransız, Alman ve diğerlerinin ortaklaşa sürdürdüğü bu oluşuma başta Suudi Arabistan ve onunla birlik olan diğer Müslüman ülkeler oradaki oynanan bu küresel işgallere çanak tutup destek vermiyorlar mı.

Ortadoğu, 1.ve 2.Dünya savaşı döneminde SYKES-PICOT anlaşmasıyla şekillendirildi ve 1947 yılında İsrail devletinin kurulması sağlandı, İsrail günümüzdeki yayılmacı olarak işgal ettiği topraklar o günün topraklarının hemen hemen beş misli büyüklüğündedir ve halen de bu yayılmacılığını sürdürüp topraklarını her geçen gün daha da genişletiyor.

Bunu yaparken de Bütün dünya üzerindeki egemenliğini, gerek parasal gücü, ticari ağları ve yürüttüğü para politikaları ile ve buna endeksli siyasal politikalarıyla yapıyor ve o yüzden de ne kadar katliam yaparsa yapsın dünyadan tıs çıkmıyor.

Ortadoğu da Emperyalist işbirliğiyle ve İsrail güdümlü yürütülen BOP planı, aslında büyük Ortadoğu projesi değil, büyük İsrail projesidir. Creative Anarchy (yaratıcı anarşi) BOP’un temel kavramı olarak kodlanmıştır ve bir ülkedeki farklı güçleri sürekli çatıştırarak arzuladıkları amacı gerçekleştiriyorlar.

Tevrat’ta, Vadedilmiş topraklardan bahsedilir, bu topraklar ise Fırat ve Dicle nehrinin arasındaki uzanan ve Ortadoğu’yu kapsayan bir coğrafyadadır ve dikkat ederseniz her türlü savaş ve işgal bu bölgelerde olmaktadır. Arz-ı Mev-ut’ta (Tevrat) yazanlar ise şöyle, “Mısır’dan Hatti’ye (Hattuşaş) bir yol olacak ve o yolda kardeş kardeşi, komşu komşuyu öldürecek, kan nehirleri oluşacak ama o topraklarda İsrailoğulları hüküm sürecektir” denmektedir hatırlarsanız tarihteki Hatti, yani Hattuşaş ise bizim topraklarımız içindedir (Tarihe göz atarsanız göreceksiniz) ve bunun içindir ki bizim ülkemiz ana hedeflerindedir.   

BOP projesi aslında Büyük İsrail projesidir ve Emperyalizm-Siyonizm projesidir, Nil nehri --Fırat nehri ekseni ve bu eksendeki en önemli konumdaki ülke ise Türkiye’dir ve dünyanın merkezidir, zira Asya kıtası, Afrika ve Avrupa kıtasının tam ortasındadır ve dikkat ederseniz dünyadaki yapılan bütün savaşlar içinde sadece bütün Hıristiyan ülkelerin topluca saldırdığı, bize karşı hepsinin birleşerek müştereken saldırdıkları dünyadaki tek ülke Türkiye’dir ve bunlara karşı da dünya üzerinde sadece Kurtuluş Savaşı mücadelesi veren tek bir millet de Türk Milletidir…

Saldırıları günümüzde de ayni benzeşmiyor mu sizce, Yeni Zelanda canisinin Ayasofya ve İstanbul ve  Türklerle ilgili sözlerini hatırlayın. Haçlı zihniyetinin, karanlık amaçları günümüzde de  ayni değil mi,ayni karanlık amaçlarca yönlendirilerek yaptırılmış gibi verdiği mesajları, açıklamaları çok düşündürücü değil mi?

Atalarımız “domuz derisinden post, gavûrdan dost olmaz” diye boşuna dememişler.

Ülkemizi bunların şerrinden Allah korusun.


Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Pencere Haberin Yeni Tasarımını Beğendiniz mi?
Hayır
Evet
 Pencere Haber | Gündeme Açılan Pencere
© Copyright 2014 Pencere Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site Toprak Yapım Web Hizmetler alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA